11 Eylül Kabusunun Sahneye Yansıması…

Duru Tiyatro, Dennis Kelly’nin yeni dönem dünya üzerine yazdığı önemli oyunu ‘Sondan Sonra’yı sahneye aktarıyor. Üç yıllık süre içinde çeşitli oyunlarla seyircisi karşısına geçen grup, yeni oyunlarıyla çarpıcı bir işe imza atmış. Dünyanın küresel terör korkusu içine sıkışıp kalması tüm sanat dallarını etkilediği gibi, tiyatroyu da derinden sarsıyor. ‘Sondan Sonra’ tüm bu korkuları içine alan bir gösteri…

 Emre Kınay ve Ahu Türkpençe’nin rol aldığı oyunda; sığınıktaki iki insanın hayatlarına ortak oluyoruz. Mark (Emre Kınay) ile Louise (Ahu Türkpençe) korkunç bir felaketten sonra yeraltında gizli bir yerde hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Dış dünyada sistemler yok olmuş, binalar yerle bir edilmiş, nükleer saldırıdan kaynaklı hava radyoaktif toz bulutuyla kaplanmıştır. Üçüncü dünyayı tamamen suçlu ilan eden Mark, küresel yok oluştan ‘sakallı’ insanları suçlu bulmaktadır. Zenginin daha zengin olması gerektiğini savunacak kadar gözü kararan karakterin tek zaafı vardır: Aşk! Louise’i bin bir güçlükle sığınağa getiren ve ona karşı içindeki aşkla hayatta kalma mücadelesi veren Mark; hümanist duyguları, paylaşımı küçük sığınağında öğrenecektir.

 In your face tiyatronun sağlam örneklerinden olan ‘Sondan Sonra’ küresel çıkmaz içine düşen Amerika’nın nasıl korku toplumuna dönüştüğünün açık kanıtıdır. 11 Eylül saldırılarının yarattığı derin iz, Mark’ın öteki dünyayı suçlayan cümlelerinde hissedilmekte; Louise ile giriştiği yaşam kavgası Mark’a yokluğun ne olduğunu anlatmaktadır. Zengin bir yaşantıdan küçük sığınakta ölmemek için mücadele veren iki karakter zaman ilerledikçe ‘öteki’ olmanın ne olduğunu çözümleyecektir.

 Oyunu yöneten Emre Kınay, oynadığı rolün etkisini sahneye yansıtmış. Mark’ın sevdiği kadını elinde tutmak için içine düştüğü şiddet olgusu ‘küresel güç’ simgesinin sahneye yansımış hali. Louise’yi elde etmek için giriştiği mücadelede Mark, hedefi için her türlü kurnazlığa da başvurur. Güç kullanarak istenmeyen bir durumu istenir hale getirme… 2001’den sonra Amerika’yı ifade eden önemli bir yargı olarak karşımıza çıkıyor. Başarılı bir yönetim var sahnede. Özellikle simgelerin kullanılışı oyunu daha bir anlamlı hale getirmiş.
 
Louise rolünde karşımıza çıkan Ahu Türkpençe’nin ürkek, çekingen tavırları rolüne adapte olduğunun kanıtı. Mark (Emre Kınay) ile girdiği diyaloglarda karakterinin tüm psikolojisini ortaya çıkarmış. Dış dünyayı merak ederek, bulunduğu ortamdan kaçma isteği ise yine ezilmiş insanların başkaldırı imgesini resmediyor. Mark’ta Emre Kınay’ın acımasız davranışlarını seyreden seyirciler, yüzüne karşı gelen şiddet olaylarından fazlaca rahatsız oluyor. 2010 yılı Amerika ve Avrupa insanının yapısını oluşturan Mark, Emre Kınay’ın keskin oyunculuğu sayesinde sahneye harika yansımış.

 Duru Tiyatro, güçlü kadrosu ve çağdaş metinlerle donatılmış repertuarı sayesinde sahnelerdeki farklı çizgisini koruyor. 2005 yılında Londra Bush Theatre’da ilk kez oynanan ‘Sondan Sonra’, beş yıl gibi kısa bir süre içinde Türkiye’de de gösterilerek, yeni dönem dünyanın ruh halini bizlerle paylaşıyor.

tiyatronline.com



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: