İstanbul’da Aydın Arıt Sahnesi

İstanbul’da Akademisyen ve Tiyatro Yönetmeni Erbil Göktaş tarafından kurulan “Yeni Tiyatro-Aydın Arıt Sahnesi” adlı tiyatro topluluğu 2003 yılında yitirdiğimiz, Türkiye’nin üzeri örtülen yazarlarından Aydın Arıt’ın ilk defa 1965 yılında Ankara Oda Tiyatrosu’nda sahnelen Bal Sineği adlı oyununu sahnelemeye devam ediyor.

Roman ve oyun yazarı, çevirmen Aydın Arıt, yazdığı oyunlarla insanın yalnızlığından oluşan boşluğu, psikolojik kırılmalarını, ikili ilişkilerdeki temel yönelimlerini, cinsellik ve duygusallık olgusunun insanı belirleyen özelliklerini kendine has bir iç gerilim ve kurgu ile yazıya aktarır. Arıt, yazısal ve sanatsal üretimini gerçekleştirdiği ‘60’lı ve 70’li yılların politik ve toplumsal olaylarından etkilenerek oyun kişileri ve roman kahramanlarını bu dönemin gerçekliği ile buluşturur. Kişileri, bu dönemin kültürel ve sosyal ortamın nesnel birer figürü olarak biçimlenirler ve gerçeğe yakın bir inandırıcılıkla kendilerini var ederler.

“Bal Sineği” oyunu da bu dönemlerde yazılmış ancak bu defa öykü, farklı bir kurgu ve dil ustalığı ile kişilerin bireysel ve toplumsal yönelimleri, var oluş biçimleri ve yaşama gerekçeleri, çatışma ve çelişkileri, psikolojik yönden incelenmiş ve ‘insanın ne olduğu’ sorunsalına felsefi yönden yanıt aranmıştır. Aydın Arıt bu yazısal arayışı ve sanatsal yönelimlerini belirleyen izleklerle tıpkı bir J. Paul Sartre ya da yerli versiyonu ile Melih Cevdet Anday peşinden yürümeyi tercih etmiş kendi bağlamında derinlikli ve tedirgin bir yazardır.

Yeni evli bir çift balayını yaşamak için bir otel odasında yer ayırtır ve odaya yerleşirler ancak kiraladıkları odanın musluğu bozuktur ve onlar gelmeden az önce musluk tamircisi odaya girmiştir. Bu durumdan haberdar edilmeyen evli çift büyük bir sürprizle karşılaşır. Absürd ve komiğin iç içe kurgulandığı bu modern metinde olaylar, felsefi bir yaklaşımla görünen gerçeğin dışında farklı bir algı mekanizması ile sorgulanır.

Yazarlığını, yukarda andığım bir ‘çevrende’ gezdiren Arıt’ın Bal Sineği adlı oyununu sahneleyen Yeni Tiyatro Topluluğu ilk oyun, ilk gösterim ve ilk seyirci ile buluşma sınavında ikmale kalmayı göze alarak işe başlamış anlaşılan. Haksızlık etmemek için öncelikle şunu belirtelim; sahnede samimi bir oyunculuk ve reji denemesi var ancak bu niyet ve samimiyet Aydın Arıt’ın en derinlikli metinleri arasında yer alan “Bal Sineği”ni hakkınca kotarmaya yetmemiş.

Öncelikle oyunda çok belirgin olarak bir dramaturgi sorunu var ve bu soruna yanıt aranmadığı için oyuncular metni nasıl yorumlayacaklarının çaresizliğini yaşıyor. Reji neyi, nasıl, anlatacağının kararsızlığı üzerine kurgulanmış adeta. Oyuncular yansıladıkları kişilerin derinliğinin ayrımında yeterince olmadıkları izlenimi veriyorlar. Bu da öykünün anlatımını düzleştirdiği gibi, aynı zamanda metnin temel sorunsalını da teğet geçiyor.

Erbil Göktaş’ın yönettiği oyunda üç temel karakteri yansılayan Merve Uçar, A.Emrah Özdilek ve İhsan Ata oyunculuk tavırları ve içsel devinimleri ile yer yer metnin özüne yönelik anlatımın birer unsuru olmayı başarsalar da bu girişim bir türlü sürekliliğe dönüşmüyor. Akın Tezer Tunalı’nın dekor tasarımı anlatım olarak dağınık ve bir durumu ya da bir buluşmanın özel anlarını yansılamaktan uzak.

Son söz yerine; bütün bu reji karmaşası ve oyunculuk problemini ‘yeni’yi yaratmaya niyetlenmiş bir topluluğun diğer çalışmalarında aşabileceği umudumuzu koruyarak, ortama hoş geldin diyor ve bu meşakkatli yolda kendilerine başarılar diliyoruz.

 evrensel.net



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: