İstanbul Tiyatro Festivali’nde John Malkovich Rüzgârı

John Malkovich’in başrolünü oynadığı ve 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nin en çok ses getiren gösterimlerinden olan Şeytani Komedya: Bir Seri Katilin İtirafları (The Infernal Comedy: Confessions of a Serial Killer)14 Mayıs Cuma akşamı Lüfti Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda sergilendi. Geçtiğimiz Nisan ayında Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında bir konuşma yapan ve kendisine Sinema Onur Ödülü verilen John Malkovich, tiyatro festivalindeki oyunu ile bir kez daha İstanbul seyircisi ile buluştu. Festival seyircisinin Şeytani Komedya’ya ilgisi oldukça yoğundu; Lüfti Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı neredeyse tamamen doluydu ve dakikalar öncesinden seyirciler salonda yerlerini  almaya başlamışlardı.

Konsepti Birgit Hutter, Martin Haselböck ve Michael Sturminger tarafından geliştirilen,  Michael Sturminger’in yazdığı ve yazarı ile John Malkovich’in birlikte yönettiği oyun Avusturyalı ekip Podiumartists’in bir ürünü. Şeytani Komedya, işlediği kadın cinayetleri ile hüküm giymiş, hapse girmiş, ruh sağlığının düzeldiği gözlemlenerek serbest bırakılmış; ardından şair, yazar ve gazeteci olarak ünlenmiş, sonrasında kadın cinayetleri sebebiyle yeniden hüküm giymiş ve sonunda intihar etmiş Jack Unterweger’in gerçek hayat hikayesi üzerine kurulu.

Oyunun başında, John Malkovich’in canlandırdığı Jack Unterweger karakteri öldükten sonra yazdığı son romanı “Şeytani Komedya”yı seyirciye okumak üzere sahnede olduğunu söylüyor. Oyun boyunca hayat hikayesinin içinde Jack Unterweger’in kadınlarla ilişkilerini, cinayet öykülerini seyrediyoruz; dürüstlük ve yalan üzerine yorumlarına şahit oluyoruz. Oyunun program dergisinde, John Malkovich oyun ve oynadığı karakter ile ilgili olarak şunları söylüyor: “Toplumun bu görünürde rehabilitasyon ve topluma kazandırma vakasındaki başarısızlığının yanısıra, oyunda çağdaş cinayet ve klasik müziğin birleşimi, ve Jack Unterweger adındaki bu gizemli insan beni gerçekten etkiledi. Burada en sonunda kötü, ama çok kötü bir adamı oynama imkanı buldum, bu da çok hoşuma gidiyor.”

Yazarı  oyunu Barok Orkestra, iki soprano ve bir aktör için yazılmış bir oyun olarak tarif ediyor ve Doris Schmidl yönetimindeki Viyana Akademi Orkestrası’nın icra ettiği “La Scene di Berenice” gibi solo parçalar ve Vivaldi, Handel, Gluck, Haydn ve Mozart’tan parçaları içeren müziklerin hikayenin duygusal arkaplanını açığa çıkardığını belirtiyor. Oyunda iki soprano da, Aleksandra Zamojska ve Louise Fribo, aryaları ile Jack Unterweger’in hayatına giren kadınları canlandırıyor ve sahnede John Malkovich’e eşlik ediyorlar.

Oyun sonunda seyircilerin oyun ekibini dakikalarca ayakta alkışlaması, oyunun İstanbul seyircisinin büyük beğenisini kazandığını açıkça gösteriyor.

Pınar Gümüş/MİMESİS