“Oyuncu”nun Sesi Kimindir?

Zihnimizde yer etmiş replikler vardır.

Benim ilk aklıma gelen “Ölüyorum Horatio…Zehirin kuvveti can bırakmadı bende”dir.

Rumeli Hisarı’ndaki yaz gösterileri sırasında seyrettiğim Hamlet’tendir bu sözler. Benim için bu repliği önemli kılan, Kerim Afşar’ın sesinden duymuş olmamdır. Bu replikle, diapozondan ses almış gibi Hamlet’in tiratları bir bir geçer zihnimden, Kerim Afşar’ın sesiyle.

……..

Aklınızdan geçirin. Sizin de mutlaka unutamadığınız tiyatral sesler vardır.

Bir oyunda ya da bir filmde duymuşsunuzdur.

Kimi zaman bir kral, soytarı, tiran, şarlatan, sultan, kahraman, paşa, korkak, cesur, haindir.

Kimi zaman yüreği yanık bir anne, aldatan bir koca, yetim bir çocuktur.

Bazen sevilir, acınır; bazen nefret edilir; bazen gülünür, ağlanır o seslerle.

……….

Tiyatrocu bilir “ses”in önemini.

Kelime kelime çalışır rolünü oyuncu. Nerde fısıldamalı, nerde bağırmalı; hangi kelimeyi, hangi heceyi vurgulamalı…

Ne için?

Bir olayı, ödünç aldığı bir karakteri en iyisiyle “can”landırabilmek için.

Kimi zaman, o karakter olur, kimi zaman karaktere uzaktan “bakar”, sesiyle…

Seyredene yol gösterir; kim olsun, kime dışarıdan baksın diye.

Seyreden için Hamlet’tir o… Herkesin Hamlet’i farklı olsa bile.

Doğa canlanır, rüzgar saçlarınızı okşar, müzik yüreğinize “dokunur” onun sesiyle.

“Ses”, “can verir”, inandırır, avutur, teselli eder, coşturur…

Oyuncu, sadece sahnede sesi ile “kandırır”.

………

Ama bir gün sokakta duysanız o “ses”i; gündelik elbiseler içinde, “üç beş kuruş” için, hem de hiç gereği yokken, sizin Hamlet’iniz, “Hitler” olmuşsa derisinin içine kadar…

Sormaz mısınız ne oldu benim Hamlet’ime diye!

Art arda yıkılmaz mı “tirat”lar iskambil kâğıtları gibi.

İsyan etmez misiniz ne oldu benim “ses”ime, o ses benimdir diye!

Demez misiniz : “Ölüyorum …”

“Tende can bırakmayan zehri” içmiş oyuncuyu görmek “zehir” gibi oturmaz mı boğazınıza!

Parçalamaz mısınız zihninizde yer eden sesi, başınızı vura vura taşlara..

………

Ne mutlu ki benim Hamlet’im her zaman “sapsağlam” kaldı ve halâ “sağ salim” duruyor yerinde.

melihanik.blogspot.com



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: