NÂZIM ile BRECHT

20. yüzyılın büyük acılarına tanıklık eden iki büyük şair  Frankfurt , Mannheim, Oberhausen ve  Viyana’dan sonra İstanbul’da buluşuyor.

Pi Produksiyon yapımı “Nâzım ile Brecht” gösterisi PeraFest 2010 etkinliklerinde Türkiye’deki sanatseverlerle  buluşuyor.

 Bu gösteri “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti” programları çerçevesinde “Golden Routes – Evliya Çelebi’nin izinde“ etkinliği kapsamında  Ekim ayında, Frankfurt, Mannheim, Oberhausen ve Viyana’da sahnelendi.

20. yüzyıl sanatını derinden etkilemiş iki büyük şair:

Bertolt Brecht ve Nâzım Hikmet

… aynı çağda, aynı yıllarda, iki ayrı ülkede benzer kaderleri paylaşan iki aşk şairi…

… her ikisi de günümüzde her zamankinden daha güncel,

… ikisi de sanatı bir daha geriye döndürülemeyecek ölçüde başkalaştırıp, inançları ve inatlarıyla insanlığa ilham kaynağı oldular.

NÂZIM ile BRECHT

Seslendiren ve Anlatan

SEMA 

Şiirler

Nâzım Hikmet / Bertolt Brecht

Müzik

Hanns Eisler / Kurt Weil 

Dieter Moritz / Tahsin İncirci

Zülfü Livaneli / Cem Karaca / Tarık Öcal

Sahneleme

Ann-Christin Rommen

Sahne grafikleri

Erkal Yavi

Çeviriler

Ahmet Doğan

Piyano: Evrim Demirel

 Violonsel: Çağlayan Çetin

Nâzım Hikmet ve Bertolt Brecht, 20. yüzyılın büyük acılarına tanıklık ettiler. Ülkelerinden sürüldüler, kitapları yasaklandı.  Değişme ve değiştirme tutkusu ile üretmiş ve yaşamış bu iki büyük şair direnci, özgür tercihleri ve yaşama bakışları günümüz sanatı açısından çok çeşitli olanaklar içeriyor.

Brecht’in yapıtları sadece Almanya’ nın yerel sorunsallarına özgü eleştiriler değil insanlığın evrensel sorunlarını kapsayan mesajlardır. Nâzım da bir şiirinde “Kardeşlerim bakmayın sarı saçlı olduğuma, Ben Asyalıyım, Bakmayın mavi gözlü olduğuma, Ben Afrikalıyım” derken acılarını, özlemini tüm insanlıkla paylaşmak istemektedir.

Her iki şair de yaşadıkları karanlık dönemlerde ülkelerinde özgürce barınamamışlar, zorunlu seçtikleri bir gurbette memleketlerine seslenmişler.

Brecht “Bir çivi çakma duvara, iskemleye savur ceketini, seni sılaya çağıran haber, anadilinde” derken, Nâzım sürgünde kaldığı Varna kıyılarından Türkiye’ye doğru yol alan bir vapurun arkasından  “Bir vapur geçer Varna önünden, Uy Karadeniz’in gümüş telleri, Boğaza doğru, Nazım usulcacık okşar vapuru, Yanar elleri…” dizelerini yazar.

Sema, Brecht’in ve Nâzım’ın şarkılaştırılmış şiirlerinin kendisine has özgün bir yorumunun yanı sıra her iki yazarın da günümüzün güncel sorunlarına hala bu kadar yakın olmalarını bir kez daha  vurgulamak istemektedir.

Sema, Brecht’in ve Nâzım’ın şarkılarını sadece müzikal olarak yorumlamanın ötesinde görsel olarak da seyirciye aktarır.

Gösteri süresince Sema sahneyi Erkal Yavi tarafından tasarlanan figürlerle donatarak ve ışıklandırarak sürekli değişen bir mekan yaratır.

9 Kasım Salı, Saat 20.30

Ses Tiyatrosu, İstiklal Caddesi 62 – Beyoğlu/İstanbul