Sokakların Dansçıları Beyaz Perdede

Uçan Melekler’in başrol oyuncusu ünlü dansçı Aydan Uysal ile Okan Aydoğan sokağın dansını Star Ajanda okuyucularına anlattı…

Bu hafta vizyona giren Uçan Melekler, Türk sineması için de bir ilk. Break dance, hip hop gibi danslarıyla bütün Türkiye’de tanınan Aydan Uysal ve Okan Aydoğan filmin başrollerinde. Benimle Dans Eder Misin yarışmasıyla geniş halk kitleleri tarafından tanınan ve kendilerine ‘sokak dansçısı’ diyen başarılı ikili, Star Ajanda’ya yeni filmleri Uçan Melekler’i yorumladı. Dansın sadece bir eğlence değil bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen Aydan Uysal “Sadece resim yapmak veya şarkı söylemek sanat değildir, dansta icrası zor bir sanattır” dedi.

– Projeye nasıl dahil oldunuz?

Aydan Uysal: Film çekiminden bir ya da iki ay önce beni aradılar. Ama ben o sırada İzmir’deydim hemen gelemedim. Yönetmenimiz ve senaristimiz Fırat Bey ile görüştük. Zaten yazarken de beni düşünmüş sağ olsun. Onun sayesinde dahil oldum diyebilirim.

Okan Aydoğan: Süleyman Börek diye bir arkadaşım var yönetmenimiz onunla görüşmüş. Onun vesilesiyle Fırat beyle bir araya geldik.

– Film bir dans filmi. Türk sinemasında daha önce böyle bir filme rastlamadık.

Aydan Uysal: Dans zaten benim için çok önemli. Bu film benim hayalimdi. İlk oynadığım Plajdakiler filminde başrolde değildim. Benim için güzel bir deneyimdi ama bu film başka. Filmi çekerken çok keyifli anlar yaşadım.

– Filmdeki dans koreografileri siz kendiniz mi hazırladınız?

Aydan Uysal:  Yardımcı bir koreografla anlaşılmıştı bazı yerlerde o belirledi bazı yerlerde biz. Bence gerek yoktu çünkü zaten hepimiz dansçıydık ve koreograflık da yapıyorduk.

– Siz bir grupsunuz değil mi yani bu filmle olan bir beraberlik değil?

Aydan Uysal:  Daha önceden bir birimizi tanıyorduk. Dans camiasında herkes birbirini tanır zaten çok büyük bir camia değil. O yüzden de belirli gösteriler olduğunda beraber oluyoruz. Yoksa normalde bir grupta değiliz. Sadece ortak gösterilerde beraber oluyoruz.

– Okan bey sizin ilk film tecrübeniz? Kamera karşısında oynamak ile yaptığınız gösteriler arasında ne fark var sizce?

Okan Aydoğan:  Rol yapmak zor değil hatta keyifli. Yani biraz eğlendikten sonra her insan oynayabilir bence. Bizim yeteneğimiz danstı. Dans o yüzden daha çok ele alındı. Tabi oyunculuk da öğrendik. Ali Yayla hocamızdan ders aldık. Rol yaparken çok zorlanmadık.

– Peki, bundan sonra sinema için ne düşünüyorsunuz?

Okan Aydoğan:  Bundan sonraki projelerde de yer almak isterim. Sinemayı çok sevdim.

Aydan Uysal: Oyunculuk eğitimi alıp bu konuda kendimi geliştirmek istiyorum. Sinema zor bir iş ama çok keyifli.

– Filmin farklılığı biraz da sizin tercihlerinizin ve yaşamlarınızın farklılığından ortaya çıkıyor. Dansa nasıl karar verdiniz?

Aydan Uysal:  Break dance, hip hop kültürüne dayalı bir film zaten. Biz de sokakta başladık dansa. Yabancı kliplerde gördüğüm dans figürlerini tekrar etmeye çalışıyordum kendimce. Sonra yarışmalara katıldım. Kazanmaya başladıktan sonra da iş dünyasına atılmaya başladık. Okan’la bir dans yarışmasına girdik, orada da bir çevremiz oldu iş açısından. Ve yaklaşık 7-8 senedir profesyonel anlamda dans ediyorum.

Okan Aydoğan: Ben de dansa sokakta başladım. 2000 yılında bir grup kurduk Karşıyaka’da, hatta Türkiye birinciliğimiz var. Ondan sonra tekrardan dansa devam ettim. Sonra Young Enerjik Ruh adında bir grup daha kurduk. Aydan da bu gruptaydı hatta. O grupla 2003 yılında Türkiye birincisi olduk. O grupla çalışmaya devam ettik, sonra Benimle Dans Eder Misin? yarışmasına katıldık. Orada da derece yaptık. Yarışma sayesinde herkes bizi tanıdı. Sokakta yürüyemez duruma geldik bir ara. Sonra zaman geçtikçe dizilerde küçük roller aldık, büyük şovlar yaptık. Yurt dışında da güzel dereceler aldık.

– Tecrübelerinizi aktaracağınız bu tür filmler üretmeye hazır mısınız?

Aydan Uysal: Hazırız. İnşallah bu tür filmlerin devamı gelir.

– Filmle ilgili söylemek istediğiniz şeyler var mı?

Okan Aydoğan: Bu bir sanat dans. İçinde hiphop kültürü tarzı var. Graffiti, break dance, popkinlokin, rap müzik bu kültürlerin hepsine hip hop deniyor. Hepsi bir sanat bence. Çok keyifli bir film oldu. En önemlisi Türkiye’de bir ilk olması. Bence gençlerin ve dansa gönül verenlerin izlemesi gerekiyor. Ben çıkan hiçbir dans filmini kaçırmam. Figürleri dikkatlice izler, kendi dansımla kıyaslama yaparım. Voodoo West Crew diye bir dans grubu kurduk. İzmir’den Alvin, Hasan, Ertan, Veli ve birkaç arkadaşım daha var. Türkiye’den ilk defa yurt dışına çıkan ve çok iyi dereceler alan bir grubuz ama bunu bizim ülkemizde hiç kimse bilmiyor. O kadar çok sponsor aradık ki, bize “Halkoyunu olursa size destek veririz” dediler sadece. Ama biz gidip Fransa’da 2. olduk, Avrupa kupasında yine 2. olduk, İngiltere’de 3. olduk. Kolay şeyler değil. Şovlar olduğunda mutlaka bizi de davet ediyorlar. Çünkü Türkiye’den değişik bir grup çıkmış. Orada iyi bakılıyor ama buraya bir geliyoruz ‘ne yaptınız ki’ oluyor. İstanbul çok medyatik bir yer. Dünyanın her yerinden dansçıları ağırladı, ağırlamaya devam ediyor. O kocaman kocaman reklam şirketleri ve markaların sanata saygıları yok bence.

Ailelerinden kopup gelmiş burada ayakta durmaya çalışan o kadar çok dansçı var ki ve o kadar komik bütçelere dans ediyorlar ki… Çünkü bu ülkede sanata saygı duymuyorlar. Adam bana gelmiş “200-300 TL’ye dans et” diyor. Ben 13 yıldır dans ediyorum fiziğimi kullanıyorum. Bir dans hareketi çıkarmak 2 yılımızı alıyor. Ben bu kadar uğraşırken insanların yaptığım işi küçümsemesine dayanamıyorum.

Aydan Uysal: İzleyiciler gelsin bize destek olsunlar. Bizim birer sanatçı olduğumuzu unutmasınlar. Sadece resim yapan veya şarkı söyleyen sanatçı değildir, dans da bir sanattır. Bu filmi izlerken eğlenecekler ama aynı zamanda zor bir sanatın icraatını da görecekler.

– Peki, bu filmi bütün o emeklerin bir karşılığı olarak görebilir miyiz?

Okan Aydoğan: Bu filmin apayrı bir konusu var. İçinde dram, dans ve eğlence barındırıyor.

Aydan Uysal: Herkes gelsin ve dansın hayata nasıl yansıdığını izlesin.

Break dance yeniden parladı

– Break dance 80’li yıllarda çok daha popülerdi. Bu film sizce de biraz geç kalmadı mı?

Aydan Uysal: Evet kesinlikle çok geç kaldı. Benim başladığım zamanlarda herkes bize bir tuhaf bakıyordu. Break dance şimdi yeniden popüler oldu. Dans yarışmaları bu konuda çok faydalı oldu bence.

– Filminiz bitti ve vizyona girecek. Sokaktan nasıl tepki almasını bekliyorsunuz? Sizce ilgi görecek mi?

Aydan Uysal:  Bence ilgi görmeli çünkü Türkiye’nin ilk dans filmi. Bir dans eğitmeni olarak Türkiye’de ki insanların dansa meraklı olduğunu düşünüyorum. Kavgalı dövüşlü mafya filmleri çok tutar ama bu bir sanat filmi, insanların buna çok büyük destek olmaları gerekiyor bence. Çünkü çok fazla emek var.

– Her dans aslında içinde bir drama taşır. Break dance drama taşıdığı kadar belki sokağın da şiddetini içinde barındırıyor. Gençler için yeniden bir tatmin, yeniden bir kendini ifade etme biçimi olarak algılanabilir mi?

Aydan Uysal: Evet, sonuçta kendini ifade ediyorsun. Ruhsal açıdan sağlık açısından daha iyi hissediyorsun. Break dance yapmak için salonlara ya da hocalara gerek yok. Sokakta yapıldığı için de büyük bir maddi güce gerek yok çünkü sokaklar bedava.

Okan Aydoğan:  Ne yazık ki bazı insanlar bize ‘serseri’ gözüyle bakıyor. Break dance yapanlar aslında çok iyi insanlardır. Çünkü onların işi gücü danslarıdır kimseye bulaşmazlar.

Stargazete