Mersinli Sanatçıların “Ucube ve 45 Santim” Tepkisi

Mersin’de 18 Ocak 2011’de aralarında tiyatrocu, yazar, şair, ressam, heykeltıraş, yönetmen, karikatürist, oyuncu, fotoğrafçı ve müzisyenlerden oluşan 50 kişilik grup, Nevit Kodallı Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’nde yaşanan ‘45 Santim’ uygulaması ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın heykeltıraş Mehmet Aksoy’un Kars’a yaptığı ‘İnsanlık Anıtını’ ucubeye benzetmesine tepki gösterdi. Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde bir araya gelen sanatçılar adına yazar Adil Okay basın metnini okudu:

Açıklamamıza başlamadan önce, AKP’nin ileri demokrasisi ve sanatçıya verdiği ‘değer’ hakkında birkaç örnek vermek ve bellek tazelemesi yapmak istiyoruz: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Beyoğlu Kumpanya sanat topluluğundaki 16 kişiye, ‘Ülkemizden’ adlı oyunda söyledikleri şarkıda geçen ‘İşportacı Tayyip’ sözü nedeniyle dava açtı. Yılmaz Okumuş’un kaleme aldığı Laz Kapital’den sahneye uyarlanan Laz Marks oyununun oyuncusu Haldun Açıksözlü oyunun Rize’deki gösterimi nedeniyle ‘başbakana hakaret’ suçlamasıyla davalık oldu. Bu saydıklarımız AKP hükümeti döneminin ucube – haksız icraatlarından bir kaçı. AKP hükümetinin sanata ve sanatçıya ne kadar değer verdiğinin fotoğrafları. Bir de işin uluslar arası boyutları var. Örneğin Sinemacı Emir Kusturika ile yazar Naipol’un, AKP yandaşlarının isteği üzerine ülkemizden kovulmaları da bir yasaklama zihniyetinin uzantısıdır. Biz, örneğin, Said-i Nursi’nin hayatının konu edinildiği “Hür adam” adlı film için, beğenmedik diyebilir ve eleştirebiliriz ama yasaklayın, bu filmi yakın demeyiz. Zira kitap ve film yakmak, heykel yıkmak, yasaklamak, yazar ve gazetecileri hapse atmak hatta katletmek Hitler’den, Kenan Evren’e ve Talibana kadar tiranların başvurduğu bir metot olmuştur. Tarih, padişahların, kralların, başkanların yaktırma, yıktırma, yasaklatma eylemleriyle doludur. Ancak aynı tarih karanlığın saltanatına başkaldıran sanatçıların onurlu duruşlarını da yazmıştır. Berthold Brecht, Thomas Mann, Kurt Tucholsky, Lorca, Pir Sultan Abdal, Yımaz Güney, Aziz Nesin, Ahmet Kaya, Metin Altıok gibi hem kendileri hem eserleri saldırıya uğrayan yazar, şair ve sanatçılar engizisyona, şeriata ve faşizme karşı dik, ödünsüz, kavgacı duruşlarıyla asıl tarihi yazmışlardır.

Bu tür uygulamaların AK Parti’nin ileri demokrasi ve sanatçıya verdiği değeri gösterdiğini ileri süren Okay, konuşmasına şöyle devam etti: Başbakan Erdoğan’ın en son ucube çıkışı, Mehmet Aksoy’un Kars’ta yaptığı heykele karşı oldu. “Sevmedim bu heykeli, yıkın da yıkın yoksa ben sizi yıkarım” babında tehditler savurdu. Arkasından da alkol yasağı konusunda IV. Muratlaştı.

Son günlerde başbakanın fütursuzluğu müritlerini de cesaretlendirdi ve Mersin Nevit Kodallı Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesinde haremlik selamlık uygulaması denendi.  Konu basına yansıyınca Bakan Çubukçu, haberin asparagas olduğunu belirtip okul yönetimine, dolayısıyla uygulamaya sahip çıktı. Arkasından AKP Mersin milletvekili Kürşat Tüzmen, bu konuda duyarlı davranan Mersin basınına yalan haber yapıyorsunuz diyerek saldırdı. Bildiğiniz gibi Mersinlilerin oyuyla seçilen Tüzmen, bu güne kadar Mersin’in hiçbir ciddi sorununa çözüm getirmemiş, örneğin kenti zehirleyen Kromsan hakkında veya en doğal ihtiyaç molaları bile yasaklanan Mersin Liman işçilerinin sorunları hakkında bir girişimde bulunmamıştır. Sahili yağmalayan, kenti kirleten ruhsatlı ruhsatsız ucube binalar hakkında da konuşmamıştır. Tüzmen’in Mersine geldiğinde yaptığı iş beylerin, mirlerin sofrasına oturmaktan ibarettir.

Okay konuşmasını şöyle sürdürdü: Sonuç olarak, biz, bir grup sanatçı, şair ve yazar olarak, heykel örneğinde olduğu gibi, sanata ve muhalif sanatçıya düşman olan başbakan Erdoğan’ı ve Nevit Kodallı Lisesinde haremlik selamlık uygulamasına girişen yönetimi savunan bakan Nimet Çubukçu’yu ve Mersin basınını tehdit eden Kürşat Tüzmen’i protesto ediyor ve karanlığın saltanatına karşı her daim muhalif ve müdahil olduğumuzu hatırlatıyoruz. Adil Okay basın açıklamasını Sözümüz meclisten dışarı diyerek, Neyzen Tevfik’in bir şiiri ile bitirdi . “Kime  sordumsa seni, doğru cevap vermediler; Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus! dediler… Künyeni almak için, partiye ettim telefon, ‘Bizdeki kayda göre, şimdi o meb’us!’ dediler…”

İMZA ATAN YAZAR ŞAİR VE SANATÇILAR:
-ALİYE ALTUNBİLEK (minyatür)

-ABDULLAH KARA (dengbej)

-ADİL OKAY (yazar)

-AHMET GEDİK– (Duvarsız sanat tiyatrosu yönetmeni)

-ALİ OSMAN ABALI (oyuncu)

-ALİ SESAL (oyuncu)

-ALİ ZİYA ÇAMUR (yazar)

-BARIŞ ARUN (müzisyen)

-BESİME YAĞ (müzisyen)

-BURCU ÖZDEMİR (oyuncu)

-CİHAN BARIŞ BUDAK (şair)

-DİLBER HÊMA (şair)

-ERHAN SÖNMEZ (oyuncu−Tiyatro Agon yönetmeni)

-ETHEM DİNÇER (yazar)

-FATMA ÖLMEZ (oyuncu)

-GÜLAY ŞEN (oyuncu)

-HACER ÖNER (oyuncu)

-HAMDUSENA KILIÇ (tiyatrocu)

-HASAN CANEL (ressam-heykeltraş) 

-İLHAMİ ÖZER (şair)

-İSA TARHAN (dengbej)

-KADİR AKAR (oyuncu)

-KADİR BAZİKİ (fotoğrafçı)

-KADİR ÇAT (müzisyen)

-KAMURAN SUNBAT (yazar)

-KENAN ÖZ (yazar)

-MAHMUT KARABULUT (oyuncu)

-MEHMET AYKUT (müzisyen)

-MEHMET HAMEŞ (şair)

-MEHMET ÇAĞLAR (oyuncu)

-NAZMİ BAYRI (yazar)

-OSMAN BOZKURT (halk oyuncusu)

-OSMAN YILMAZ (şair)

-ÖNDER SEZGİN (müzisyen)

-PERVİN ÖNDER (oyuncu)

-RAMAZAN VELİECEOĞLU (Merhaba sanat tiyatrosu yönetmeni)

-SALİM TURGUT (yazar)

-SELÇUK ŞAHİN POLAT (yazar) 

-SERDAR TÜRKMEN (müzisyen)-SİBEL ÖZEL KARACA (müzisyen)

-TARIK DEMİR (yönetmen)

-TEVFİK OĞUZ (dengbej)

-TUNCAY AKBABA (karikatürist)

-TÜLİN ŞAHİN OKAY (oyuncu)

-YALÇIN İLDAS (müzisyen)

-YAQOP TİLERMENİ (yazar)

-YASEMİN ASLANTAŞ (heykeltraş−ressam)

-YEKİN ÖLMEZ (şair− müzisyen)

-YILMAZ DİNAR (müzisyen)