21 Dakikalık Konuşmayı Tüm Türkiye Dinlesin

Hürriyet Yazarlarından Ayşe Arman’ın Hande Ataizi ile yaptığı röportajdan sonra taciz konusuyla ilgili ikinci yazısını yayınlıyoruz.

Hande Ataizi röportajını yaptığım gün, Cihan Ünal’ı aradım, “Hande’nin röportajı yarın yayınlanacak, sizinki de aynı gün yayınlansın, aynı büyüklükte yer alsın, sorularım da bunlar” dedim.

O da, “Ben Kıbrıs’tayım, yarın İstanbul’a dönüyorum, yüz yüze yapalım, beni tanımanızı isterim” dedi.

“Ama o zaman bir gün geç çıkar, sizin için bir sakıncası var mı, ben taraflı yayın yapmış gibi durmak istemem” dedim.

O da, “Hayır hayır” dedi, “Bir gün, üç gün ne fark eder” dedi ekledi, “Söylediklerinin çoğu yalan, farklı bir psikoloji var Hande’nin, ki size izah etmek istiyorum” dedi.

Ayrıca gazetelerdeki bir sürü açıklamanın, onun ağzından çıkmış cümleler olmadığını, “Ben sağlıklı bir adamım” demediğini, “Hande’ye mi kaldım?” gibi lafları zinhar telaffuz etmediğini söyledi.

Ekledi: “Magazine alet olduğum için de çok üzgünüm!”

Son derece kibardı, sakindi, sesinde hiçbir tedirginlik yoktu.

Gayet kendinden emindi.

Ertesi gün aradığımda telefonuna bir hanımefendi çıktı, “Cihan Kıbrıs’ta kaldı, sizi önümüzdeki hafta arayacak merak etmeyin, röportaj vermek istiyor” dedi.

“Tamam” dedim.

Ben beklemedeyim.

Bunları şundan anlatıyorum, taraflı ve yanlı davrandığımı düşünmenizi istemem.

Ben aktarıcıyım, herkesin görüşlerini aktarıyorum.

Bir sonraki gelişme Gencay Gürün’ün çıkıp “Hande yalan söylüyor” demesiydi.

Ben onu aradığımda bana da “Ben ne yaşadıklarını bilemem, orada değildim, keşke bana anlatsaydı ben yardımcı olmaya, ikisinin arasını bulmaya çalışırdım” dedi.

Tabii Gencay Hanım yalan söylemekle itham edince, Hande Ataizi’ne de söz hakkı doğdu.

O söz hakkı, açıklama şeklinde aşağıda.

Ben de hâlâ Cihan Ünal’ın neler söyleyeceğini merak ediyorum, “Hadi gel konuşalım” demesini bekliyorum.

Sizi Hande Ataizi’nin açıklamalarıyla baş başa bırakıyorum.

OLAYIN AKŞAMINDA GENGAY GÜRÜN’LE 21 DAKİKA KONUŞMUŞUM, İŞTE TURKCELL DÖKÜMÜ

Asıl yalan söyleyen koskoca Gencay Gürün!

Cihan Ünal’ı kurtarmaya çalışıyor.

Niye böyle yaptığını da anlıyorum.

Çünkü Cihan Ünal, son üç yıldır onun tiyatrosunu ayakta tutan insan.

Bu konuda daha önceden beni uyarmışlardı…

Ama müsaadenizle el insaf!

Beni niye harcıyor?

“Bilmiyorum” desin, “Karışmak istemiyorum” desin, beni niye kurban veriyor?

Susmayacağım, bu bir savaş, onlar devam ediyorsa, ben de edeceğim.

Üstelik yalnızım bu savaşta ama yine de pes etmeyeceğim

Benim için artık bu bir onur, haysiyet meselesi.

15 Mayıs, Ankara turnesinin son günüydü.

O gün yaşananlardan sonra, havaalanında İstanbul’a dönerken Gencay Gürün’ü aradım.

“Beni aramadı, konuşmadık, hayal dünyasında yaşıyor” diyor ya, olacak şey değil, inanılır gibi değil!

Turkcell’den detaylı fatura bilgilerimin çıkarılmasını talep ettim. Teknoloji denen bir şey var, artık kanıtlayabiliyorsun.

İşte dökümler burada, 15 Mayıs Pazar akşamı, saat 21.39’da havaalanında uçağa binmeden tam 21 dakika 41 saniye kendi telefonumdan Gencay Gürün’le konuşmuşum.

Böyle bir taciz olayı yaşadıktan sonra Gencay Gürün’ü arayıp, havadan sudan konuşmuş olamam herhalde!

“Eğer beni aradıysa ben Gencay Gürün değilim!” demiş.

Bu dökümler ne peki?

Bana o telefonda, şoke olduğunu söyledi, “Çok üzüldüm ama sen güzel bir kadınsın yapması normal” dedi, ardından “Şekerim, nişanlım var deseydin keşke” dedi. Ben de, “Bana yapılan tüm bu çirkin hareketlerle nişanlımın olup olmamasının ne alakası var!” deyince, “Peki hay Allah! Ben bunları Cihan’a söylemeye utanırım. Sana nasıl yardımcı olmamı bekliyorsun?” dedi, ben de, “Size olup biteni bütün açıklığıyla anlattım, sadece bilmenizi istedim Gencay Hanım” dedim.

Ben Gencay Gürün’e bunları anlatırken yanımda oyun arkadaşlarım da vardı, ama onların oyunu sürüyor, bu konuda konuşmamalarını anlayışla karşılıyorum.

Oyunun popülaritesinden yararlanıp, televizyon teklifi de aldığım doğru değil, Pelin Akad’a sorabilirsiniz, oyun başlamadan o teklifi almıştım zaten.

Tam tersine, onlar benim popülaritemden yararlandı.

Oyundan, Cihan Ünal’la çekilmiş karelerim çarşaf çarşaf yayınlandı ve bundan hiç gocunmadım, beni kullanıyorlar demedim, tiyatro eğitimi almış biri olarak, o oyuna biraz daha fazla seyirci çekebildiğim, oyunun kapalı gişe oynamasını sağlayabildiğim için gurur duydum.

Ama artık çizgi aşıldı.

Buradan herkese duyuruyorum:

Savcılık vasıtasıyla o 21 dakikalık konuşmanın çıkarılmasını ve tüm Türkiye’nin de bunu dinlemesini istiyorum. (Hande Ataizi.)

Hürriyet