Bağımsız Tiyatro Yapabilmek Cesaret İster

Figen Yanık-İstanbul’da bağımsız tiyatro gruplarının başlattığı Alternatif Tiyatro Mekanları Ortak Girişimi, sezonu bir dizi sohbet etkinliğiyle kapattı.

Tiyatromuzun sorunlarına yer verilen sohbetlerde ilk sırayı sahnelerin yetersizliği aldı.

Beyoğlu Terminal, İkincikat, Kumbaracı50, Maya Sahnesi, Mekan.Artı ve Şermola Performans, İstanbul’da son yıllarda sayıları giderek artmakta olan bağımsız tiyatro topluluklarından sadece birkaçı… Beyoğlu’nda var olan kültürel sürece bir hareket kazandıran bu topluluklar, ortak sorunlarını dile getirmek ve çözüm üretebilmek için bir süredir Alternatif Tiyatro Mekanları Ortak Girişimi adı altında çalışmalar yapıyor. Geçtiğimiz hafta düzenlenen ve oyuncu, yönetmen, eleştirmen, oyun yazarı ve izleyicileri buluşturan sohbet etkinliklerinde de özellikle grupların ürettiklerini sahneleme alanlarının yetersizliği dile getirildi. 6 Haziran’da Mekan.Artı’da gerçekleştirilen ‘Bağımsız tiyatro mekanlarının yeri’ başlıklı sohbete oyuncu ve yönetmen Tilbe Saran, oyuncu Mark Levitas, yazar ve yönetmen Metin Balay, tiyatro eleştirmeni Robert Schild ve akademisyen-yazar Serhan Ada katıldı. Çetin Sarıkartal’ın yönettiği toplantıda Serhan Ada, Türkiye’de tiyatronun ölmediğini, aksine, bağımsız tiyatro mekanlarıyla şekil değiştirip yeniden doğduğunu dile getirdi: “Bağımsız tiyatrolar, kültür endüstrisinin içine yerleştirilmekten çok, kendi kültürünü oluşturma yolunda ilerliyor. Klasik tiyatro mekanı algısını yıkıp yeni mekan biçimleri yaratıyorlar. Bu aşamada da farklı modeller geliştirilmesi gerekiyor.” Ada, İstanbul’da fazlasıyla mekan olduğunu, fakat bu mekanların atıl kılınarak boş bırakıldığını, boş duran mekanların var edildiğini söyleyerek, bağımsız mekanların kendilerini var ederken, kentle temas etmesi gerekliliğinin üzerinde durdu: “Bağımsız mekanların, maddi ve manevi olarak bağımsız kalarak varlıklarını sürdürmeleri gerekiyor. Asıl bağımsızlıkları da repertuar ile olacak.” Metin Balay, “Tiyatro yapmak için iyi bir fikir dışında hiçbir şeye ihtiyaç yoktur. İstanbul’da çok fazla tiyatro mekanı var ama tiyatro adına kullanılmıyorlar, boş duruyorlar ve hatta kurumsal tiyatrolara bile tahsis edilmiyorlar. Devletten bağımsız olmanın bir yolu bulunabilir, ama asıl kapitalist pazardan nasıl bağımsız olunabileceğinin yollarının araştırılması gerekiyor,” dedi. Robert Schild de yeni tiyatro akımlarının oluşmasında, bağımsız tiyatro mekanlarının öncülüğüne, absürd tiyatro ve Fransa örneğini verdi. Schild, bir tiyatro mekanı söz konusu edildiğinde, o mekanın işletmecisinin, tiyatronun yazar, yönetmen ve oyuncusu kadar önemli olduğunu vurguladı. Mark Levitas da aslında alternatif tiyatro mekanlarının 1990’lardan beri bulunduğunu ama bu mekan ve tiyatroların görünürlüğünün Dot sayesinde arttığını söyledi: “Bu mekanlar adına en zor sınav, sürekliliği sağlamak. Anadolu’ya turne yapmayan tiyatrolar, kendi semtlerine sıkışarak küçülür ve yok olur. Sanatsal gerçeklik, mekan döndürme gerçeğiyle çatışır. Bağımsız mekanlar, özellikle yeni yetişen aktörlere yeni vizyonlar veriyor.” Tilbe Saran da bağımsız tiyatro mekanlarının sanatçılar için birer arınma yerlerine dönüştüğünü söyledi: ”Bu mekanlar, yeni yetişen sanatçı nesli için de umut vaat ediyor. Atıl mekanlar ise zaten iktidarın mekanları ve alternatif bir işe ev sahipliği yapmaları söz konusu olamaz.”

Sanatçılar eleştiri kabul etmiyor
7 Haziran’da Maya Sahnesi’nde düzenlenen ve Cüneyt Yalaz’ın yönettiği ‘Tiyatroda Eleştiri’ temalı sohbete ise tiyatro eleştirmenleri Metin Boran, Seçkin Selvi ve Yaşam Kaya katıldı. Seçkin Selvi, ”Talebi olmayan bir arz içindeyiz,” diyerek, tiyatroyla ilgili yayınların tiyatrocular tarafından bile takip edilmediğini, sanatçıların yalnızca kendi oyunlarıyla ilgili bir şeyler yazıldığında okuduklarını söyledi. Selvi, eleştirinin tiyatroyu yönlendirmesi açısından çok güçlü etkilere sahip olduğunu, ama ülkemizde hak ettiği değeri bulamadığını dile getirdi. Metin Boran’ın sanatçıların eleştiri kaldıracak olgunluğa sahip olmadıklarını söylemesi ise dikkat çekti. Yaşam Kaya da internetin, eleştiri yazmak ve seyirciye ulaştırmak açısından yeni ve sonsuz bir mecra olduğunu, eleştirinin uzunluğuyla ilgili bir kısıtlama olmadığı için çok detaylı eleştirilerin yer bulabildiği, ama bu eleştirilerin de okunabilirliğinin azaldığını dile getirdi. Etkinlik kapsamında 8 Haziran’da ‘Tiyatro Medya İlişkisi’, 9 Haziran’da ‘Tiyatroda Çağdaş Metinler’, 10 Haziran’da da ‘Tiyatro Ödülleri’ ele alındı. Aynı akşam ayrıca Kumbaracı50’de ‘Çirkin Ses Analiz Laboratuvarı’ başlıklı bir dinleti gerçekleştirildi.

Heidelberger festival anıları
Etkinlik kapsamında bugün saat 18.00’de Galata Perform’da Almanya’da düzenlenen Heidelberger Stückemarkt Festivali kapsamında oyun yazarlığı yarışmasında ‘Avrupa’nın En İyi Genç Yazarı’ ödülünü kazanan ‘Yeni Metin Yeni Tiyatro’ projesi yazarlarından Sami Özbudak ve Fehime Seven, festival deneyimlerini aktaracak. (www.galataperform.com)

Sabah