Gülşah’ın ‘Psikoz’u

Gülbahar Karakuş’un “Psikoz”‘un oyuncusu Nihan Büyükağaç’la yaptığı söyleşiyi yayınlıyoruz.

“Muhteşem Yüzyıl”da Mahidevran Sultan’ın sadık hizmetçisi Gülşah’ı oynayan Nihan Büyükağaç, setten ayrılıp tiyatro sahnesine çıkınca bambaşka bir kimliğe bürünüyor.

Tiyatro POT’un sahneye koyduğu, İngiliz yazar Sarah Kane’in intihar etmeden önce yazdığı son oyun olan “4.48 Psikoz”da tek başına sahneye çıkıp müthiş bir performans sergileyen Büyükağaç’la hem yeni oyununu hem de reyting rekortmeni “Muhteşem Yüzyıl”daki durumunu konuştuk.

İlk olarak Tiyatro POT ekibine ne zaman dahil oldunuz onu öğrenmek isterim. Biraz da Tiyatro POT’tan bahsedebilirseniz çok sevinirim.

– Tiyatro POT yeni bir oluşum ve ilk oyunlarında benimle çalışmak istediler. Severek kabul ettim çünkü yeniliklere her zaman açık olmuşumdur. Onların heyecanı ve merakı benim bu yoğun çalışma dönemimde tekrar tiyatroya motive olmamı sağladı.

Bu Tiyatro POT’un ilk oyunu… Neden ilk oyun olarak “4.48 Psikoz”un seçildiğini biliyor musunuz?

– Çünkü bu oyun hem en vurucu metin hem de en etkileyici yazar olarak dikkat çekici… Yeni bir oluşum için en doğru seçimdi bence. “4.48 Psikoz” Sarah Kane’in intihar etmeden önce yazdığı son oyunmuş.

Konusunu kısaca anlatabilir misiniz?

– Oyun, intiharın eşiğindeki bir kadının yaşadığı sanrılar ve dünyayı anlamlandırma çabasını anlatıyor. Post modern dünyanın içinde sıkışmış bireyin yaşamı sorgulaması da diyebiliriz.

İKİNCİ KEZ TEK BAŞINA SAHNEDEYİM

Tiyatro POT’un bu oyunu önemli bir farkla sahneye koyduğunu biliyoruz. İnteraktif bir şekilde sahnelenmesinin sebebi ne?

– 2011 yılındayız. Tiyatro yeni medya entegrasyonu konusunda çok bakir durumda. Biz de bu konuda yeni, deneysel bir oyun çıkarmak istedik. Seyirciyi oyunun içine daha çok katabilmek için sahnemizde teknolojik öğeler kullandık.

Bu tek kişilik bir oyun… Daha önce tek kişilik bir oyunda rol almışlığınız var mıydı?

– Evet… Dört senelik oyunculuk eğitiminden sonra hepimiz mezuniyet tezi vermek durumundayız. Ben de tezim için Dario Fo’nun “Ben Ulrike Bağırıyorum” oyununu sahneledim. Konu olarak “4.48 Psikoz” oyunuyla çok örtüştüğünü yeni yeni fark ediyorum. Bir karakter yaratmanın ne kadar zor ve tatmininin ne kadar güzel olduğunu bir kez daha hissettim.

BU ROLÜ OYNARKEN ACI ÇEKİYORUM

Rolünüzden de biraz bahsedebilir misiniz? Bir de bu karakterin size neler hissettirdiğini merak ettim doğrusu…

– Herkesin bilincinin bir köşesinde saklı tuttuğu ve üstüne gitmekten her zaman korktuğu yüzleşmeleri gün yüzüne çıkaran, bunu yaşamakla aynı derecede keyif alan bir karakter… Toplumun hasta olarak gördüğü, aslında toplumun hasta olduğunu açık yüreklilikle söylemekten kaçınmayan bir kadın… Ben bu rolü oynarken üzülüyorum, acı çekiyorum ve tatmin oluyorum.

Bir yandan da Türkiye’nin en çok izlenen dizilerinden “Muhteşem Yüzyıl”da rol alıyorsunuz. Oradaki rolünüzün ve dizinin gidişatından memnun musunuz peki?

– Elbette, ben bir oyuncuyum, dolayısıyla farklı karakterler canlandırmak istiyorum. “Gülşah” benim televizyonda oynadığım karakterler arasında en eğlenceli, en farklı kişi oldu. Karakterimle hiç örtüşmese de -ki bu mesleğimin en sevdiğim tarafı- Gülşah’ı elimden geldiğince etten, kemikten yaratmaya çalışıyorum. “Muhteşem Yüzyıl” ekibi bana çok şey kattı. Orada olduğum her dakika, çektiğim her sahne bana tecrübe katıyor.

Dizi ve tiyatro dışında farklı bir projeniz var mı?

– Evet var… Dört senelik oyunculuk eğitimimde şan ve ses dersi aldım. Şarkı söylemeye ve çok sesli müziğe aşırı ilgim var. İleride bir müzikal sahnelemek niyetindeyim. Ama muhtemelen bu tek kişilik olmayacaktır.

Gülbahar Karakuş

Hürriyet