Parodiyle Flört Etmek

Dikmen Gürün

Comédie Française’nin Genel Sanat Yönetmeni Muriel Mayette 2008 yılında Tiyatro Festivali konuğu olarak İstanbul’a gelmiş ve bu köklü kurumun çalışmaları hakkında çok güzel bir konuşma yapmıştı Fransız Kültür Merkezi’nde. Nedense tiyatro dostları, tiyatro öğrencileri ilgisiz kaldılar bu tanışmaya… Sanatçı, kendi tiyatrosunda da bu tür sunumlar düzenliyor ve tiyatro meraklılarıyla, tiyatro öğrencileriyle, Comedie Français’yi yakından tanımak isteyenlerle tiyatronun 1680’den 21. yüzyıla uzanan başarılı yolculuğunu paylaşıyor… Bu sunumlarda, program dergisinde gördüğüm kadarıyla, oyuncular da anlatımda yer alıyor. Bizde de, örneğin ilk ödenekli tiyatromuz Darülbedayi ile başlayarak gerçekleştirilse bu tür sunumlar ne kadar yararlı olur özellikle genç kuşaklar için…

Taşlama ve Çelişkiler

Comédie Française’de Nisan başında perde açan Bertolt Brecht’in
Üç Kuruşluk Opera’sı, söylendiğine göre, biletleri çıktığı anda tükenen bir yapım. Oyunun yönetmeni Laurent Pelly 1962 doğumlu. Bugüne kadar TNT (Theatre National de Toulouse), Theatre Rond-Point ve l’Odeon’da Shakespeare, Strindberg, Labiche, Goldoni, Von Horvath, Hugo gibi yazarların yapıtlarını sahnelemiş. Üç Kuruşluk Opera sanatçının Comédie Française’de ilk çalışması…

Brecht’in 1928’de John Gay’in Dilenciler Operası’ndan uyarladığı Üç Kuruşluk Opera, bizde pek çok kez başarıyla sahnelenmiş bir oyun. Burjuva değerlerindeki ikiyüzlülüğü, insan doğasını eleştiren bir yapıt. John Gay, İngiliz aristokrasisini yererken Brecht kapitalist sistemi sorguluyor. Bunu yaparken ele aldığı izlekler onun akılcılığını bir kez daha ortaya koyuyor kuşkusuz. Comédie Française’deki çalışmayı gerçekleştiren Pelly, Üç Kuruşluk Opera’nın yarattığı gülmenin özel bir kalitesi olduğundan söz ediyor tanıtım yazısında. Çünkü, Brecht, oyun boyunca seyirciye bir ayna tutarak doğrudan ona seslenmekte ve onu yandaş kılmaktadır. Cinayetin, hırsızlığın, fuhşun kol gezdiği, yasaların hiçe sayıldığı bir dünyada değişik davranış biçimlerini ve durumların çelişkilerini ortaya koyar yazar. Buradan hareketle, Laurent Pelly de Üç Kuruşluk Opera’yı parodi, taşlama, şiir buluşması olarak tanımlarken; “Bu şiirsel metin büyük ölçüde keyif duygusu verdiği gibi, inanılmaz bir kinaye de içerir” diyor.“Hem serttir hem değil. Hem ciddidir hem şamataya açıktır. Kesinlik, keskinlik ve esnek alay yan yanadır. Sanki şiddetin boyutunu parodiyle flört ederek vurgular.” Brecht’in 1930’ların dünyasından kendi zamanlarımıza geçişte göstergelerin değişmediği bir gerçek. Dün, Brecht’in oyunun güncelliği konusunda söyledikleri sanki bugün söylenmiş gibi: “Dilenciler Operası’nın günümüze sosyolojik göndermeleri eksik değildir. İki yüz yıl önce olduğu gibi bugün de, bütün toplum katmanları, değişik şekillerde de olsa, ahlak içinde yaşamaktansa, ahlakın sırtından geçinerek yaşamak gibi bir ahlak düsturunu benimsemiştir.”(1) İnsanın toplumsal bir boyut içinde çeşitli davranış biçimleri ve çelişkileri burada çıkar ortaya.

Katmanlar

Oyunda Chantal Thomas tarafından gerçekleştirilen sahne tasarımı adeta devasa. Yönetmenin yapı olarak bir milföy pastasına benzettiği Üç Kuruşluk Opera’da Thomas da bu çok katmanlılığın altını sanki tasarımıyla çizmiş. Hareket eden duvarlar, inip çıkan metal konstrüksiyonlar, yapılan-sökülen yığınlar, kafesler, odalar, merdivenler. Bütün bunlar bugünün dünyasına somut göndermeler mi? Belki… Aynı şey, Joel Adam’ın ışık sistemi için de geçerli. Sonuçta; saniye sekmeden işleyen mekanizmalar ve ışık bir Brecht oyunu için ilginç ama, hiç de yadırganmayan bir bütün oluşturuyor.

Üç Kuruşluk Opera’da Kurt Weil’in müzikleri büyük bir orkestra, kusursuz sesler ve o denli kusursuz oyunculuklarla öne çıkıyor. Yönetmen, oyunun müzikal açıdan mükemmel olması gerektiğinin altını çizerken“Brecht ve Kurt Weil, Üç Kuruşluk Opera’yı lirik şarkıcılar değil, şarkı söyleyen oyuncular için yaptılar”diyor. “Burada gerekli olan, yaşanılanı, oyun kişilerinin hikâyelerini anlatan güçlü sesler. Sadece ‘iyi’ söylemek yeterli değil. Aynı bağlamda, seyirciyi biraz olsun ‘rahatsız’ edebilmek için,‘iyi’ anlamak ve paylaşmak da gerekli. Çünkü, bir XX. yüzyıl klasiği olan Üç Kuruşluk Opera’nın bugün de rahatsız etmeyi sürdürmesi önemli.” Sesleri kadar oyunculukları da güçlü olan bir ekiple bunu başardığını düşünüyorum Comédie Française’deki yapımın.

(1) Bertolt Brecht Bütün Oyunları, Üç Kuruşluk Opera (çeviren Yücel Erten) Mitos Boyut Yayınları, 1998



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: