Sanatçılara Çağrı… “Şimdi Değilse, Ne Zaman?”

Birçok sanatçının katılımı ile Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğuna destek açıklamamızı basın ile paylaşıyoruz.

3 Haziran 2011 Cuma; 11:00; Taksim Hill Otel.

SANATÇILARA ÇAĞRI….. “ŞİMDİ DEĞİLSE, NE ZAMAN?”

Yaşadığımız topraklar nicedir çok acı biriktirdi. Bıktık, usandık artık. Hem de sadece sen, ben, bizim mahalle değil; hepimiz, bütün toplum. İnsan olmak, insan kalabilmek için, öncekilerden daha güçlü bir ıslığın, sesin, haykırışın zamanı.

Belki de önümüzde özlemini çektiğimiz gerçek bir barış; her kesimin, her kültürün kendini hiçbir sınırlama olmadan geliştirdiği ve ifade ettiği eşit, adil, özgürlükçü bir yaşam şansı var!

Nihayet barışı konuşmaya başladığımız bu günlerde, nihayet barışı daha içten dinlediğimiz bu günlerde daha fazla cümleye, daha fazla emeğe, daha fazla yüreğe gereksinim var. Herkesin, her toplumsal kesimin yaptığını bir arttırması, yapmadığını bulup yapar olması başka zaman bu kadar kıymetli olmazdı.

Peki ya sanatçılar, peki ya sanat?

Sorunlu, çatışmalı dönemlerden çıkış yolları yaratmakta gerçekten sanat başka her şeyden farklı, başka her şeyden üstün bir potansiyele sahip mi? Gerçekten sanatçı barış yolunda politikacıların, askerlerin, tiranların asla yapamayacaklarını yapmaya vakıf mı? Kardeşlik yolunda siyasi söylevlerin, silahların çözemediğini; çözebilir mi filmler, resimler, şarkılar, şiirler, tiratlar gerçekten?

Çözer mi, çözemez mi bilmek zor! Elbet, diğer birçok belirleyenin denk gelmesine bağlı. Ama emin olunacak tek bir şey var, evet sanat başka hiçbir anahtarın açamayacağı kapıyı aralayabilir, sanatçı insanın beyni kadar kalbine de dokunabilir. İktidara, ırkçılığa, kindarlığa karşı herhalde en etkili ilaçtır sanat. Birbirine kapanmış gönülleri açmakta, iten elleri kavuşturmakta, birbirine âmâ gözlere ışık salmakta, kem sözlere vicdan olmakta…

Her insanın doğuştan gelen, en doğal hakkı olan anadilinde eğitimin tartışma teması olmaktan çıktığı, birilerinin sunacağı bir lütuf gibi görülmediği bir iklim özlüyoruz. Sanata ve ifadeye özgürlük sağlayan yasalar; ırkçı olmayan, demokratik ve barışçı bir anayasa özlüyoruz. Darbe kökenli barajlarla temsiliyeti ve meşruiyeti tahrip edilmemiş seçim koşulları özlüyoruz. Ekolojik yıkımların geleceğimize yapılmış en büyük kötülükler içinde algılandığı, doğa ile uyumlu bir yaşam özlüyoruz. İnsanca, kardeşçe, ezenin ezilenin olmadığı, barışın hüküm sürdüğü, tüm farklılıklarımızla barışık yaşayabileceğimiz bir memleket özlüyoruz. Tüm bunlar için her türlü etnik, kültürel, cinsiyete dayalı ve sınıfsal farklılığın temsil edildiği bir Meclis özlüyoruz.

İşte bu yüzden sanatçıları, “gerçek bir barış; eşit, adil, özgürlükçü bir yaşam” diyerek yola çıkmış Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu ile kol kola girmeye çağırıyoruz. Hep birlikte yürüyelim ki geleceğe daha bir umutla bakalım; birbirimize enerji katalım, sevinç katalım, neşe katalım diyoruz.

Barış cümlenizi, dizenizi, notanızı yanınıza alıp bizlerle olmanızı, sesimize ses katmanızı, duymayana duyurmanızı, çağrımıza sahip çıkıp etrafınızı çağırmanızı diliyoruz. Sesimiz öyle çok, öyle renkli, öyle coşkulu olsun ki; Türkiye barışla yatıp barışla kalksın, barış duyup barış konuşsun istiyoruz.

Barış İçin Sanat Girişimi