Can’ımızı Yaktılar

12 yıl önce kaybettiğimiz Can Yücel’in, 12 Ağustos Cuma günü anılması sırasında mezarına şarap dökülmesine AKP Datça İlçe Başkanı Ahmet Sedat Deniz dün yazılı bir açıklamayla tepki göstermişti. İlçe Başkanının “milletimizin inançlarına küfretmeye kalkışanlara sessiz kalacak değiliz” demesinin ardından Can Baba’nın mezarı yıkıldı.

AKP İlçe Başkanı; “Biz kimsenin içkisiyle uğraşacak değiliz. İstedikleri kadar içip istedikleri kadar sarhoş olabilirler. Ama bunu yaparken lütfen milletimizin inançlarına, geleneklerine, manevi duygularına küfretmeye, hakaret etmeye kalkışmalarına da sessiz kalacak değiliz. Bu olayın tekrarlanmaması için takipçi olacağız” demişti.

Can Yücel’in ailesi mezarın, yıkan bulunana kadar yapılmayacağını açıkladı. Can Yücel’in dostu şair ve yazarlar da mezarın yıkılmasına tepkili. Sennur Sezer, “şarap bahane” derken Mustafa Köz ve Orhan Alkaya da bu vandallığı AKP İlçe Başkanı’nın ateşlediği düşüncesinde.

GÜZEL YÜCEL: BU MEMLEKETTE GÜZEL CAN’LARIN CANI ACITILIYOR

Mezarın yıkılmasından büyük üzüntü duyan Can Yücel’in kızı Güzel Yücel, yıkanlar bulunana kadar mezarın o haliyle kalacağını söyledi. “Tekrardan babamın öldüğü günkü acıyı, üstüne balyozla vurulduğunu hissettim. Nasıl kıyarlar, nasıl yaparlar? Biz ailecek mezarlık anması konusunda hassasız. Şarap meselesinin bir şova dönüştürülmesine karşıydık. Biz evin açılmasını anmayı aile olarak üstleniyoruz. İnsanları engellememiz da mümkün değil. Babamın canını acıttılar. Bu memlekette güzel Can’ların canı acıtılıyor. Kim yapmışsa o bulunana kadar öyle kalsın istiyoruz mezar. Bulunduktan sonra biz tekrar yaptırırız.”

KÖZ: SALDIRGANLIK, NE ÖLÜ DİNLİYOR NE DİRİ

Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz,  AKP İlçe Başkanı’nın hedef gösterdiği düşüncesinde. Birbirimizin düşüncelerini ve yaşamını yıkmayı seviyoruz. Sadece yaşamlarımızı mı! Ölülerimiz de birilerinin tahrip araçları. Onlara da tahammülsüzüz. Hoşgörüsüz, vandal… Ruhi Su’nun mezarını anımsayın, kurşunlarla delik deşik. Ruhi Su’nun, Can Yücel’in ne günahı var! Birileri mezarının başında şarap içmiş içmemiş ona ne! Ancak saldırganlık, ne ölü dinliyor ne diri. Balık da başta kokuyor. AKP İlçe Başkanı’nın hedef göstermesi başka bir saldırganlık. Nerden baksanız üzücü.

GÜNERSEL: BU ALÇAKLIĞI KUVVETLE PROTESTO EDİYORUZ

PEN Türkiye Başkanı Tarık Günersel saldırının tüm özgürlük yanlılarına olduğunu ifade etti. “Türkiye’de sertleşen bir dinci faşist hareket ver. Can Yücel’in mezarına yapılan alçakça saldırı Türkiye’deki bütün özgürlük yanlılarına, emek yanlılarına yapılmıştır. PEN olarak bu alçaklığı kuvvetle protesto ediyoruz. Laiklik ile demokratikleşmenin birlikte geliştirilmesinden yanayız.”

SENNUR SEZER: ŞARAP BAHANE

Şair yazar Sennur Sezer şarabın bahane edildiği görüşünde. Sezer şunları söyledi. “Mezar yıkmanın şarapla ilgisi yok. Bir fikre karşı dövüşmek için arkada kalanları tedirgin etmek istiyorlar. Can Yücel’in ailesini korkutmak istiyorlar. Can Yücel gibi düşünenlere de gözdağı bu. Ruhi Su’nun mezarı da iki defa kırılmıştı, şarap da dökülmemişti. Metin Göktepe’nin mezarını harap ettiler orada da şarap dökülmemişti. Mezar yıkmanın İslam’la da en ufak ilgisi yok. Tam bir putperest tavrıdır.”

ALKAYA: MİLLETİN İNANCINA SIĞINMAK FAŞİSTLİKTİR

Şair, yazar, oyuncu ve yönetmen Orhan Alkaya, “Bu vandallığın başlangıç noktası vahimdir. İlçe Başkanın açıklaması bu vahim durumun gerçekleşmesini dolaylı da olsa ateşlemiştir. Milletin inancı gibi soyut bir kavramın arkasına sığınmaya çalışan herkesin faşist olduğunu kabul etmesi gerekir.” (İstanbul/EVRENSEL)

CAN BABA DATÇA’NIN KALESİDİR, YIKAMAZSINIZ

Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan Can Yücel’in mezarının tahrip edilmesi üzerine basına açıklama yaptı. “Aydınlığa hangi köktenci ve çürümüş zihniyet el uzatabilir, halen anlamakta güçlük çektiğini söyleyen Tokcan, “Can Baba Datça’nın kalesidir, yıkamazsınız” dedi.

Datça Belediye Başkanı açıklamasında şunları söylüyor; “12 Ağustos 2011, Can Yücel’in ölümünün yıldönümüydü. Kendine Datça’yı mekan seçmiş bu büyük ustanın anma törenine, katılımcıların bazılarının mezar başında şarap içeceği için iştirak etmedim; şairimize ve diğer kayıplarımıza yönelik olası bir saygısızlık algısı ya da bir provokasyon doğabileceğinden endişe duydum. Basında kışkırtıcı yazılar da çıktı, konu farklı yönlere taşınmaya çalışıldı, toplumcu bir şair üzerinden siyaset yapıldı, üzüldük.

Tam bir hafta sonra bugün ise Can Yücel’in mezarının birtakım kişilerce parçalandığını duydum. Bu kimin seçimiydi: Onu sevmeyenlerin mi? Şairlerden nefret edenlerin mi? İnsanlara, onların anısına değer vermeyenlerin mi? Yoksa anmaya şarapla mantıksız bir anlam yüklemeye çalışanlara, barbarca yanıt vermeye çalışanların mı?

Datça demokrasinin, düşünce özgürlüğünün nefes aldığı bir yarımadadır. Böyle bir aydınlığa hangi köktenci ve çürümüş zihniyet el uzatabilir, halen anlamakta güçlük çekiyorum.
Şiir insanlığın, Can Baba ise Datça’nın kalesidir. Yıkamazsınız.”

Devrim Büyükacaroğlu

Evrensel