Geleneksel Yayıncılık Rafa mı Kalkıyor

Pinterest LinkedIn Tumblr +
Musa İğrek’in 4 Temmuz 2011 tarihli Zaman Gazetesi’nde yayımlanan yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz.
 
Dünyanın en büyük kitap satış sitesi Amazon’dan sonra geçtiğimiz hafta İdefix de bireysel yayıncılığa (self-publishing) başlayacağını duyurdu. Uygulamaya konulan programlar sayesinde artık bir yazar yayınevine gerek duymaksızın kitabını internet üzerinden yayınlayabilecek. Kitabının dizgisinden kapağına, redaksiyonundan dağıtımına her alanda söz sahibi olacak. Peki yayıncılar ve yazarlar bu konuda ne düşünüyor?
Yayıncılık gittikçe teknolojiye daha da teslim oluyor. Dünyanın önemli online kitap satış sitesi Amazon’un açtığı self-publishing (bireysel yayıncılık) sayesinde yazarlar, yayınevine ihtiyaç duymadan ve masrafa girmeden kitaplarını, internet üzerinden istediği fiyata, e-kitap olarak satabiliyor. Yazar, uygulamaya sunulan programlar sayesinde kitabın dizgisinden kapağına, redaksiyonundan dağıtımına her alanda söz sahibi oluyor. Tüm telif hakları da bu sayede yazarın kendisinde oluyor. Bir nevi editör, yayıncı, dağıtımcı, pazarlama vs. aradan çıkıyor. Dünyada bu alanda gittikçe büyük bir pazar oluşmakta. Özellikle amatör yazarlar kendilerine büyük bir mecra buldu diyebiliriz. Bu sayede kitap satışı yüz binleri bulan yazarlar da var. Yayıncılar için bir anlamda vitrin olan bireysel yayıncılık sayesinde, dileyen yazarlar yayınevlerine geçiş yapabiliyor.Kitap satış sitesi İdefix de gelecek yıl hayata geçireceği “Açık Kitap” projesini, geçtiğimiz hafta duyurdu. İdefix, Amazon gibi aynı şekilde bireysel yayıncılığa başlıyor. Projenin direktörü Bora Ekmekçi, “Biz burada yayıncılığa soyunmuyoruz. Amatör yazarlara e-kitaplarını üretebilecekleri araçlar ve yayınlayabilecekleri özgür bir platform sunuyoruz. Bu proje sayesinde hem üretim özgürleşecek, hem içerik artacak hem de yayınevlerinin yeni yazar keşfetmesinin önü açılacak.” diyor.Kitap, en nihayetinde yazara ait olsa da onu şekillendiren diğer unsurları göz ardı etmemek lazım. Bir metni bir kitaba dönüştürmekte editörün, yayınevinin katkısı ülkemizde de daha yeni yeni anlaşılıyor. Özellikle iyi bir yayınevinden kitap yayımlamak, her yazarın hayali ama öte tarafta gelişen teknoloji var… Yayıncılara, yazarlara, editörlere teknolojinin yeni hediyesi bireysel yayıncılık konusunda ne düşündüklerini sorduk.
“Kitabı kitap yapan, yazarı kadar yayıncısıdır da…
“Murat Gülsoy (Yazar): “İnternet sadece kitap şeklinde değil web sitesi, blog veya başka biçimlerde kişilere yayıncılık olanağı sunan bir ortam. Bu, artık geri dönülmez bir gelişmedir. Amazon gibi kitap satış organizasyonlarının kişilere kendi kitaplarını yayma olanağı vermesi de bu gelişmenin bir parçasıdır. Daha da yaygınlaşacağını tahmin etmek güç değil. Ancak bu tip bir yayıncılık profesyonel yayıncılığın önüne geçemez hatta bunlar kıyaslanabilir durumlar da sayılmazlar. Çünkü bir kitabı kitap yapan yazarı kadar yayıncısıdır da. Editörlük hizmetinin kitap üzerindeki katkısını görmezden gelemezsiniz. Yayınevlerinin hangi kitapları yayımlamayı seçtiğinden başlayarak çok önemli bir kalite standardı ortaya koyduğu söylenebilir. Tabii bu, yayıncının özelliğine göre değişir. Kimi zaman sadece yayınevinin adına bakarak yeni çıkan bir yazarı almaya karar verirsiniz. Çünkü o yayınevinin edebi-bilimsel-akademik kıstaslarından eminsinizdir. Bu bizi işin farklı bir yönüne getiriyor: Kıstasları belirleyen otoritenin devre dışı bırakılması. Bu kulağa ilk bakışta hoş gibi geliyor, bilgiyi bir iktidar olarak kullanan mekanizmanın kırılmasının bir tür özgürlük yaratacağını düşündürüyor ama sakıncalarını da beraberinde getirecektir. Özellikle bilimsel-akademik kitaplarda bu tür bir değerlendirmenin olmaması bilginin kaynağına uzak okurlar için bir karmaşa yaratacaktır. İnternet üzerinde ancak “kolektif gönüllü editörlük-yazarlık” mekanizması kurmuş Wikipedia gibi açık sistemler saygınlık kazanabilmektedir.
“”Edebiyat adına çok fazla çer çöp yayılacak ama…”
Sırma Köksal (Everest Yayınları): “Açıkçası internet teknolojisinin yaygın kullanımıyla edebiyatta yeni akımların önünün açılacağına inanıyorum. Sanat her ne kadar “yüce” ve günlük hayatın üstünde bir insan eylemi olarak algılansa da, her zaman günlük hayatın teknolojisiyle sıkı bağlar taşır. Aksi takdirde sözgelimi günümüzün en yaygın sanatı olan sinemayı, artık neredeyse tuval üstüne yapılan resimlerin önüne geçmiş olan video çalışmalarını nasıl açıklayabiliriz? Teknolojinin gelişimi edebiyatta da etkilerini gösterecek mutlaka. Belki teknolojik kolaylıkların bazı filtreleri kaldırması nedeniyle çok fazla çer çöp yayılacak edebiyat adına. Ama okur ve zaman, bunları eleyecektir. Ancak bu arada çok cesur metinler de okuma fırsatımız olacaktır eminim. Bu uygulamayı destekleyip desteklememek diye bir şey söz konusu değil bence. Bu kaçınılmaz bir güncel oluşum çünkü. Bu tür bir yazı dünyasının alacağı yolu içtenlikle merak ediyorum.
“”Sınırsız özgürlüğün sonu heva ve heves patlaması”
Cemal Şakar (Yazar): “Teknoloji, ürettiği araçlarla hayatımızı her daim belirleyici oldu, olmaya devam ediyor. Sözünü ettiğiniz ‘Açık Kitap’ projesi de bu ‘kaçınılmaz’ sonuçlardan. İnternet belki de liberalizmin en güzel tezahür ettiği alanlardan biri. Bu alanda sanki o meşum ‘gizli el’in denetimi bile hissedilmiyor. Ben Müslüman biri olarak bunca sınırsız özgürlük vaatlerinden hep ürkmüşümdür. Çünkü sınırsız özgürlüğün varacağı noktanın heva ve heves patlaması olduğunu düşünüyorum. İnsanın bütün sınırlarından azade olması halini de hayvanileşme tuzağı olarak görüyorum. Bu bağlamda, hem hassasiyetlerine hem de edebi zevkine güvendiğim editörlerin, moderatörlerin yayın ortamına ‘vaziyet etmesinden’ yanayım. Dolayısıyla böylesi bir projeyi desteklemem muhaldir. İnterneti şeytanın yeni bir dili olarak değerlendirenler var; Açık Kitap da sanki bu dilin kulağımıza fısıldadığı ‘hadi, durma, sen de yapabilirsin’ vesvesesi gibi geliyor.”

Zaman 

Paylaş.

Yorumlar kapatıldı.