Mimesis’te Toplumsal Tiyatro

Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi’nin 18. sayısı yayınlandı. Mimesis’in bu sayısı üç ana dosyadan ve üç telif araştırma yazısından oluşuyor. “Tiyatrotem” dosyasında gerek oyun metinleri, gerekse sahnelemeleri ile son dönemde dikkat çeken Tiyatrotem’in tiyatro anlayışı ve çalışmaları çok sayıda yazar tarafından enine boyuna inceleniyor. “Füsun Akatlı Anısına” dosyasında ise geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz eleştirmen, denemeci, felsefeci ve tiyatro yazarı Füsun Akatlı’nın zengin ve çok yönlü perspektifinin izlerini taşıyan bazı çalışmalarının yanı sıra, onun ardından yazılmış önemli yazılar, söylenmiş sözler bir araya getirilmiş.

Mimesis’in bu sayısında önemli bir dosya dikkat çekiyor: Toplumsal Tiyatro. Toplumsal Tiyatro kavramı, tiyatrocu olmayan kişilerin de katılımcı olduğu, çoğunlukla belli bir yerdeki bir veya daha çok toplumsal sorun ile ilgili tartışmak / farkındalık yaratmak / baş etmek gibi hedeflerle yürütülen teatral çalışmaları kapsıyor. Yani bildiğimiz konvansiyonel tiyatrodan farklı olarak belli bir mekan ya da bölgedeki toplumsal bir soruna odaklanarak tiyatroyu doğrudan toplumsal bir araç olarak kullanıyor. Hapishanelerde, mülteci kamplarında, yoksul varoş semtlerinde, savaş bölgelerinde, kadınlarla, çocuklarla, ezilmişlerle, vb. yapılan bu çalışmalar tüm dünyada yaygınlık kazanmış durumda. Bugün Türkiye’de de -çok yaygın olmasa da- toplumsal tiyatro uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ve bu uygulamaların yakın zaman içinde daha da artması muhtemel. Fakat bu konu üzerine yeterince tartışma, araştırma, kuramsallaştırma mevcut değil. Toplumsal tiyatro uygulamalarının birçoğu el yordamıyla, kişisel deneyimlerle, “iyi niyetli” çabalarla ilerliyor. Mimesis’in bu sayısı Toplumsal Tiyatro kavramını tartışmak ve kuramsallaştırmak için önemli katkı sunacağını düşündüğümüz önemli makaleler içeriyor.

Özellikle meselenin kavramsallaştırılmasında önemli katkı sunmuş olan Richard Schechner’in yazısı ve toplumsal tiyatro alanında uygulamacı olarak çok zengin bir deneyime sahip olan Guglielmo Schinina’nın yazıları dikkate değer. Schinina hem toplumsal tiyatro kavramını tarihselleştirmeye çalışıyor, hem de kendi deneyimlerinden yola çıkarak önemli tartışmalar ortaya atıyor, ilk bakışta “iyi niyetli” görünen çabaların nasıl zarar verici olabileceğini irdeliyor. Kısacası Mimesis, bu sayısıyla da tiyatro literatürümüzdeki bir boşluğun daha kapatılması için bir adım atıyor.

Okuyucu Yorumları

“Mimesis’te Toplumsal Tiyatro” yazısına bir yorum var.

  1. ‘Toplumsal’lıktan belirli bir siyasi tavrı kastediyorsak – yani solcu tiyatro gibi – eh, belki…
    Ama ‘toplumsal’ olmayan tiyatro yoktur. Bir kere tiyatro ‘seyirci’ karşısında yapılır ve ‘seyirci’ bir topluluktur. Tiyatro paylaşım biçimi açısından ‘toplumsal’dır zaten. ‘Toplumcu’ tiyatro ise – genellikle sosyalist tiyatro anlamında kullanılır – o oyunu yapan kişilerin siyasi amaçlarına bağlı olmaksa ‘partizan’ tiyatro olarak anılmalıdır. Kendini sosyalist görüşün ‘mihveri’ sayanların yaptığı tiyatro ise hangi açıdan sosyalist tiyatro olduğunu kanıtlamalı ve kriterlerini netleştirmelidir. Yapan kişinin kimliğine bağlı olarak ‘toplumcu’ tiyatro tanımı riskli ve kafa karıştırıcıdır.

    Bu nedenle batıda tiyatro bilim adamlarının yaptığı çalışmalar oldukça yol göstericidir. Önerdiğiniz isimlerin çalışmalarınıa erişebilmenin yolu var ve bana gösterirseniz mutlu olurum.

    Saygılar,
    Ergün Işıldar

Yorum


işlemi tamamlayınız: