Kevin Spacey Foundation’dan Liseli Tiyatroculara Atölye

Ayşan Sönmez

Geçtiğimiz Cuma günü, 7 Ekim tarihinde, Mimesis Dergisi’nden Cüneyt Yalaz ve Burç İdem Dinçel ile birlikte Kevin Spacey Foundation’ın liseli tiyatrocular için düzenlediği atölyeye katıldık. Richard’s Rampage[Richard’ın Öfkesi] adını taşıyan bu atölye projesi, III. Richard oyununun turne yaptığı her bölgede, ağırlıklı olarak liseli tiyatrocular olmak üzere, genç ve meslekten tiyatrocularla çeşitli atölyeler düzenliyor.

Resmi web sitelerinde (http://www.richardsrampage.com/) ve atölye öncesinde bize gönderilen malzemelerde belirtildiği üzere, Richard’s RampageEylül 2011 ile Ocak 2012 tarihleri arasında, Kevin Spacey Foundation bünyesinde III. Richard oyunuyla birlikte turne yapacak, Pekin, Hong Kong, Singapur, Sidney, İstanbul, San Francisco, Doha ve New York’ta atölyeler düzenleyecek ve bu zaman zarfında atölyeler aracılığıyla 1000’den fazla öğrenciyle buluşacak. Böyle bir projenin amacını da şu şekilde özetliyorlar: III. Richard hakkında çeşitli kaynak malzemeler temin etmek, liseliler, üniversiteliler ve profesyonel oyuncularla özgün atölyeler düzenlemek suretiyle III. Richard oyununu mümkün olduğunca erişilebilir kılmak. Nitekim atölye öncesinde bizlere atölye senaryosu hakkında genel bilgi veren metinlerin yanı sıra Shakespeare’i ve dönemini anlatan ve III. Richard oyununun öyküsünü, genel dramaturjisini ve karakter analizlerini içeren oldukça işlevli bir broşür gönderildi. Grup ayrıca III. Richard’ın bir prodüksiyon olarak eğitim çalışmalarıyla birlikte sunulmasının, farklı kültürlerden ve farklı birikimlere sahip katılımcılarla birlikte yeniden ele alınmasını çok önemli bulduklarını dile getiriyorlar. Aynı zamanda, Richard’s Rampage atölyesi vasıtasıyla birbiriyle bağlantı kuran, dünyanın farklı bölgelerindeki öğrencilerin, birbirleriyle tanışmalarını ve tiyatro konusunda bilgi/deneyim paylaşımlarına girmelerini teşvik etmek istiyorlar.

Atölye, saat 14:00’da başladı ve ara verilmeden yaklaşık 3 saat sürdü. Atölye yürütücülüğünü Richard’s Rampage’ın yaratıcı ekibinden Anne Langford ve Jonny Dixon* yaptı.Bize atölye öncesinde gönderilen metinde, atölye yürütücülerinin CRB sertifikası sahibi oldukları ve Britanya’da verilen bu sertifikanın, öğrencilerin bu eğitmenlerle çalışmasının güvenli olduğunun belgelendiği belirtiliyor.

Atölyenin egzersizler bağlamında özetini bu metnin sonunda vermeye çalıştım. O nedenle burada kısaca bahsettikten sonra görüşlerimi yazmak istiyorum.

Atölye, grubun III. Richard oyununu liseliler için özetlediği yaklaşık 30 dk.’lık bir sahneleme ile başladı. Anne ve Johnny, başlamadan önce oyun öyküsü ve dramaturjisinden çok kısaca bahsettiler ve oynadılar. Oyuncular, özellikle amatör tiyatro topluluklarının çok aşina olduğu gibi, mendil, şal, gözlük, palto, kuşak gibi aksesuarlar kullanarak veya karakterin ayırt edici kritik jestlerini (kaşınma, tikli olma vb.) ön plana çıkarak tüm yan rolleri sahnelediler, teypten veya bendir eşliğinde müzik yaparak atmosfer oluşturdular. Bir atölye açılışı olarak hazırlanan bu sahnelemenin oldukça iyi kurgulandığını ve çok iyi sahnelendiğini söylemeliyim. Bizlere İngiliz oyuncuların o ustalıklı üslup geçişkenliği, farklı sahneleme biçemleri arasında hızla gidip gelmelerinin bir başka örneğini izletmiş oldular. Oyuncular kimi zaman dördüncü duvar varmış gibi oynadılar, kimi zaman göstermeci biçeme geçtiler, öğrencileri oyuna kattılar veya oyun içinde sık sık seyirciyle paslaştılar. Dramatik durumları geçiştirmedikleri gibi mizahın dozunu oldukça yüksek tuttular. Ancak yine de, Brecht’in “anlatıcının gösteri mükemmelliğine sınır çekilmesi” diye ifade ettiğimiz “gösteri yapma” moduna başvurmaktan imtina ettiler, atölye boyunca buna özen gösterdiler ve “işlevli olma”yı ön planda tuttular.

Atölye, aşağıda da göreceğiniz gibi, tiyatrocuların çok aşina olduğu temel egzersizlerden oluşuyor. Sahne tozu yutmuş hemen herkes bu egzersizlerle yetişmiştir. Burada dikkat çeken şey, özellikle ısınma, güven ve temel fiziksel aksiyon egzersizlerinin, sahne aksiyonuna ve özelde III. Richard oyununa oldukça pratik şekilde bağlanabilmesiydi. Öğrencilere entelektüel anlamda sadece işlevli olabilecek ve oldukça sınırlı ölçüde bilgi verildi ve bunlar da atölye sürekliliği içinde kesinti yapılmadan, egzersiz aralarında veya başlangıcında yapıldı. Yine oyuncular arasındaki partnership’in önemine, kumpanya oyunculuğuna ve sahne üzerinde beden kullanımına dair uyarılar egzersizler içinde ve bunlar aracılığıyla yapıldı. Örneğin, “karşıt kuvvet” diye bildiğimiz, atölyede “direnç” adıyla geçen egzersiz, teknik olarak çalışıldıktan ve farklı verili durumlar içinde çeşitlendikten sonra “III. Richard’ın elinde bıçağıyla cinayet işlemeye gitmesine” bağlandı. Atölye sonunda ise, temel egzersizlerle başlayan ve III. Richard oyununa bağlanan egzersizler birleştirilerek kısa bir sahne çıkarıldı. Böylece, temel bir egzersizin bir rol veya durum yaratmak için nasıl kullanılabileceği pratikte de gösterilmiş oldu.

Dikkat çeken bir diğer nokta ise, oyuncunun bedenini sahne üstüne göre eğitmesi gerektiğinin sık sık hatırlatılmasıydı. Bizlerin Stanislavki’den öğrendiğimiz “sahne üstü gerçekliğini” ve bunun gerektirdiklerini, atölye yürütücüleri, “aklı mümkün olduğunca devre dışı bırakıp, bedeni, bedensel refleksleri eğitmek ve bu şekilde bir anlatım dili kurmak” şeklinde ifade ettiler. Akılla değil, bedenle egzersiz yapmanın ve mekanla ilişkide yeni sezgiler geliştirmenin, oyunculukta daha işlevli olduğunu anlattılar.

Atölyeye yaklaşık 6 farklı okuldan 20 öğrenci katıldı. İlk atölye çağrısı yapılırken, katılımcılar için “akıcı seviyede İngilizce konuşuyor olmak” gibi bir zorunluluk getirilmişti. Dolayısıyla katılımcı profili özel okullar ağırlıklıydı. İngilizce eğitim alamayan, örneğin devlet okullarında eğitim gören öğrencilerin katılımı tahmin edildiği üzere yoktu. Böyle bir zorunluluğun olması atölyeyi ister istemez “seçkinci” bir yere taşıyordu. Mevcut haliyle bir kenar mahalle okulunda tiyatro yapan bir öğrencinin böyle bir fırsattan yararlanması mümkün görülmüyordu. Bu durumu atölye sonrasında hem kendi aramızda hem de yürütücülerle konuştuk. Atölyenin nasıl bir formata sahip olduğunu gördükten sonra, aslında böyle bir zorunluluk koymanın gerekli olmadığını, İngilizceyi “akıcı şekilde konuşan” ve “akıcı şekilde konuşmayan” öğrencilerden oluşan dengeli bir grup kurulabileceğini, öğrencilerin birbirine çok rahat aktarabileceğini veya çok gerekli noktalarda, atölye akışı sürerken devreye girecek bir çevirmenin veya Türkiyeli bir eğitmenin yeterli olabileceğini konuştuk. Ayrıca bu şekilde kurulduğunda, aynı okuldan çok sayıda katılımcı yerine, farklı okullardan az sayıda, 1-2 temsilci öğrencinin katılabileceğini ve atölyenin daha geniş bir kesime ulaşabileceğini tartıştık.

Öğrencilerin Kevin Spacey ile oyun sonunda söyleşi yapmaları da atölyenin bir parçasıydı. Oyun sonrası söyleşi yaklaşık 1 saat sürdü. Söyleşiye Kevin Spacey ile birlikte Kraliçe Anne rolünü oynayan Annabel Scholey de katıldı. Öğrenciler, oyunun nasıl çalışıldığına, rollerin nasıl seçildiğine, nasıl iyi bir tiyatrocu veya yönetmen olabileceklerine, tiyatroyu mu sinemayı mı daha çok sevdiğine dair sorular sordular. Ayrıca, oyunun yorumuna ilişkin görüşlerini dile getirdiler ve Shakespeare metninde nasıl değişiklikler yaptıklarını sordular. Kevin Spacey ve Annabel Scholey, özetle söyleyecek olursam, oyunculukta eğitimin çok önemli olduğunu, oyuncunun kendini eğitmeyi asla bırakmaması gerektiğini, o nedenle III. Richard prodüksiyonuyla birlikte bir atölye taşımaya karar verdiklerini dile getirdiler. Kevin Spacey, III. Richard rolünü oynarken nelere dikkat ettiğini örnekleyerek öğrencilere gösterdi. Tiyatronun “o an sahnede gerçekleştiriliyor” olmasıyla sinemadan çok farklı olduğunu, oysa sinemada oyuncunun yaptıklarının montajlanarak bir başka hale büründüğünü, tiyatroyu hiçbir zaman bırakmayı düşünmediğini söyledi. Shakespeare’in metninde yaptıkları değişiklikleri de, medyanın politika üzerindeki belirleyici etkisini vurgulayan sahneler eklemek ve kadın karakterlerin oyun içindeki ağırlıklarını arttırmak olarak özetledi. Söyleşi sonrasında tüm öğrenciler sahneye davet edilerek hatıra fotoğrafı çektirildi. Ancak birkaç kare çekildikten sonra, biraz da fotoğrafçının samimi bir poz yakalamak için masum yönlendirmesi sonunda, öğrenciler Kevin Spacey’yi Türkiye topraklarına özgü bir jeste davet edip, omuzlara almak üzere bacaklarına doğru yöneldikleri anda kısmen de olsa gerginlik yaşansa bile, sonu tatlı bitti, Kevin Spacey ve gruptakiler öğrencilere teşekkür ettiler.

Atölyenin Özeti:

Isınma oyunu:

Atölye hepimizin çocukken oynadığı don oyunu ile başladı. Öğrencilerden biri “ebe” oldu, dokunduğu kişi dondu, bir diğeri bacaklarının arasından geçerek “ateş” yaptı. Sonra tüm kızlar, sonra da tüm erkekler ebe olarak aynı oyunu tekrarladılar.

Güven egzersizi:

Her öğrenci kendisine bir eş seçti. Sonra salona dağılıp duvara yaslandılar. Johnny, bulundukları yeri, salonun düzenini iyi gözlemelerini, eşlerinin nerede olduğunu iyi kavramalarını söyledi. Gözler kapatıldı, gevşendi. Gözler kapalı halde, yürüyerek eşlerini bulmaları, bulduklarında durmaları ancak gözlerini açmamaları istendi. Herkes ortada toplanmış oldu ve öğrencilerden gözlerini açmaları istendi. Sonra gözlerini tekrar kapatmaları, kendi etraflarından birkaç tur dönmeleri ve yine gözleri kapalı bir şekilde ilerleyerek ilk yerlerini bulmaları istendi.

Johnny bu egzersizin sahne üstü algısı için çok önemli olduğunu açıkladı. Sahne üstünde akıldan ziyade bedensel sezgilerin daha yönlendirici olduğunu; mekan ve partnership algısının bu tür egzersizlerle geliştirilebileceğini açıkladı ve oyuncuların sahne üstünde hislerini tamamen farklı kullanmayı öğrendiklerini belirtti.

Ortak başlama/durma:

Öğrenciler sahneye dağıldılar ve serbest yürüdüler. Anne, tüm alanı “canlandıracak” şekilde, mekanda boşluk bırakmayarak yürümelerini istedi. Sonra “şimdi hepimizin aynı anda duracağı anlar belirleyeceğiz. Ben size ‘durun’ demeyeceğim, hiçbiriniz birbirinize işaret vermeyeceksiniz, o anı hissedip hep birlikte duracaksınız.” Herkesin buna göre konsantre olup birbiriyle bağlantı kurmasını istedi. Sonra, aynı şekilde, herkesin aynı anda başlayacağı anın hissedilerek birlikte başlanmasıyla ilgili bir egzersiz yapıldı. Anne, bu egzersizden sonra, sahne çalışmasına herkes birbirine karşı açık ve ilişki içinde olmak üzere gelir diyerek egzersizin amacını anlattı.

Jestler/tipleme:

Johnny, “sahne üstünde çıkardığımız tipi, izlenilir kılan jestlerimiz, postürümüz ve sesimizdir” diye açıklama yaparak başladı. Bunu geliştirmek için çeşitli teknikler kullandıklarını söyledi ve bu tekniklerden birini “resistance” (direnç) egzersizini yaptırdı. Öğrenciler eşleşti. Eşlerden biri düz yolda yürürken, diğeri onu engellemeye çalışan karşı kuvvet uygulayarak durdurmaya çalıştı. Ortak ritmin yakalanması, ağır yürünmesi ve enerjik postürlerin kurulması önemliydi. Direnç içten gelmeli ve gövdede yoğunlaşmalıydı. Öğrenciler denediler, Johnny ve Anne, öğrencilere “kollarını gevşet, daha dinamik, daha yavaş” gibi uyarılarda bulundular. Öğrenciler sonra aynı egzersizi tek başlarına, dağdan kopup gelen bir buzul kütlesine karşı koymak üzere tekrarladılar. Ardından bu egzersiz III. Richard oyunu ile bağlandı: “Elinizde keskin bir bıçak olduğunuzu düşünün, birini öldürmeye gidiyorsunuz”. Öğrendikleri direnç tekniğinden yararlanmaları istendi. Gövde dinamik, gözler enerjik ve tek bir amaca sahip. Sonra verili durum değiştirildi ve “birine aşk mektubu vermeye” gitmeleri ve aksiyonlarını buna göre uyarlayarak devam ettirmeleri istendi. Sonra aynı egzersizi örneğin, öfkeyle sandviç hazırlarken kullanmalarını istedi. Johnny, direnç egzersizinin vücudun farklı parçalarına da uyarlanabileceğini, topal ve kolu tutmayan III. Richard tiplemesi üzerinden gösterdi. Direncin aşamalandırılması (en yüksek 10, en düşük 1 seviyesi) üzerine çalıştılar ve yine sandviç yaparken, en sert/en yumuşak tonu veya sadece ellerde sert, sadece gövdede (başta, yüzde vb.) sert tonu vermek gibi vücut parçaları üzerinden bağımsız denemeler yapıldı. Johnny egzersiz sırasında öğrencilere “içinizdeki nefreti tutun ama enerjisiz de kalmayın. Fiziksel direnciniz içinde uygun şekilde nefes alıp vermeyi deneyin” diye uyarılarda bulundu. Tüm öğrenciler denediler, aralarından birinin sunumu diğerlerine gösterildi: “Psyco ruhlu bir adam sandviç hazırlar”. Johnny’de bu adamın arkasında durup “hiç durmadan söylenen karısı” rolünü oynadı.

Konsantrasyon/ortak aksiyon:

Öğrenciler iki gruba ayrıldı. Ortaya III. Richard’ın tacı koyuldu. Anne, Richard’ın bu tacı almak için her şeyi yaptığını söyledi ve 4 aşamalı bir fiziksel yönelim seti vererek/göstererek öğrencilerden bu taca ulaşmaya çalışmalarını istedi: Yerde diz çömelin, kalkın, taca doğru ilerleyin, uzanın ama yetişemeyin. Bu egzersizde direnç tekniğini kullanmayı unutmalarını istedi. Bu egzersiz iki grup halinde yapıldı. Sonra tacın yerini top aldı. Anne, bir grup aynı egzersizi bir top ile yaparken, diğer gruptan grubu iyi gözlemelerini ve topu kimin gerçekten istediğine karar vermelerini istedi. Öğrencilerden fazla hareket kullanmamaları, odaklandıkları şeye yönelmeleri ve dikkatlerini sadece onun üzerinde toplamaları istendi. Fazladan hareket kullanmanın konsantrasyonsuzluğun bir işareti olduğunu ifade etti. Konsantrasyon becerisinin de sadece birlikte çalışarak gelişebileceğini söyledi. Anne bu aksiyonun, oyunda Kraliçe Elizabeth için geçerli olduğunu, taca ulaşmak istediğini ama önünde engelin, III. Richard’ın olduğunu anlattı. III. Richard’ın tahta çıkmayı katil olacak kadar istediği, oyun boyunca bu yönelimi sade veya grotesk fiziksel aksiyonlarla koruduğunu anlattılar.

III. Richard:

Johnny, öğrencilerden sadece “yolda” yürümelerini ve nasıl yürüdüklerini analiz etmelerini istedi. Örneğin, eller veya kollar gergin mi, topuktan mı yürüyorsunuz, yoksa parmak ucuna doğru mu? vb. Sonra çevrelerindeki insanlarla göz kontağı kurmalarını, bir reaksiyon oluşmasına (örn. öfke, merak, şaşkınlık gibi) izin vermelerini istedi. Sonra “peki sizce Richard, topal bir adam nasıl yürür? Bırakın bedeniniz oynasın (let your body play)” diyerek III. Richard tiplemesine bağladı. Öğrenciler kendi “topallayarak yürüme”lerini keşfettiler. Sonra Johhny, öğrencilerden buldukları yürüyüşü korumalarını, sağ ve sol bacaklarının nasıl ilerlediğini analiz etmelerini ve akord etmelerini, soluk alış verişlerini ve içsel dengelerini oturtmalarını söyledikten sonra bu topalın bir kolunun da sakat olduğunu, ona çok ağrı verdiğini, omzunun bu nedenle çekme yaptığını söyleyerek öğrencileri yönlendirmeye devam etti. Sonra aksiyona yüklendi, “Kral olmaya çalışıyorsunuz ama şu halinize bir bakın. Dünyada her şeyden nefret ediyor ve yıkmak istiyorsunuz ve kimse sizi tutamaz.” Öğrenciler buna uygun yönelimler geliştirdiler. Sonra Johnny, III. Richard’ın oyunun açılış repliği olan “Now is the winter of our discontent” dizesinden “discontent” (tatminsizlik) sözcüğünü seçti ve öğrencilerden aksiyonlarını ve postürlerini bozmadan bu repliği tekrarlamalarını istedi. Sonra bu sözcüğü tükürür gibi, küfreder gibi, bağırarak söylemelerini istedi. Sonra herkesin durmasını ve aksiyonunu/postürünü korumasını istedi. Gözlerdeki enerjiyi kaybetmemenin çok önemli olduğunu ifade etti.

Kraliçe Margaret:

Benzer bir egzersizi Anne, III. Richard’daki Kraliçe Margaret karakteri üzerinden yaptırdı. Bir önceki egzersiz devam ederken, salonda rahatça görülebilir birkaç noktaya üzerinde Margaret’in Richard’ı lanetlemek için kullandığı 4 sözcüğün yazıldığı afişler astı. Bu sözler şunlardı: “Bottled Spider”, “Bunch-backed Toad”, “Rooting Hog” ve “Murderous Villain”. Anne, egzersize başlamadan önce Margaret karaterini ve dramaturjisini kısaca anlattı: Richard onun kocasını ve oğlunu öldürmüştür. Ona gücünü veren, elindeki her şeyi almıştır. Sonra öğrencilere şöyle dedi: “Şimdi gözlerinizi kapatın ve düşünün. Son derece güçlü bir Kraliçe sizce nasıl durur, nasıl nefes alır? Görevleriniz nelerdir, sizden beklenenler nelerdir, bunları hissedin. Sonra, birden her şey değişir. Hakkınızda söylentiler çıkar, insanlar sizin ardınızdan fısıldaşırlar. Peki, bu koşulda nasıl bir Kraliçe olursunuz?” Oyunda Margaret sık sık insanları lanetliyor. “Bir Kraliçe olarak binlerce kişiyi nasıl lanetlersiniz?” Sonra Anne, öğrencilere Kraliçe Margaret’in kullandığı lanetleme sözcüklerini paylaştırdı ve herkesin denemesini istedi. Öğrenciler denediler. Anne, öğrencilere şöyle uyarılarda bulundu: “Margaret çok kudretli bir kişi, unutmayın, soap opera karakteri değil”. İç aksiyonunuz, öfkeniz çok güçlü olmalı ama bunu dışarıya “çok ufak” jest ve mimiklerle yansıtmalısınız. Öfkenizi sözcükleri ona göre vurgulayarak vermelisiniz. Sakin olmalı ama çok güçlü lanetlemelisiniz. Bu egzersiz dört gruba ayrılarak bir süre tekrarlandı.

Hızlı tablo/mizansen oluşturma:

Öğrenciler sahneye dağıldılar ve tüm alanı “canlandırarak” yürümeye başladılar. Johnny öğrencilerden, kendi aralarında anlaşarak, 4-5’er kişilik hızla gruplar kurmalarını ve kendilerine söylenen mizanseni/tabloyu oluşturmalarını istedi. Bunu yaparken, uyardı ve kendi aralarında konuşmamalarını ve sadece söyleneni yapmalarını ve seyirciye oynamamaları söyledi. Sonra çeşitli durumlar söyleyerek öğrencilerin bunu hemen kurmaları istedi. Korku filmi izliyorsunuz, büyük bir olaya şaşkınlıkla bakıyorsunuz, köpek ve köpek kulübesi kuruyorsunuz. Peki, nasıl bir köpeksiniz, pahalı, huysuz, vb. Bu egzersiz III. Richard’a bağlandı ve öğrencilerden hırçın bir Kralın oturduğu bir taht kurmaları istendi.

Bu arada Anne, öğrencilere, fiziksel olarak bir “desteğin” nasıl kurulacağını anlattı. Öğrenciler taht kurmak için yerde masa pozisyonu aldılar. Anne, güvenli bir postürün nasıl olması, bu destek üstüne çıkanın nereye basması gerektiğini örnekleyerek anlattı ve altında destek olmayan (kol ve bacaklar) bölgeye basılmaması gerektiğini söyledi.

Kısa sahneleme/film:

Atölyenin sonunda, atölye içinde yapılan tüm egzersizlerin birleştirildiği yaklaşık 2 dakikalık kısa bir sahneleme hazırlandı ve bu videoya çekildi. Bu kaydın, Richard’s Rampage’ın web sitesinde yayınlanacağı söylendi.

Öğrenciler 2 gruba ayrıldılar. Johnny, bir grup öğrenciyle taca ulaşma isteği ve taht kurma egzersizi yaptı, bir kız öğrenci III. Richard oldu. Anne ise diğer grupla, Richard’ı lanetleyen Saray Erkanı’nı çalıştırdı. Sonra tüm grup toplandı. Anne ve Johnny, sahnelemenin temel fiziksel yönelimlerini gösterdiler: Richard taca ulaşmak ister ama erişemez, sonra yandaşlarının desteğiyle tahta çıkar, Saray Erkanı onu lanetler, Richard muhaliflerini öldürür, iktidarını kurar, kameraya yaklaşır ve şöyle der: “Now is the winter of our discontent”.

Atölye sonunda öğrenciler, kısa filmi izlediler, hatıra fotoğrafı çektirdiler ve akşamki oyun için biletlerini aldılar.


* Anne Langford: Richard’s Rampage Proje Yöneticisi, Oyuncu/Kolaylaştırıcı.

Anne, bir sahneye koyucu, oyuncu ve yaratıcı eğitim uygulamacısı olarak son derece deneyimli bir kişidir. Küçük turne gruplarından The Old Vic ve The Almeida gibi büyük kumpanyalara kadar çok farklı topluluğun etkinliklerinde görev almıştır. Likely Story Theatre’ın kurucu üyesidir ve Tower Hamlets’teki William Davis İlkokulu’nun yöneticisidir.

Jonny Dixon: Richard’s Rampage Oyuncu/Kolaylaştırıcı

Jonny, Lecoq eğitimi almış, 16 yıllık deneyime sahip bir oyuncudur. Şimdiye kadar birçok yeni yazım ve fiziksel tiyatro tekniklerinin uygulandığı çalışmanın yanı sıra klasik metinler ve uyarlamalar üzerine yoğunlaşmış çalışmalar içinde de yer almıştır. Son dönemde Little Angel Theatre, Traverse, Welsh National Opera ve Avrupa’nın diğer birçok tiyatro grubuyla işbirliği için Royal Shakespeare Company (RSC) için çalışmaktadır.

Bkz: http://www.richardsrampage.com/on-stage/



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Okuyucu Yorumları

“Kevin Spacey Foundation’dan Liseli Tiyatroculara Atölye” yazısına bir yorum var.

  1. ilker yasin keskin dedi ki:

    3. Richard’ı kısaltarak oynadıkları bölüm önemli bir çalışma metodu. Özellikle gençler ile klasikleri sahnelemek isteyen eğitmenler için örnek bir çalışma biçimi.
    Selam Sana Shakespeare’i çalışırken R&Juliet’i bir anlatıcı eşliğinde hızlı geçişli tablolar ile dramatik bir etki yaratacak şekilde, 30 dakika içerisinde sahnelemiştik. Pek de güzel ve geliştirici bir çalışma olmuştu.
    Ama oyunumuzun bir saat 15 dk’yi geçmemesi gerektiğini düşünmüş ve o sahnelemeden sadece balkon sahnesini seçmiştik. Yine de o çalışmayı bir kenara not etmeyi ihmal etmedik.
    Önümüzdeki dönem klasikler ve gençler konulu bir panelde benzer bir çalışmanın sunumu sergilenebilir.

Yorum


işlemi tamamlayınız: