500 Yıllık ‘Özgürlük Dansı’ İstanbul’da

Brezilya’da kölelerin elleri zincirliyken kendilerini savunmak için geliştirdikleri tekmeye ve akrobasiye dayalı dövüş sanatı capoeira (kapueyra) İstanbullularla buluşacak. Gösteri grubu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’nin davetiyle 9, 10 ve 11 Aralık’ta sanatseverlerle buluşacak.

Bazılarına göre bir savunma sanatı, bazılarına göre ise sadece bir dans olsa da Brezilyalı köleler için özgürlüğe giden yol olan ”capoeira”nın dünyaca ünlü hocası Mestre Baixinho ve 8 profesör İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’ye bağlı Gösteri Sanatları Merkezi’nin davetiyle İstanbullularla bir araya gelecek.

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek atölye çalışmalarına capoeira eğitmenleri Prof. Napoleao (Emilio De Chiara), Prof. Desengoçado, Prof. Marcolino, Prof. Montanha, Prof. Rocco, Prof. Alongado, Prof. Tittina, Prof. Mila katılıyor.

Grubun tüm gösterileri ve atölye çalışmaları, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde 9, 10 ve 11 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek.

Felsefesi, geleneksel kuralları, orkestrası, enstrümanları, ritim ve şarkıları ile capoeiraya ait tüm ritüellerin sergileneceği açılış programı 1 saat sürecek.

-”İstanbul muhteşem bir kent”-

AA muhabirine gösterileri hakkında bilgi veren Brezilyalı capoeira eğitmeni Mestre Baixinho, capoeiranın kelime olarak, ”büyük ormanlardaki küçük ağaçsız alan” anlamına geldiğini ve kökeninin Orta Amerika’ya dayandığını belirtti.

Brezilya’da yaşayan Afrika asıllı kölelerin, kendilerini savunmak için geliştirdikleri bu saldırı kökenli sporun, bugün Brezilya başta olmak üzere çok değişik ülkelerde yapıldığını dile getiren Baixinho, capoeiranın sadece bir dans veya gösteri olmadığını, savaş, savunma, özgürlük gibi birçok düşünceyi barındıran bir sanat olduğunu anlattı.

Grup olarak dünyanın çok değişik ülkelerinde gösterilerini sergilediklerini kaydeden Baixinho, Türkiye’de de ilk performanslarını yapacaklarını söyledi.

Baixinho, İstanbul’daki gösterilerinde 20’den fazla kişiyle sanatlarını sergileyeceklerini söyleyerek, kişi sayısının gösterilerine göre değiştiğini belirtti.

Gösterileriyle insanlara capoeiranın özgürlüğünü hissettirmeye çalışacaklarını kaydeden Baixinho, atölye çalışmalarına vatandaşların da katılabileceğini kaydetti.

İstanbul’un, ziyaret ettiği birçok şehirden daha güzel ve dost canlısı bir kent olduğunu dile getiren Baixinho, buranın muhteşem bir kent olduğunu, insanlarının misafirperver ve cömertlik özelliklerinin Brezilyalılara benzediğini söyledi.

-Capoeira nedir-

Capoeira, Brezilyalı kölelerin, 16. yüzyılda ortaya çıkardıkları, savaş sanatı, spor ve müzik içeren bir gösteri sanatı olarak tanımlanıyor.

Capoeira, roda adı verilen insanlardan oluşan bir çember ya da yuvarlak daire ya da yarım daire içerisinde iki kişi ile belli stillerde ve ritimlerde oynanan, jogo adı da verilen bir oyun.

Oyun, müzik eşliğinde, saldırı ve savunma kavramları temel alınarak oynanıyor. Oyunda rakipler birbirlerine ağırlıklı olarak zihinsel ve bunun yanında fiziksel üstünlük sağlamaya çalışılıyor.

Capoeira, angola ve regional adı verilen iki temel stil halinde oynanan bir oyundur. Her iki stilde de kurallar, oyunun anlamı ve amacının bilinmesi, uygulamaktan çok daha önemlidir.

Capoeiranın amacı, felsefesi, geleneksel kuralları, orkestrası, enstrüman, ritim ve şarkıları, oyunu ile bir bütündür. Capoeira’da kurallar gelenekseldir ve çok önemlidir.

Capoeira’nın felsefesinde, oyuncular, beden ve yüz ifadeleriyle iletişim kurmaya çalışıyor. Beden ifadesi, Capoeira disiplinin barındırdığı temel hareketlerle geliştiriliyor ve hayvan devinimlerine doğru yol alıyor, böylece oyuncu bedeninin özgür kalmasını sağlıyor.

Hareketin, iki oyuncu arasındaki tek iletişim aracı olduğu bu sanatta, oyuncular, bedenlerinin tümünü kullanarak, yüz ifadelerinden, göz temasını hiç kaybetmeden bu enerjiyi tüm bedenlerine aktarıyor.

Her hareketin içindeki iletişimi, soru cevapla geliştirip bir diyalog kurmaya başlayan oyuncular, hareketlerle gelişen bu ”soru-cevap” ile oyuncu hareketin reflex-otomatizminin farkına varıyor.

Zaman