Çocuk Oyuncular İçin Rapor

Türkiye’deki çocuk oyuncuların çalışma koşulları uluslararası standartların altında.

Reklam, dizi, sinema ve tiyatroda çalışan çocukların, çalışma koşullarının değerlendirildiği ”Sanatsal ve Kültürel Aktivitelerde Çalışan Çocuklar Pilot Araştırma Projesi Raporu”nda Türkiye’deki çocuk oyuncuların çalışma koşullarının uluslararası standartların altında olduğu belirtildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNİCEF) desteklediği Serap Güre Şenalp ile Doç Dr. İbrahim Diken’in hazırladığı ”Sanatsal ve Kültürel Aktivitelerde Çalışan Çocuklar Pilot Araştırma Projesi”ne ilişkin hazırlanan rapor düzenlenen konferansta ele alındı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Ali Kemal Sayın, Asgari Yaş Sözleşmesi’nde çocuk işçiliğinin kaldırılmasının öngörüldüğünü ancak bu sözleşmenin 8. maddesinde çocukların sanatsal faaliyetlerde çalışmasının belli kurallara bağlandığını hatırlattı.

Fiili bir durumun kanuni eksikliğiyle karşı karşıya olunduğunu belirten Sayın, ”Çocuk çalıştıran iş verenlerin ayrı sorumluluklar getirilmesi ve yaptırımlar uygulanması gerekir. Bakanlığın izin mekanizması olarak yürütülmesini doğru bulmuyorum. Uygulanabilir ve her yönüyle düşünülmüş bir çalışma yapılması gerekiyor” dedi.

ILO Türkiye Ofisi Direktörü Ümit Deniz Efendioğlu da dünyada yüz milyondan fazla çocuğun çocuk işçiliğine maruz kaldığını belirterek Türkiye’de 1-17 yaş arasında çalışan çocuk sayısının 1994 yılında yüzde 15 iken, 2006 yılında yüzde 5,9’a düştüğünü söyledi.

Efendioğlu, ”Çocuk işçiliğinin en görünen biçimi televizyondaki oyunculardır. İLO olarak çocuk oyuncuların çalışma durumlarını iyileştirilmesi için çağrıda bulunuyoruz” dedi.

UNİCEF Türkiye Temsilcisi Ayman Abulaban da çocukların sanatsal faaliyetlerde bulunmasının faydaları olduğu kadar sakıncılarının da söz konusu olduğunu kaydetti.

Reklamlarda, dizilerde oynayan çocukların haklarını korumak için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Abulaban, ”Eğlence sektörü çocuk haklarını korumadan yoksun. Bu çocuklar yaşlarına uygun olmayan davranışlara maruz kalıyorlar. Yasalardaki boşluğu doldurmak gerekiyor. Aslında yasalar sektörün kendi denetiminin yerini tutamaz” diye konuştu.

Sektördeki her bireye kendi hakkına sahip çıkmaya çağıran Kast Ajansları Derneği Temsilcisi Müge Ulusoy, çocukların haklarını da ebeveynlerin koruması gerektiğini vurguladı.

”Derneğimiz, sektörümde çalışan çocuklarla ilgili yaşanan olumsuz koşulların en büyük sebebinin ailelerin maddi imkansızlıklar nedeniyle yapım şirketlerine verdikleri tavizler olarak görmektedir. Bize göre en büyük sorun yayıncı ile yapımcı arasındaki ağır mali ve hukuki sözleşmedir. ÇÖzüm ise öncelikle ulusal yayın yapan tüm kuruluşların bu konuda etik hassas davranmaya davet ediyoruz” dedi.

Oyuncular Sendikası Genel Sekreteri Şebnem Sönmez ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, sendikalar ve ilgili tüm kuruluşların yer alacağı bir komisyonun kurulmasını önerdi.

Oyunun meslek haline geldiğinde çocukların belirli kurallarla sınırlandırıldığını dile getiren Sönmez, ”Hepimiz ‘bir yaş küçük olana borcum var’ düşüncesiyle yaşamak zorundayız” diye konuştu.

”Yasal düzenlemeler yetersiz”

Pilot düzeyde yapılan araştırmanın ön bulgularını kapsayan rapor, kültürel ve sanatsal faaliyetlerde çalışan çocuklara ilişkin kapsamlı bir durum saptamasında bulunuyor. Saha çalışmaları ve görüşmeler neticesinde hazırlanan raporda şu bilgiler yer aldı:

”Gerçekleştirilen saha çalışmaları/gözlemleri ve ilgili paydaşlarla yapılan görüşmeler ülkemizde çocuk oyuncuların çalışma koşullarının çalışma öncesi, anında ve sonrasında uluslararası standartların altında olduğu izlenimi vermiştir.

Bu konularda yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığı da görülürken, özellikle çoğu zaman sözleşme yapılmadığı, yapılan sözleşmelere uyulmadığı, çalışma (çekim) zaman ve koşullarının gelişim düzeylerine ve durumlarına bakılmadan ayarlandığı ve yetersiz olduğu gözlemlenmiş ve görüşme yapılan kişiler tarafından ifade edilmiştir.

Çocuk oyunculuğunun çocuğun psiko-sosyal ve akademik yaşamına hem olumlu hem de olumsuz etkilerinin olabileceği görülmektedir. Çocuk oyunculuğunun çocuk ve aile hakları, çocuk oyuncuların çalışma koşulları ve gelişim özellikleri göz önüne alınarak oyunculuk yapmaları bu bağlamda olumlu etkileri yaratabilecekken, bunların göz ardı edilmesi çocukların psiko-sosyal ve akademik gelişimleri üzerinde oldukça olumsuz etkiler yaratabilecektir.”

Yorum


işlemi tamamlayınız: