Dolmayan Bir Boşluk

Dikmen Gürün

Talimhane Tiyatrosu’nun geçen sezon sonunda çok kısa bir süre oynayan oyunlarından biri Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince, Ama Şimdi İyi kısa bir süre için İKSV Salon’da oynadı. Şimdi de turneye çıkmaya hazırlanıyor. Bu gezginliğin başlıca nedeni altı yıl önce Mehmet Ergen’in canını dişine takarak bir garajdan bir tiyatroya dönüştürdüğü ve bu işi yaptığı günden beri de başını türlü dertten alamadığı Talimhane’deki tiyatronun artık hayatımızda olmayacak olması. Şu ya da bu nedenle, Mehmet Ergen ve ekibi havlu attılar. Daha doğrusu buna mecbur bırakıldılar.

Seks Köleliği

Lucy Kirkwood günümüzün genç, politik İngiliz yazarları arasında yer alıyor. Tiyatronun, içinde yaşadığımız her tür şiddete tepki göstermek için güçlü bir zemin oluşturduğu gerçeğini o da vurguluyor. Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince, Ama Şimdi İyi seks kölesi kadınlar üzerine odaklanan bir oyun. Kirkwood’un diğer oyunlarını okumadım, ama bu yapıtından gördüğüm kadarıyla, İngiliz tiyatrosunda bir önceki kuşakta esen, bugün hâlâ esmekte olan sert rüzgârlardan uzak duruyor. Dili, kanımca bir önceki kuşağın temsilcileri denli vurucu değil. Sanki daha dar bir pencereden bakıyor kapsama alanı çok derin bir olaya. İnsan ticaretini, fuhşu, kadına uygulanan şiddeti bir buzdağının en uç noktasına dokunuşlarla dile getirmeyi amaçlıyor.

Bu açıdan; duygusal, küçük bir öykü ile bazı mesajlar veriyor. Olayın sosyal köklerine değinmiyor. Seks kölesi haline getirilmiş olan bir genç kadının; Dijana’nın saflığını, çaresizliğini ve de tükenmesine izin vermediği umutlarını onun ağzından dile getiriyor. Hemen söylemek gerekir ki Esra Bezen Bilgin’in Dijana’sı seyirciyi ilk andan itibaren avucunun içine alıyor. Metin kanımca o denli güçlü değil, ama Esra Bezen Bilgin oyunculuğuyla metne ivme kazandırıyor.

Seçil Honeywill’in Türkçeye çevirdiği ve uyarladığı oyunu Mehmet Ergen sahneye koymuş. Honeywill uyarlamada bize özgü çizgileri kaçırmamış. Deniz Altun da dramaturg olarak el vermiş uyarlamaya. Dijana İngiltere’de bir Hırvat, bizdeyse bir Ukraynalı. Sonuçta; insan tacirlerinin eline düşen, fuhşa zorlanan dünyada yaygın seks kölelerinden sadece biri Dijana…

Kırılma Noktası

Önce Bir Boşluk Oldu Kalp Gidince, Ama Şimdi İyi kalp nakli geçiren küçük bir kızın sözleri… Bir yerde okumuş Dijana ve benimsemiş, özümsemiş bu sözleri. Oyun boyunca da hep içine düştüğü boşluğu doldurmaya çalışıyor tıpkı o küçük gibi. Zaman zaman gülümsüyor insan oyunu izlerken ama genelde buruk bir öykü. Belki akılsız ama aklına güvenen, belki çaresiz ama sürekli çareler üretmeye çalışan, ezik ama ezikliği kabul etmeyen bir genç kadının içinde debelendiği daracık dünyada ya da hücrede, hep kendi düşlediği güzelliklerle yaşamaya çalışması. Hayata sarılmak için umudun tükenmemesi gerektiğine kendini inandırması…

Oyun, yan yana üç ayrı mekânda geçiyor. İşini yaptığı, müşterileriyle yatıp kalktığı, üstünde bitmeyecek borçlarının hesabını tuttuğu yatak. Bir hücrede kendi gibi bir tutuklu kadınla (Güliz Gençoğlu) paylaştığı yatak ve de ucuz ama süslü çift kişilik bir yatak. Dijana’nın hayatını özetleyen bir semboldür sanki yatak, bu üç yatak. Yataklar üstünde ileri sarar, geri gider yaşam ve de kırılma noktası çocuğunu düşürdüğü o süslü püslü yatak odasının kapısının dışarıdan üstüne kilitlendiği noktadır sanki…

Kadına şiddet ve bu şiddetin açılımları tüm sanatlarda ve bu bağlamda tiyatroda da çok yönlü ele alınması gereken bir konu. Sosyal yapı içerisinde ikinci sınıf vatandaşlığa itilerek geniş yapısı kurulan ve bunun parametreleri olarak yayılan şiddet, aşağılama, taciz gibi durumlar yasalarla düzelebilecek mi? Sonuç yine eğitime geliyor, kilitleniyor. Çünkü bu olgunun yerleşmesi toplumumuza genelde hâkim olan erkek yapısındaki içgüdüsel tortunun temizlenmesi ve kadının konumunun özümsenmesiyle mümkündür.

Cumhuriyet



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: