Genç Werther Acılarını Dansla Hafifletiyor

İstanbul Devlet Opera ve Balesi bu akşam Goethe’nin hayatını değiştiren eser ‘Genç Werther’in Acıları’nı sahneye taşıyor. Fransız koreograf Yannick Bouquin tarafından sahneye konacak bale gösterisi, romantik besteci Chopin’in 28 farklı piyano parçası üzerine hazırlandı. Zamanında sokaktaki gençlerin kıyafetinden ruh haline kadar her şeyi etkileyen Goethe’nin bu eseri, bale sahnesinde de dönemine uygun olarak 18. yüzyılda geçiyor.

Eseri Chopin’in 28 piyano parçasıyla sahneye koyuyorsunuz. Size göre hem teknik hem de duygusal açıdan Chopin ve eserin bağı nasıl?
– Chopin’in renkli repertuvarı, kitabı okurken kurgulamayı düşündüğüm balenin gerçeklik kazanmasına ön ayak oldu. Onun müziği bana yol gösterdi, hikâyeyi koreografik açıdan oluşturmama yardımcı oldu. Chopin etüdleri ve valsleriyle oradaydı. Bana sadece onu dinleyip bu güçlü aşk hikâyesini dansa dönüştürmek kalmıştı. Yaratmak istediğim tüm duygusal anları, hüzünleri, mutluluğu, acıyı kısacası Werther’e dair vurgulamak istediğim her şey konusunda Chopin yardımcı oldu.

Bu hikâye Chopin olmasaydı da anlatılabilir miydi başka besteciyle?
– Elbette anlatılabilirdi ama kesinlikle başka bir şekilde. Farklı bir besteci ben, kesinlikle başka bir kurguya yöneltirdi.

Daha önce bu eseri Türkiye ya da başka bir ülkede sahnelemiş miydiniz?
– Eser olarak değil ama ‘Ballade pas de deux’ için koreografisini yaptım. Ama iki perdelik bir eser olarak ilk kez İstanbul’da sahneleyeceğiz.

Hazırlık aşamasında sizin için hangi noktalar önemliydi?
– Werther’i baleye uyarlama fikri birkaç yıldır aklımdaydı. Ama bir türlü ilgilenemiyordum. Sonunda İzmir Devlet Opera ve Bale sanatçısı asistanım Siner Gönenç beni ikna etti. Demin bahsettiğim ‘Ballade pas de deux’ için kısa bir bölüm hazırladım. İDOB Başkoreografı Ayfer Zeren eseri iki perdeye taşımamız için ısrar edince çalışmalara başladık. ‘Genç Werther’in Acıları’ benim ilk koreografim, zorlu bir süreç olacağını düşünüyordum. Ama yıllardır ders verirken kullandığım stil, koordinasyon ve müzikalitenin benim bu dünyaya girişimdeki en önemli anahtar olacağını fark etmem çok yardımcı oldu. Eserde hikâyenin iyi anlatılıyor olması, Werther’in içinde bulunduğu duygusal yoğunluk ve karakterlerin doğru tasviri en önemli noktalardı. Ve itiraf etmek gerekirse şu andaki haliyle koreografisini yaptığım Werther karakteri, benim dansçılık kariyerimde varolmuş olsaydı, gerçekten dans etmek isteyebileceğim bir rol olurdu.

Eserler Süreyya Operası’na taşındığından beri canlı müzikle bale izleyemiyorduk. Bu durum sizin eserinizle değişiyor. Özellikle siz mi istediniz bunu?
– Ben eseri zaten bir piyanist eşliğinde sahnelenecek şekilde tasarlamıştım. Durum böyle olunca İDOB Başkoreografı Ayfer Zeren için canlı müzik eşliğinde bale eseri sahneleme fırsatı doğdu. Bu konuda pek sıkıntımız olmadı ama piyanist bulurken çok zorlandık. Chopin’in repertuvarından oluşturduğum bölümleri yorumlayacak kimseyi bulamıyorduk. Danıştığımız sanatçılar “Yaptığınız repertuvar çok ağır, verdiğiniz sürede hazırlanmak çok zor” cevabını verdi. Sonunda İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin misafir sanatçısı Yelena Sekalyova teklifimizi kabul etti. Sayesinde eseri canlı müzikle izleyebileceğiz.

ESERDE NELER OLUYOR

Genç Werther, Charlotte’a duyduğu karşılıksız aşkın çaresizliği içinde acı çekmektedir. Yakın arkadaşı Wilhelm dışında kimseyle paylaşamadığı bu sır, giderek daha kötü bir tutku ve acıya dönüşür. Charlotte, Albert ile evlidir. Evliliklerinden kısa bir süre önce ölmüş olan annesinin onlara vasiyet ettiği üzere Charlotte ve 6 kardeşi Albert’in bahçeli evine yerleşmiştir. Werther, ona her ne kadar dayanılmaz acılar verse de zaman zaman bu genç çifti ziyaret eder. Charlotte’la kitaplar üzerine uzun uzun sohbet ederler. Bu işin bir sonu olmadığını bilen Werther, şehri terk eder. Aylar sonra döndüğünde Charlotte ve Albert’in evlerinde verdiği büyük partiye katılır. Sonunda bir yolunu bulup Charlotte’a aşkını itiraf edip öper. Kadın ne yapacağını şaşırmış bir şekilde koşarak uzaklaşır… Kahramanımızın asıl acılı günleriyse bundan sonra başlar…

HEM GOETHE’NİN HEM DE HALKIN HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Genç Werther’in Acıları, Johann Wolfgang von Goethe tarafından 1774 yılında ve iki haftada yazılmış mektup romandır. Goethe, bu romanı yazdığında henüz 25 yaşındaydı. “Bir kitap okudum, hayatım değişti” sözü gibi, bir kitap yazmış ve hayatı değişmişti. Romanın piyasaya çıkmasının ardından hem pek çok intihar vakası ile karşılaşılmış hem de Almanya sokakları bir ‘Werther salgınına’ uğrayarak ortalığı mavi ceket, sarı pantolon giyen duygulu gençler istila etmişti.

Eser, ‘Fırtına ve Coşku’ döneminin kilit romanı olarak görülüyor. Roman, eski zamanlar için çok yüksek baskı sayısı görmüş ve sözde okuma bağımlılığının öncüsü olmuştu. Kitabın böylesine bir dünya başarısını elde edeceğini Goethe de tahmin edememişti. Aynı zamanda Werther hayranlığının, bilinen olayları belgelemesi için, eskiden Charlotte Buff’un Wetzlar’deki evi olan bugünkü Lotte evinde, Werther’in kayda değer ilk baskılarının yanı sıra parodileri, benzetmeleri, polemik yazıları ve birçok dilde çevirileri de sergilenmişti. Fakat romanın başarısı, salt bir moda oluşumundan daha fazlasını oluşturmuştu. Goethe ise sözlerine şunları eklemişti: “Romanın etkisi büyük, hatta muazzam ve doğru zamana denk geldiği için de fevkalade olmuştur.”

İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneye konan ‘Genç Werther’in Acıları’ adlı bale gösterisini 24-27-29 Aralık ve 3-17-19-21 Ocak’ta Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde izleyebilirsiniz.
Tel: 0216 346 15 31.

Eser J. Wolfgang von Goethe
Koreografi Yannick Bouguin
Libretto ve Sahneye Koyan Yannick Bouguin & Siner Gönenç
Piyanist Yelena Şekalyova
Dekor&Kostüm
İsmail Dede
Dansçılar Melih Mertel, Erhan Güzel, Deniz Zirek, Zuhal Balkan, Barış Adikti, Egemen Kement.

Hürriyet