Arka Bahçenin Tüm Otlarına Çağrı

(Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği’nin İçişleri Bakanı Şahin’e yönelik hazırlamış olduğu basın açıklamasını yayınlıyoruz.)

LAMBDAİSTANBUL’UN ARKA BAHÇENİN TÜM OTLARINA ÇAĞRISIDIR!

Basına ve kamuoyuna;

İçişleri bakanı İdris Naim Şahin, 26 Aralık 2011’de Afyonkarahisar’da yaptığı konuşmasında “terörü besleyen bir arka bahçe” tasvir ederek, sözleriyle sivil toplum kuruluşlarını, dernekleri, üniversiteleri, akademisyenleri, sanatçıları, basın mensuplarını, öğrencileri, terörle mücadele adı altında sürdürülen haksız tutuklamaların hedefi haline getirmiştir.Bu kesimlerin; yaptıkları resimler, söyledikleri şarkılar, yazdıkları makaleler, şiirler ve fıkralarla teröre destek verdiğini ve hatta terörle mücadele eden kolluk kuvvetlerini sanatının nesnesi yaparak demoralize etmeye çalıştığını söyledi.

Peki; terörle mücadele adı altında her türlü haksızlığı ve hukuksuzluğu kendine düstur edinen iktidarın karartmakta olduğu yaşamlardan ötürü kaygı duyan, demoralize olan ve her gün biraz daha susturulmaya çalışılan bizlere bu gidişatın hesabını kim verecek?

Bakan Şahin’in “hayatın ta kendisidir” diye tanımladığı devletin ne demek olduğunu biz arka bahçedekiler çok iyi biliyoruz. Devletin, yaşamın biricikliği, hayatın renkliliği ve varoluşun çeşitliliğiyle taban tabana zıt olduğunu ve dolayısıyla devletin hayatın her alanında yalnızca şiddetin diliyle somutlaşabildiğinin farkındayız:

“Hayatın ta kendisi” olan devletin, Şırnak Uludere’de, üzerlerine F-16 savaş uçaklarıyla bomba yağdırarak katlettiği gencecik hayatların hesabını kim verecek? “Psikolojik terör var, bilimsel terör var” diyen Sayın Bakan, peki bu terörün adını da koyabiliyor musunuz?

Sözde, vatandaşın can güvenliğinden sorumlu olması vasfıyla kendisine mecliste bir koltuk edinmiş olan İçişleri Bakanı, bugün bu toplumun azımsanamayacak çoğunluğuna hakaret etmekte ve onları nefretin hedefi haline getirerek, zaten güvenliğini sağlamadığı canları daha da güvensiz kılmaktadır.

“Çok özür dileyerek” adını zikrettiği eşcinselliği, “namussuzluk, ahlaksızlık, gayrıinsani durum” olarak niteleyerek LGBT katillerinin sırtını sıvazlayan İdris Naim Şahin; trans bireylerin linç edildiği, polisler tarafından işkence ve kötü muameleye tabi tutulduğu, LGBT bireylerin nefret cinayetleri sonucu öldürüldüğü ve adaletin katiller ve işkencecilerin şemsiyesi olduğu bir ülkenin İçişleri Bakanı olması ne yazık ki şaşırtıcı değil.

Dolayısıyla bizler savaşa karşı kardeşlik türküleri söyleyen, özgürlüğe, demokrasiye olan inancımızı resimlerimizle, şiirlerimizle ifade eden;  savaş, katliam ve darbeler toplumsal hafızasına kazınmış bir ülkenin arka bahçe sakinleri olarak, son dönemde sistematik bir şekilde artan haksız tutuklamalara, gözaltılara, demokratikleştirme ilüzyonu altında sertçe yürütülen imha, baskı ve yıldırma politikalarına karşı daha fazla “sakin” ve sessiz kalamıyoruz!

Evet Sayın Şahin, “Kim kimi yiyebilirse; kimin ağzı, kimin dişleri kuvvetliyse devlet o.” İşte bu yüzden, biz bu devletin arka bahçelerine sığındık. Yiğitliğin ve dokunulmaz TBMM kürsüsünün özgürlük olarak algılandığı; barış çağrılarımızın savaş, demokrasi isteğimizin zulüm, insan hakları taleplerimizin tuzak, sevgimizin kin ve nefret olarak tersten okunduğu bir ülkenin; biz ancak namussuz, ahlaksız ve gayrıinsani olarak tarif ettiğiniz arka bahçelerinde yeşerebiliriz. Sizin bahsettiğiniz ahlaktan, sizin namus ve insanlığa atfettiğiniz değerlerden bizim anladığımız, Türkiye’de birçok arkadaşımızın hayatını kaybettiği, baskı ve şiddete maruz bırakıldığı, mağdur edildiği bir siyasi ve sosyal kırımdan başka bir şey değildir.

Bizler bu devletin astronomik maaşlı milletvekili ve bakanlarının yayıla yayıla oturduğu deri koltuklu salonlarında söz sahibi olmayanlar, bizler bu devletin savaşı, ayrımcılığı ve işkenceyi besleyen mutfağında aç kalanlar; bizler maydanozlar, tereler, ayrık otları; bizler arka bahçenin artık sakin duramayan sakinleri olarak diyoruz ki:

Bakanın açıkça, Türkiye’de barıştan, kardeşlikten, özgürlükten, demokrasiden ve yaşamdan söz eden tüm muhalif kesimlere karşı tehdit içeren sözleri,  demokratik, laik, sosyal hukuk devleti tanımını, dolayısıyla Anayasa’yı hiçe saymasının yanında; sanatçılara, sözde din özgürlüğü olan bir ülkede var olmaya çalışan çeşitli inançlardan insanlara, heteronormatif toplumsallıkta zaten nefretin hedefi olan LGBT bireylere karşı hakaret niteliği de taşımaktadır!

Dolayısıyla,

Bakan Şahin’in beyanları, mecliste bulunduğu konumun niteliğiyle bir arada düşünülemeyeceğinden,

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakaret ettiği kesimlerden derhal özür dileyerek, koltuğunu terk etmelidir!

Hükümet, terörle mücadele adı altında yürüttüğü, Kürt halkına yönelik askeri ve siyasal imha operasyonlarını derhal durdurmalı, haksız gözaltılara ve tutuklamalara son vermeli; insanca düşüncelerinden ötürü hukuksuzca hücrelere hapsettiği siyasetçileri, gazetecileri, akademisyenleri, sanatçıları ve öğrencileri fikren ve fiziken özgür bırakmalıdır!

Bizler tüm bu haksızlıklara karşı sözünü söylemek üzere burda bulunan ve

bu baskı ve şiddet ortamında bile yeşermekte olan arka bahçenin otları olarak  SUSMAYACAĞIMIZI BİLDİRİYORUZ!

ARKA BAHÇENİN TÜM OTLARI,

BİRLEŞİN!

Yorum


işlemi tamamlayınız: