Pina’nın Mirasçısı Tanbay’ın Konuğu

Pina Bausch’un asistanı ve başdansçısı Daphnis Kokkinos, Zeynep Tanbay Dans Projesi’nde düzenlediği workshop için İstanbul’daydı.

2000 yılından bu yana devletten bağımsız olarak sürekliliğini koruyan Zeynep Tanbay Dans Projesi, efsanevi dansçı Vladimir Malakhov ve William Forsythe’ın ardından dansın yine bir başka yıldız ismini, Daphnis Kokkinos’u ağırladı. 2009’da ölen Alman Dans Tiyatrosu akımının öncü ismi Pina Bausch’un en önemli dansçısı ve asistanı olan Kokkinos, Pina Bausch topluluğunun birkaç yıl yöneticiliğini yapan Koza Tamdoğan aracılığıyla gönüllü olarak geldiği İstanbul’da dört günlük bir workshop düzenledi.

Kapadokyalı bir anne babadan Girit’te dünyaya gelen ve dans hayatına burada başlayan Kokkinos, Atina’da aldığı klasik bale eğitiminin ardından Pina Bausch’la tanıştı. Dünyaca ünlü eseri ‘Cafe Müller’in turne programı sırasında koreografın ilgisini çeken Kokkinos, Bausch’un sanat yönetmenliğini sürdürdüğü Wuppertal Dans Tiyatrosu’na (Tanztheatre Wuppertal) kabul edilerek 20 yıl boyunca topluluğun en önemli dansçılarından biri oldu. Toplulukla birlikte dünyanın birçok ülkesini gezen, koreografın 25’e yakın eserinde rol alan Kokkinos, parlak tekniği ve kendine has karakteristiğiyle 38 yıllık topluluğun Rum asıllı tek dansçısı olarak tanındı.

Günlerce Pina’ya ağlamış

Pina Bausch’la bir koreograf–dansçı ilişkisinden çok daha özel bağlar kuran Kokkinos, Bausch’un farklı dans metotlarıyla kendi bedeninde her gün yeni keşifler yaşamış ve bu sanatsal mirası misyon olarak kendinden sonraki dansçılarla da paylaşmaya gönül vermiş bir dansçı. Bausch’un üretmek istediği eserlerle ilgili içsel temayı dansçılara anlatırken, hareket anlamında onlara tanıdığı özgürlük alanını, bir dansçının gelişimi için çok önemli buluyor Kokkinos. 17 farklı ülkeden dansçı barındıran topluluğun bu çeşitliliğe çok güzel bir zemin hazırladığının altını çizen Kokkinos, Bausch’un ani ölümüyle birlikte günlerce ağladığını ifade ediyor. Ancak Bausch’un öğretilerini daha geniş kitlelere aktarmak için kısa bir süre içinde toparlandığını ve toplulukla birlikte öncekinden de sıkı biçimde çalışmalarına sarıldıklarını vurgulayan Kokkinos, Dominique Mercy ve Robert Sturm’un artistik direktörlüğünde son derece yoğun birkaç yılı geride bırakmış olmanın mutluluğunu taşıyor.

Türkiye’ye bundan önce de 16 kez gelen ve bu toprakları ikinci vatanı olarak kabul eden Kokkinos, Zeynep Tanbay Projesi dansçılarının çok iyi yetişmiş, dinamik, yaratıcı ve uluslararası niteliklerde olduğunu belirtiyor. San Francisco-Ottowa-Almanya üzerinden yaptığı yolculuğun yorucu etkilerine rağmen her gün uzun saatler boyunca dansçılarla çalışan koreograf, dansçıların beden farkındalıklarını arttırmak ve kendilerine özgü vurguları ortaya çıkarmak amacıyla yaptığı koreografilerden de oldukça memnun. Son yıllarda her konuda bu denli atakta bulunan bir ülkenin, dans alanında da sayısız topluluğu barındırması gerektiğine dikkat çeken Kokkinos, her seferinde heyecanla geldiği İstanbul için “Yorgun Avrupa’dan çok daha dinamik bir ortam” tanımlamasını kullanıyor.

Topluluğun sanat yönetmeni Zeynep Tanbay, Kokkinos’un ziyaretiyle ilgili şunları söylüyor: “Zeynep Tanbay Dans Projesi, devletten bağımsız bir topluluk olarak 11 yıldan bu yana varlığını sürdürüyor. Bu süre zarfında gerek Türkiye’de, gerekse de dünyanın çeşitli yerlerinde yerli ve yabancı birçok eğitmen ve koreografla çalıştık. Dünyaca ünlü isimleri stüdyomuzda ağırladık. Hem topluluğumuzda çalışan dansçılar eğitim alma fırsatı yakaladılar hem de workshop’larla onları İstanbul’daki diğer dansçılarla bir araya getirme şansı sunduk. Türkiye’nin yeni koreograflara ihtiyacı var. Bu tip uluslararası işbirlikleri, genç koreograf adaylarının yetişmesine oldukça yararlı oluyor. Onlar da bu potansiyeli gördükleri için İstanbul’a gelmeyi çok arzu ediyorlar. Eskiden sanatçıları biz davet ederken, şu anda gelmek için onlar istekte bulunuyor. Daphnis Kokkinos da tekrar gelmek için can atıyor. Biz de topluluk olarak bu sinerjiyi sürdürmek için elimizden geleni yapacağız.”

Yeni yılda Wuppertal Dans Tiyatrosu’yla 10 farklı eserden oluşacak bir programla başta Almanya olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde temsiller verecek Daphnis Kokkinos, son derece mutlu olarak ayrıldığı ülkemizi en kısa zamanda yeniden ziyaret edeceğe benziyor.

Radikal

Yorum


işlemi tamamlayınız: