Vetiyatro’dan Yeni Oyun: Ölmüş Eşek

Eşekler eşit ve hür doğarlar. Sıpayken büyüye büyüye eşek olur, eşit olmayarak ve köle olarak ölürler. İçtimaî farklar yalnız saman ve ahır meselelerinde tesis edilebilir. Hiçbir uyuz eşek, Marsuvanın haberi olmadan zorla ahıra kapatılamaz. Keyfi anırtılar ve hariçten gazel okumak isteyenler cezalandırılır. Bunda eşek inadı gösterenler, eşek sudan gelene kadar ıslatılır.

17 Aralık Cumartesi Saat: 20.00 Prömiyer

27 Aralık salı Saat: 20.00

Yer: Nazım Hikmet Kültür Merkezi

Yazan Aziz Nesin

Yöneten Müge Saut

Oynayan Nevzat Süs

Karikatür Kemal Gönen

Fotoğraf Nâzım S. Fırat

Işık-Efekt Eser Tura-Ozan İzdeş

Şimdi biz burada bağırsak, çağırsak, yaşamakta olan insanlar bizim sesimizi duyarlar mı? Duymazlar… Çünkü biz ölüce bağırırız, ölüce konuşuruz. Yaşayanlar da ölü dilini anlamazlar. Dünyada yaşarken de böyle oluyor; birçok insan bağırıyor, çırpınıyor, ağlıyor, ama seslerini duyuramıyorlar. Çünkü böylelerinin yaşayıp yaşamadıkları belli değildir, bizden ayrımları yoktur. Nüfus sayımı, seçimlerde oy verme zamanı, referandum, vergi ödeme yükümü, askerlik gibi görevleri dışında insandan sayılmazlar şu ölüsü kandilli dünyada. “Sen de insan mısın?” diye sorunca, göğsünü gere gere, «Evet, insanım!» diyebilecek kaç kişi vardır? Herhangi bir şey olmanın koşulu var. İnsan olmanın koşulu da insan gibi, insanca yaşamaktır. Beni her gittiğim yerde, “Sen de insan mısın!” diye horladılar. Yaşadığım sürece bu soruya yanıt veremedim. Hiç durmadan yaşamaya çalışıp çabaladığımdan, insan olup olmadığımı düşünmeye de hiç zamanım olmamıştı. Çok şükür öldüm de, düşünmeye zaman bulabildim, işte şimdi bunu düşünüyorum: “Ben dünyadayken insan mıydım, değil miydim?…” Boyuna düşünüyorum, düşünüyorum, içinden çıkamıyorum, insan olsaydım, insan gibi, insanca yaşardım ve başkaları sesimi duyardı. Düşünüp duruyorum, bir türlü çözemiyorum bu sorunu.

Ölmüş Eşek

www.vetiyatro.com

bilgi@vetiyatro.com