Genco Erkal’dan “Ben Bertolt Brecht”

Dostlar Tiyatrosu yeni oyunu, “Ben Bertolt Brecht” adlı müzikli kabare ile “Şimdi Brecht Zamanı” diyor! Erkal’ın; Bertolt Brecht’ın şiir, şarkı ve öykülerinden uyarladığı yeni oyununda Genco Erkal ve Tülay Günal birlikte rol alıyor. Merakla beklenen “Ben Bertolt Brecht”in prömiyeri 17 Şubat’ta Muammer Karaca Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek.

Genco Erkal’ın çağımızın en büyük şair ve oyun yazarlarından biri olan Bertolt Brecht’in şiir, şarkı ve öykülerinden uyarladığı kabare oyunu; izleyiciyi, Kurt Weill, Hans Eissler, Paul Dessau ve Sarper Özsan’ın müzikleri eşliğinde dünyanın düzeni, kadının konumu ve savaş gibi konularda eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. Provaları 4 aydır devam eden, Tülay Günal ve Genco Erkal’ın rol aldıkları müzikli kabare, piyanist Yiğit Özatalay’ın canlı performansı eşliğinde sahneleniyor.

Sahne tasarımını Ali Yenel, giysilerini Özlem Kaya, ışık tasarımını Yüksel Aymaz’ın üstlendiği oyunun koreografisini Tan Temel, Sernaz Demirel hazırlıyor. Brecht’in şiir ve öykülerini dilimize A. Kadir, Asım Bezirci, Ali Sait, Arif Gelen, Can Yücel, Gülen Fındıklı, Hasan Kuruyazıcı, Sevgi Soysal ve Zehra İpşiroğlu çevirirken, şarkı sözlerini Genco Erkal ve Tuncay Çavdar çevirdi. Yönetmenliği tiyatro duayeni Genco Erkal’a ait oyunun müzik yönetmeni ise, aynı zamanda müzikleri düzenleyen Emin Fındıkoğlu.

“Ben Bertolt Brecht” adlı müzikli kabare, Şubat ayı kapsamında; 17 ve 24 Şubat’ta Muammer Karaca Tiyatrosu’nda, 18 Şubat’ta Kozzy Kültür Merkezi’nde, 21 Şubat’ta Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, 25 Şubat’ta Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde ve 29 Şubat’ta Caddebostan Kültür Merkezi’nde! Oyunun biletleri ise, oyunun sahneleneceği gişelerden veya Biletix’ten temin edilebilir.

Genco Erkal: “Şimdi Brecht Zamanı”

“Öyle yazarlarım var ki yıllar boyu peşimi bırakmıyorlar, peşlerini bırakmıyorum. İşte Nâzım Hikmet, Aziz Nesin… işte Brecht. Tanışmamız 60’lı yıllar. İlk Brecht oyunum Ankara Sanat Tiyatrosu’nda Asaf Çiğiltepe’nin yönettiği Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi, yıl 1966. Bir önceki oyunuma Nâzım Hikmet’le 35 Yıl demiştim. Demek ki bu yıl da Bertolt Brecht’le 46 Yıl diyebilirim. Gene uzun bir yolculuk. Berlin’e gidip onun tiyatrosu Berliner Ensemble’la tanışmam.

Ardından Dostlar Tiyatrosu’nun kuruluşu Mehmet Akan’la birlikte kotardığımız, Kafkas Tebeşir Dairesi’nden yola çıkarak uyarlanan Feleknaz Hatun ile Gülizar Kızın Analık Davası. 1978 yılında Brecht’in şiir, şarkı ve öykülerinden uyarladığım ilk gösteri, Zeliha Berksoy’la birlikte oynadığımız Brecht Kabare. İki yıl sonra Mehmet Ulusoy’un olağanüstü yorumuyla Kafkas Tebeşir Dairesi.

12 Eylül karanlığını delip aydınlatan Galileo Galilei, yeniden şiirlere, şarkılara dönüş ve ilk Ben Bertolt Brecht. Ve 87 yılında Dostlar Tiyatrosu’nun son büyük Brecht yapımı olan Bay Puntila ile Uşağı Matti. 97’de Zeliha Berksoy için uyarladığım Yosma’dan bu yana, Yaşasın savaş’taki alıntıları saymazsak 15 yıl Brecht’siz bir tiyatro yaşamım oldu.

Onun için şimdi Brecht zamanı diyorum. Marks’ın Dönüşü’nden sonra bu da Brecht’in Dönüşü olsun. Onun o sivri dilini özledik. Düşünmeyi keyfe, eğlenceye dönüştüren zekasını, gülmece dehasını özledik. İnsanın gözünü açan, ufkunu genişleten, sorduğu sorularla kışkırtan, uyaran, baştan çıkaran yazarımızı yeniden sahneye davet ediyoruz. Günümüz üstüne söyleyeceklerini dinleyelim. Bir de onun gözüyle bakalım Nereye Gidiyoruz?

Hınzır yazarımız sanki bugünleri, bizleri düşünerek yazmış kimi şiirlerini. “Baskının arttığı günlerde karar verdi bizimki/ ekmeğinden olmamak için/ ağzını sıkı tutacaktı” diyor. “İnsanların nasıl alınıp satıldığını gördüm/ insan pazarlarında” diyor. İsyan ediyor:

Bozuk adalet yeter artık.
Acemi ellerde yoğrulan, iyi pişmemiş adalet yeter.
Yeter dura dura bayatlayan adalet.”

Son Dakika