Hadi Baharı Baklahorani ile Karşılamaya!

Mimesis Haber – Rumların Baklahorani Karnavalı bu Pazar ve Pazartesi günü, Pera’da ve Tatavla’da gerçekleşecek iki karnavalla kutlanıyor. Pagan inanışıyla başlayıp, Hıristiyanlık döneminde de devam ederek günümüze gelen “Baklahorani”de her yıl Büyük Perhiz öncesindeki son üç gün boyunca büyük eğlenceler yapılırmış… 68 yıllık uzun bir aradan sonra, 2009 yılında Tatavla’da ve Pera’da tekrar dışa açık olarak yapılmaya başlanan karnavalın, bu sene Pera’da üçüncüsü, Tatavla’da ise dördüncüsü düzenlenecek.

Pera’daki Karnaval yürüyüşü 26 Şubat Pazar günü saat 20:00’da Galatasaray Lisesi Önünden başlıyor, Refik Saydam Caddesine doğru ilerliyor ve oradan karnaval eğlencesinin yapılacağı Romeo Juliet Konser Salonu’na gidiliyor. Uzun bir aradan sonra, 2009 tarihinde yeniden kutlanmaya başlayan Baklahorani Karnavalı’nda bu yıl Rembetiko müzik topluluğu Tatavla Keyfi, Luxus, Cümbüş Cemaat, Sema Moritz ve DJ Erdal Akkaş‘ın konseri yapılacak.

Tatavla Baklahorani Karnavalı ise 27 Şubat Pazartesi günü Feriköy’de Emekliler Evi’nin bahçesinde müzik eşliğinde kostümlü, maskeli bir yürüyüşle 19:00’da başlıyor. Karnaval alayı, çeşitli sokak gösterileriyle semtin içinden geçerek Kurtuluş son durağa geliyor ve karnaval eğlencesi meydandaki Tatavla Restaurant’da devam ediyor. Laterna ezgileriyle başlayacak programda Tatavla Keyfi, Laterna, Perapolis müzik grupları ve Fener Rum Lisesi Dans Grubu sahne alıyor.

Mihalis Vasiliadis ve Alev Akşahin bize Baklahorani’nin geçmişini anlattı.

Vasiliadis’e göre, her sene Şubat sonu veya Mart başında kutlanan Baklahorani karnavalı belki yüzyıllarca önce de zaten vardır. Antik Yunan’dan taşınmış, Hıristiyanlığa ve İstanbul’a uyarlanmıştır. Kökeni Pagan’dır. Dionysos şenliklerinin bir başka versiyonudur. Temeli “kişiye zorla kabul ettirilmeye çalışılan kurallara karşı gelme duygusudur… Halkın isyanıdır, eğlencesi, patlamasıdır…”. Karnaval bitti mi, herkes evine döner, içine döner ve kaldığı yerden devam eder.

Baklahorani Kentli bir gelenektir…

Vasiliadis’e göre Anadolu’dan ziyade kentte, İstanbul’da kutlanır. Baklahoran tam da kilisenin halkı ezmeye başladığı bir dönemde ortaya çıkmıştır. Kilisenin eleştirilebilmesi için ayrı bir güç gerekir. Tıpkı Fransız Devrimi’nde olduğu gibi kentte yeni bir güç, tüccar sınıfı ortaya çıkıyor ve tüccar sınıfının gücüne haiz bir kişi rahat rahat kiliseyle de alay edebiliyor. Oysa kırsalda Papazın karısı ile ilgili müstehcen bir şarkı söyleyebilmek mümkün bile değildir. Ayrıca Baklahoran’ın vazgeçilmezi, kalabalık bir lümpen sınıfı yoktur kırsal kesimde. Bıçkınlar, tulumbacı takımı, serseri takımı yoktur köyde. Oysaki İstanbul’daki karnavalda tulumbacılar “başrolü oynar”, “takım kaptanı”dır. Olay onlardan çıkar.

Gündüz aileler, çocuklar; gece bıçkınlar, amazonlar, tulumbacılar…

Güneş batmadan “müstehçen”ler ortaya çıkmaz. Baklahoran başlarken bıçkınlar, tulumbacı takımı, serseri takımı evlerinde “uyurlar”. Gündüz kadınlar ve çocukların zamanıdır. Kadınlar evde yemekleri hazırlayıp en yakın tepeye çıkarlar. Örneğin Tatavla (Kurtuluş) tepesinde toplanırlar. Veya Çengelköy’de, Üsküdar’da, Adalar’da… Her yerin toplanılan bir yeri vardır. Battaniyeler serilir, üstlerine de beyaz örtü, üstünde de çeşit çeşit yemekler, herkes yan yana toplaşır, istediği yere oturur karnını doyurur. Güneş batana kadar “ayıp” denen bir şeye izin verilmez. Gece olmaya başlayınca çocukların yerini bıçkınlar alır. Onların da raconu vardır, “aile kadını” gördü mü önünü ilikler, kafasını çevirip bakmaz, ta ki Amazon dedikleri kadınlar atlara binip ortaya çıkana kadar… Zaten birbirlerini bilirler, evlerin patronları veya zebellalarıdır. Artık bambaşka bir dünya açılır, ortada aile kalmaz.

Herkes karnaval yürüyüşüne…

Karnaval yürüyüşüne kim ne olmak istiyorsa o kılığa bürünerek katılır. Burada da isyan vardır, yine kendisine yasaklanan kişi olmak isterler. Müzik grupları, dansçılar, tiyatrocular, maskaralar, hokkabazlar, madrabazlar, dilbazlar, cambazlar, soytarılar, herkes oradadır.

Baklahoranla birlikte 40 günlük perhiz başlar…

Baklahonla birlikte evlerde artık sadece zeytinyağlı yemekler yapılır. 40 günlük perhiz dönemi başlar. Artık et yenmez. Örneğin, bakla ezmesi hazırlanır. Hatta karnavalın adının bakla yenmeye başlanmasıyla ilgili olduğu da söylenir. Ancak, Yunanca ismiyle karnaval, yani Apokrias “ete veda” demektir.  Bundan sonra 40 gün et yenmeyecektir. Pazar gününden sonra ilk et yemeği Paskalya günü, Hz. İsa’nın yeniden dirildiği gün yenir.

Pera’nın Bahlahorani Baloları

Baklahoran’ın sokaklardaki kutlama biçimini benimsemeyen üst sınıftan Rumlar bu dönemi evlerinde balolar düzenleyerek kutlarlar. Çok pahalı giysiler alınır, şaşaalıdır. Bu balolara genelde Ermeniler katılır ancak Müslüman devlet görevlileri de (hatta eşleri ve çocuklarıyla birlikte) katılırlar. Bu balolardan elde edilen gelirle muhtaçlar bakılır, hayır işinde çalışanların masrafı karşılanırdı.

Baklahoran’ı Pera’da balolarla kutlayan zümrenin evlerinde sokaktaki Baklahoran korteji başladığı zaman “panjurlar kapanır, perdeler de kapanır, babalar çocuklarını odalarına gönderirdi. Eğer çok ileri görüşlü bir babaysa, kendisi pencereyi şöyle hafif açar bakardı, çok çok modernse, karısına da müsaade ederdi.”

1940’lı yıllarla birlikte yok olmaya başlıyor….

Vasiliadis’e göre sokaktaki Baklahoran etkinlikleri 1940’lı yıllardan itibaren yok olmaya başlar: “En çok bilineni Tatavla’daki Baklahorani, 1942’de bitiyor; Çengelköy’de veya başka yerlerde 50’lere 60’lara kadar götürenler oluyor ve en sonunda Rum kalmadığı için bitiyor. Ancak gelir kapısı da olduğu için balolar daha uzun süre devam ediyor.”

Mihalis Vasiliadis ve Alev Akşahin, Baklahoran karnavalının bugün yaşatılacaksa, günümüze uydurulmasının, içindeki isyanı kaybetmemesinin önemli olduğunu düşünüyorlar ve herkesi karnaval kostümleri, müzik aletleri ve şarkılarıyla karnavala katılmaya davet ediyorlar.

Ayşan Sönmez, Banu Açıkdeniz (Mimesis)

Karnaval Çağrı metinleri için tıklayınız:

https://www.facebook.com/events/242693289149958/

http://www.facebook.com/#!/events/231294826965124/

Geçen yılki karnavaldan bir parça izlemek için tıklayınız:

http://www.youtube.com/watch?v=94J17oGIfi0