Son Ana Kadar Tiyatro!

Bursa’da hayatını kaybeden tiyatro ve sinema oyuncusu Baykal Kent’in, ciddi sağlık sorunlarına rağmen hasta yatağında bile tiyatroyu bırakamadığı, kendi yetiştirdiği genç oyuncularla oyunlar sahnelediği belirtildi.
Ünlü tiyatrocunun arkadaşı Erhan Kabataş, Baykal Kent’in son iki yılını geçirdiği, Yıldırım’daki evinde, yaptığı açıklamada, Kent’in son zamanlarında ciddi sağlık sorunları ve maddi imkansızlıklarla boğuştuğunu anlattı.

Kent’in dostları, tiyatroya gönül veren gençler ve kitaplarından başka kimsesinin olmadığını vurgulayan Kabataş, ”Bu nedenle bir yıl kadar huzurevinde kalmak zorunda kaldı” dedi.

“HASTANE ODASINDA BİLE OYUN YAZIYORDU”

Kent’i, sağlık sorunlarının bile tiyatrodan koparamadığını dile getiren Kabataş, şöyle devam etti:

”Sürekli İstanbul’a giderek ajanslara, dizilerde, tiyatrolarda kendisine rol verilmesi için başvuruyordu. Ancak geri dönen olmuyordu. O da burada birkaç genç tiyatrocu bulmuştu. Ünver Oral’ın ‘Meddah Kitabı’ isimli eserini hiçbir zaman elinden düşürmüyordu. Hastanede yattığı zaman bile ondan oyunlar seçip, yazıyordu. Ondan sonra da ‘evlatlarım’ dediği çocuklarla, gençlerle belediye salonlarında tiyatro oyunları sergiliyordu.”

Ünlü tiyatrocunun özellikle çocuk tiyatrocular için oyunlar yazdığını aktaran Kabataş, ”En son oyununu 6 ay önce oynamıştı. Ondan sonra sağlık sorunları oldukça artmıştı. Bu nedenle çok sevdiği tiyatrodan ayrı kalmıştı. Bundan dolayı çok rahatsızdı. Bir an önce sağlığına kavuşup, tekrar salonlarda genç arkadaşlarıyla oynamak istiyordu” diye konuştu.

“SON TİYATROSUNA HAZIRLANIYORDU”

Kabataş, ünlü tiyatrocunun yeni bir oyun hazırlığı içinde olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Rıfat Ilgaz’ın ‘Hababam Sınıfı’ isimli romanı üzerinde yoğunlaşmıştı. Yeni bir oyun sahnelemek istiyordu. Bununla ilgili çalışmalara hastane odasında başlamıştı. Eğer hastaneden taburcu olsaydı, genç arkadaşlarıyla bu kitaptan uyarladığı oyunu sahneleyecekti. Ancak ömrü buna yetmedi. Şimdi ondan geriye bu kitapları ve resimleri kaldı. Amerika’da yaşayan bir kızı vardı. Cenazesine geldi. Sanıyorum bir süre sonra Bursa’ya gelerek babasının eşyalarını alacak.”

Sabah