Yunan Zorbası Ankara’da

Her türlü acı ve sıkıntının üstesinden gelen bir yaşamın mesajını ileten Zorba Balesi, 2011-2012 sanat sezonundaki ilk temsiliyle izleyici ile buluştu. İki sezondur kapalı gişe oynayan Zorba, sezon sonuna kadar dokuz kez sahnelenecek.

Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin iki sezondur kapalı gişe oynayan Zorba Balesi, 2011-2012 sanat sezonunda tekrar izleyici ile buluştu. Küçük bir Yunan kasabasında geçen aşk hikayesinin sahneye yansıtıldığı eserde, ADOB’un başarılı dansçıları yer alıyor. Eserdeki “Zorba” rolünü canlandıran Burak Kayıhan ve “Madame Hortance” rolüyle seyirci karşısına çıkan Sanem Subaygil, rollerini ve eseri anlattı.

Herkese hitap ediyor
Sanem Subaygil (Madame Hortance)

“Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde solist bale sanatçısıyım. 20 yıldır dans ediyorum. Zorba eserinde, Zorba’nın sevgilisi “Madame Hortance” rolündeyim. Madame yıllarca kabarede dans etmiş, çok ünlü olmuş ve daha sonra bu küçük Girit kasabasına gelmiş. Kasabalı Madame Hortance’ı dışlıyor. Bu durum onu çok üzüyor. Onların dilini de çok anlamıyor. Onu herkes çılgın kadın olarak görüyor. O hala kendini iyi bir dansçı olarak görüyor. Zorba’ya aşık oluyor. Zorba hiçbir zaman kadınların üzülmemesi gerektiğini düşündüğünden onunla evleniyor. Madame Hortance yaşlı biri. Yaklaşık 65-70 yaşlarında bir kadın. Sahnede dans etmemesi gerekiyor. Dolayısıyla bu rolde benim bale yapmam gerekiyor. Çok farklı bir rol. Çünkü biz bale yapmaya programlandık. Bale yapmak bizim için yapmamaktan daha kolay. Rolde drama var. Bunu mimiklerimle oynamam gerekiyor. Baleden çok farklı bir eser ve bütün izleyicilere hitap ediyor.”

Ezilenin yanında
Burak Kayıhan (Zorba)
“10 yıldır Devlet Opera ve Balesi’ndeyim. Zorba karakterini canlandırıyorum. Entersan bir karakter. Dünyaya o kadar değişik bakıyor ki, onu yakından tanımak için filmini izledim ve kitaplarını okudum. Onu üzen neredeyse hiçbir şey yok. Her zaman ezilenin yanında. Dans ederken inanılmaz bir keyif alıyorum. İçimizden biri gibi. Kültür olarak çok benziyor. Hikaye Yunan kasabasında geçiyor. Bir erkek ve dul bir kadının ilişkisi köylüler tarafından yadırganıyor. Zorba’da bu iki karakteri koruyor. Temsil açısından zor bir rol. Temsil bittikten sonra yürüyemeyecek kadar yoruluyorum. Sanırım 2-3 kilo veriyorum. Özellikle final bölümünü seyircilerin de çok büyük isteği ile tekrar tekrar oynuyoruz. Aslında geçtiğimiz yıl son temsili yapmıştık ama o kadar çok talep oldu ki bu yıl yine sahnede. Seyirciler çok mutlu çıkıyor. Enerji patlaması yaşıyor.”

Eserin konusu

Küçük bir Yunan kasabasına John adında bir Amerikalı gelir ve parçası olmak istediği geleneklerin cezbine kapılarak güzel bir dul olan Marina’ya aşık olur. Köyün yakışıklı delikanlısının aşkını yok sayarak, yabancı birine aşık olan Marina’ya köylüler karşı çıkar. John’un dostu tek bir kişi vardır; kimsesi olmayan ve özgür bir adam olan Zorba. Zorba sayesinde John ile Marina aşklarını yaşama fırsatı bulurlar. Ancak köylüler birlik ve geleneklerini koruma amacındadır. Zorba, zavallı John’u köylülerin elinden zor kurtarırken, Marina intikam peşinde koşan kalabalığın kurbanı olur. Herkes yeni bir hayat için teselli, af ve dayanma gücü arayışındadır.

Sahne arkasında geniş ekip

Bujor Hoinic’in orkestrayı, Lyubomira Aleksandrova’nın koroyu yönettiği eserde; dekor ve kostüm tasarımı Gürcan Kubilay’a, ışık tasarımı Fuat Gök’e ait. ‘Zorba’ rolünde Burak Kayıhan ve Oliver Spence; ‘John’ rolünde, Eren Keleş ‘Marina’ rolünde Ayşem Sunal, Almula Ersoy ve Mine Örsçekiç; ‘Manolies’ rolünde Hakan Odabaşı, Emre Güler, Mert Kocaay; ‘Madame Hortance’ rolünde Sanem Subaygil sahne alıyor.

Hürriyet