“Resmi” Yazı

Volkan Taha Şeker

Sonunda birileri bir şeyler yazdı da, köşelerde tiyatro da konuşulmaya başladı. Özellikle kimi tiyatro köşe yazarları da artık o ya da bu tiyatronun reklamını yapmak yerine bu konuya eğilirler diye ümit ediyordum. Ümidim kısmen gerçekleşti. Öyle ki iki köşe yazısından birinde şu cümleleri duymaya o kadar alıştık ki: “İzlediğim bu oyun oyunculuk açısından harika idi, yönetmeni de tebrik etmek gerekir. Özellikle dekora söz söylemek haksızlık olur. Oyun başlamadan önce teknik personelin başarısı sayesinde o büyüyü tadabiliyorsunuz.”

Sonrasında ise köşesini ticarete bulaştırmışlığın tadını sezdiren cümleler geliyor: “Hal böyle olunca kırk liralık bilet ücretleri de gözünüze gelmiyor. Kesinlikle izlemelisiniz.”

Bunun karşıt yazıları da var: “Tam anlamıyla yeni seyircileri tiyatrodan soğutacak bir oyun. Bu oyuna harcanan paralar haram olsun…”

İkisi de kutuptur, soğuk geliyor bu yazılar…

Bir de köşe yazılarının altında; yer, zaman, tarih şeklinde neredeyse sanal biletler ve ücretler bulunuyor…

Ayıp mı?

Tabii ki oyun bilgileri ve tavsiyeleri de olmalı köşelerde. Ancak sadece kendi tiyatrosunun tanıtımı için köşelere sığınan tilki organizatörlerin duruşu pek de sanatsal değil.

Bir köşe yazarı, Şubat ayında, İstanbul Şehir Tiyatroları aleyhine görüşlerini dile getiren bir yazı kaleme almıştı. Sonrasında, ilk yönetmenim diyebileceğim Mimesis Dergi Yazarı ve Öğretim Görevlisi Metin Boran, bu yazıya hakkıyla yanıt verdi. Hatta Metin Boran köşesinden ilk tepkiyi verirken, kimin ne düşündüğünü beklemeden, tarafsızca yanıtı çaktı…

Kalemine sağlık…

Boran’dan güç alan bazı köşe yazarları da konuya layığıyla eğildiler. Güzel yazılardı.

Kim ne derse desin, tiyatroda gündem değiştiren yazılar yazıldı. Hatta diğer köşe yazarları da tiyatro yazdı bir süre. Sataşma ile başlayan bir olay da olsa, sonuçları olumluydu.

Ancak, herkesin atladığı bir ayrıntı var. Kendini savunmak için açıklama yapan İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği yetkilileri, ‘Yaşadığımız bugün için Şehir Tiyatroları’na ne hükümetten ne iktidar partisinden ne de bağlı olduğumuz kurum İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden repertuara ilişkin herhangi bir “resmi” talep veya baskı gelmiştir’ şeklinde belirli yerlere göndermeler yapmış…

“Resmi talep ya da baskı yok”, demişler.

Peki ya resmi olmayan, sözlü?

“Resmi” sözcüğü tırnak içine alındı ama çok kişi anlamadı.

Anlayanlar anlamayanlara bir tokat atsın.

Işık ve sevgiyle.

Açıklamanın tam metni için: http://www.ibb.gov.tr/sites/sehirtiyatrolari/tr-TR/Sayfalar/Haber.aspx?hid=309



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Okuyucu Yorumları

““Resmi” Yazı” yazısına2 birden fazla yorum var.

  1. nilgul kavur dedi ki:

    Sizleri Guzel Yurekleriniz, DUnyaya Birakacaklariniz Eserleriniz Yazilariniz…Oyunculugun her dali ve cabalari niz, Basarilariniz, Savaslariniz icin kutluyor… Sizlerin yaninda olmaktan gurur duydugumu bildirmek istiyorum…Bu konularda da derin bilgi sahibi olmayi diliyorum…Sevgilerim Hepiniz ile olsun…Sevgili Dostlar!!!

  2. Bahar dedi ki:

    *Sanat, insanın içindedir. İnsan gelişirse o da gelişir.

Yorum


işlemi tamamlayınız: