Cinsiyetçilikten Hikayelerle Uyanış

Feminist tiyatro, ayrı bir tiyatro kategorisi olarak 60’ların sonlarında Batı’da şekillenmeye başlar. Kadınların cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığı alanlardan birini, gösteri sanatları alanını mercek altına alır. Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinde, sanatın kitleler üzerindeki etkisi tartışma götürmez niteliktedir. Toplumsal cinsiyetçiliği “Bir Kadın Uyanıyor” tiyatro oyunuyla ele alan ve senaryoyu aynı adla kitaplaştıran Sevilay Saral da Türkiye’de feminist tiyatronun önemli temsilcilerinden. Bugüne kadar kaleme aldığım oyunların çoğunun kadın hikayeleri üzerinden şekillendiğini belirten Saral, kadın konularıyla ilgilenişinin, içinde yetiştiğim koşullarla birlikte üniversite yıllarında feminist hareketle tanışmış olmasının etkili olduğunu kaydediyor.

Sahnenin heryerinde kadın var

İçinde bulunduğu Feminist Kadın Çevresi’nin, 90’lı yılların başında Boğaziçi Üniversitesi’nde çalışma yürüten kadınlar tarafından kurulduğunu ifade eden Saral, etkinliklerini önceleri 8 Mart için sahnelediklerini, 2003 yılından sonra ise bu sahnelemeleri dışarıya açtıklarını söyledi. Feminist tiyatro alanında bugüne kadar birçok projeyi seyirciyle buluşturduklarının önemine değinen Saral, “Oyunların bir kısmı sadece kadın seyirciye açık olarak sahnelenen, ‘Kadınların Tiyatrosu’ formu içinde hazırlanmıştır. Bu formdaki oyunlarımızın özelliği, sahne arkası, sahne önü ve sahne üstünde sadece kadınların bulunmasıdır” dedi.

Feminist dramaturgi tiyatroyla ulaşır

Bütün sanat dalları gibi, tiyatronun da, icra eden sanatçının dünya görüşü çerçevesinde şekillendiğinin altını çizen Saral şunları ifade etti: “Sahnede cinsiyetçi sistemi sorgulayan bir oyunu izleyen kişi, en azından bu sorgulamayla tanışır. Benimseyebilir ya da benimsemez ama feminist dramaturgi, tiyatro yoluyla izleyene ulaşır. Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinde, tiyatronun etkili olduğuna dair güçlü bir kanaatim olduğu için de halen kadın oyunları yazmaya devam ediyorum. Oyunda kadınların dünyasından bir ‘kahramanlık’ hikayesi anlatmak istedim. Kadınlar olarak, bizim hikayelerimizi sıradan ve değersiz gören cinsiyetçi sistemi, ancak kendi hikayelerimizi kendi çerçevemiz içinden yazarsak alt edebiliriz diye düşünüyorum.”

Kadın Tiyatrosu bir duruşun formu

“Bir Kadın Uyanıyor” adlı oyununu sadece kadın seyircilerin izleyebildiğini de belirten Saral, nedenleri ise şöyle sıralıyor: “Bu gösteri formunu “kadınların tiyatrosu” olarak adlandırıyoruz. Salt biçimsel bir formdan söz etmiyorum. Bunun bize göre anlamı şudur: Kamusal alanda kadınlara açık ve sorunlarını birlikte ele alabildikleri bir alan inşa etmek. Yaşadığımız dünyada ataerkillik, hâlâ tüm gücü ve şiddetiyle varlığını sürdürmekte. Kadınlar olarak halen savaşın, yoksulluğun, ırkçılığın birincil mağdurlarıyız. “Kadınların tiyatrosunu” bu haksızlığa karşı duruşun bir formu olarak görüyorum.”

Sevilay Saral kimdir?

Tiyatroya Galatasaray Lisesi’nde okuduğu yıllarda başladı. Eğitim hayatı boyunca Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları’nda (BÜO) tiyatroya devam etti. 1995’ten itibaren Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu içinde, Tiyatro Boğaziçi’nde çalışmalarını sürdürdü. ‘97 senesinden itibaren kurucusu ve üyesi olduğu Feminist Kadın Çevresi’nde, feminist tiyatro oluşumu içinde kadın oyunları yazıyor.

Özgür Gündem / Mizgin Tabu