“Gerçeklik” Mefhumumuzu Kaybettik Hükümsüzdür

Tiyatroyu seven, uzun süredir giden herkes için bazı kodlar ya da şöyle söyleyeyim “anahtar kelimeler” vardır. O kodları-anahtar kelimeleri duyduğunda “şartlanma” beraberinde gelir. Onlardan biri de Altından Sonra Tiyatro’dur, Yiğit Sertdemir’dir.

Altıdan Sonra Tiyatro’nun son oyunu “Gerçek Hayattan Alınmıştır” duyunca kayıtsız kalamayacağınız, başarılı yazar Yiğit Sertdemir’in kaleminden çıkma bir oyun.

Sertdemir, oyunda usta oyuncu Tomris İncer’le beraber rol alıyor. Çok kaba tabirle bir anne-oğul “tartışması” (hesaplaşma olmaktan uzak bir tartışma) izlediğimiz bu oyunda vaad edildiği kadar gerilmeyi, korkmayı, üzülmeyi kısacası oyunun içine girebilmeyi çok istediysem de başaramadım.

Öncelikle şuna değinmek isterim; oyun “tiyatro oyuncusu” bir anne ile “yazar” oğlunu konu alıyor. Son dönemlerde yazar ve/veya oyuncu yazmayan, onları metinlerine konu etmeyen kaç yazar var? Çünkü ben artık gerçekten biraz da bir yazarı veya bir oyuncuyu konu etmeyen metinler okumalı-görmeliyiz diye düşünüyorum. Hem edebiyatta hem de tiyatroda ‘diğer’ dünyaları görmeye ihtiyacımız var.

Tabii ki bir yazarı, bir oyuncuyu konu alarak da çok başarılı işlere imza atmak mümkün. Ancak en azından Gerçek Hayattan Alınmıştır’daki kocasını ‘zehirle’ (açık söyleyeyim Muhteşem Yüzyıl’da zannettim kendimi) öldürten bu oyuncu anne ve yazar oğlunun hikayesi gerçeklik hissiyatı yaratamıyor.

Çünkü gerçek hayatta ne kadar entellektüel veya ne kadar aydın olunursa olunsun kimse annesiyle o şekilde dans etmiyor veya etse bile o sahnedeki gibi konuşmuyor. Hoş ‘doğallığın’ ne kadar gerekli olduğu da sorgulanabilir elbette ama tiyatroya seyirci, özellikle ‘yeni’ seyirci çekmek isteniyorsa bunun üzerinde durup düşünmeli. Ve eğer gerçek hayattan alınmışsa bu oyun gerçeklik maksimum dozda verilmeli.

Oyunda ‘yüksekten oynayan oyuncular’ eleştirilirken bir taraftan da seyirci oyun boyunca bu oyunculuğa mahkum ediliyor. Popüler kültüre atıf yapmak için kullanılan (Lady kelimesinin devamında gelen ‘Lady Gaga’ gibi kelimeler) oyuna hizmet etmiyor, hatta atıftan çok zorlama gibi duruyor.

“Taciz” 2 Dakikada Geçiştirilecek Bir Konu Mu?

Oyunda üstü kapalı geçilen bir taciz konusu var. Anne, oğlunun çocukluğunda tacize uğradığını öğreniyor. Öğrenmese de olur aslında. Ve bizler de öğrenmesek pek ala olurmuş aslında. Çünkü taciz, oyunda ‘bu da olsun’ diyerek eklenen ve 2 dakikada geçiştirilen bir konu olmamalı.

Oyuna tiyatroya çok sık gitmese de önemli ölçüde oyun izleyen bir arkadaşımla gittim. Sanırım çok sık gitmeyen herkesin verdiği tepki aynıydı: fazla teatrellikten bunalma. Zaten sinemayla arası iyi olan ve gerilimin maksimumunu yaşayan bu kitle gerilmek isteniyorsa silah patlatmaktan daha fazla bir şeyler olmalı oyunlarda. Daha zengin bir tekst ve oyunculuk gibi…

CNN Türk