Kahire’de “Mahatat” Dans Projesi: Dur ve Dans Et!

Amira El Ahl

Mimesis Çeviri / Sosyal ayaklanma ve siyasi çalkantıların arasında spontane bir flash mob sanatı: ‘Dur ve Dans Et’, Mısır’daki sokak sanatını teşvik etmeyi hedefleyen kültürlerarası bir dans projesi. Amira el Ahl Kahire’den bildiriyor.

Qantara. 21 Haziran 2012, Çeviri: Ömer Ongun

Şobra’daki St. Theresia Metro İstasyonu’nun ana platformuna inen yürüyen merdivenlerde sekiz kadın duruyor. Etraflarını pek de umursamadan birbirlerinin arkasında dizili olarak duruyorlar. Sonra ilk kadın yürüyen merdivenin sonuna geliyor. Diğer herkes gibi trene doğru yürümek yerine, vücudunu duvara yaslıyor ve kıvranmaya başlıyor.

Onun arkasındaki kadın da aynısını yapıyor. Diğer altı kadın da buna ekleniyor. Esniyor, yuvarlanıyor, kendilerini duvar boyunca duvarın sonuna ulaşana kadar itiyor ve platforma ulaşıyorlar. Orada hiçbir hareket yapmadan duvara yapışık şekilde öylece duruyorlar.

Metro istasyonunda eğlenceli bir dans performansı

Bu arada, bir tren çoktan gelmiş ve yolcular iniyor. Bazıları şaşkın ama yoluna devam ediyor. Bazıları durup gülüyor. Yaşlıca bir adam orada uzunca bir süre bekliyor. Kafasını bir yana yatırmış alnını kırıştırarak duvar boyunca kıvrılan bu sekiz kadına bakıyor. Bakışları “Ne yapıyor bunlar böyle? Bunun anlamı ne?”der gibi.

Metronun öten sinyalleri onu bu düşüncelerden çekip alıyor. Şoför, sinyali birkaç defa daha çalıyor. Belli ki o da kadınları fark etti ve performanstan hoşlanmış görünüyor.

Flash mob sanatı: ‘Dur ve Dans Et’ projesinin performansları dışarıya tamamen spontane ve habersiz görünüyor. Sahnede kesinlikle icra edilemezlerdi.

Bu sekiz kadın dansı kamusal alanlara taşımayı hedefleyen kültürlerarası bir dans projesi olan ‘Dur ve Dans Et’in üyeleri. Performansları, Mart ayından Nisan ortasına kadarki üç hafta boyunca Kahire’deki çeşitli metro istasyonlarında sergilendi.

Proje, geçen sene dört kişi tarafından kurulmuş çok kültürlü bir sanat inisiyatifi olan ‘Mahatat’ tarafından organize edildi. Hedefleri ise sanatı kamusal alanlarda teşvik etmek ve böylece sanatı dolaysız şekilde halka götürmek. Bu nedenle bu yılki tüm projelerin ismi ‘Shaware3na’, anlamı ‘bizim sokaklarımız’.

‘Shaware3na’nın ana sponsoru Danimarka-Mısır Diyalog Enstitüsü. Diğer sponsorlar arasında ‘Dur ve Dans Et’in hazırlık atölyelerini destekleyen Alman Konsolosluğu da var.

Mahatat, ‘Dur ve Dans Et’ projesine ek olarak Kahire’nin Dokki bölgesindeki ‘Ağaç Projesi’ gibi başka sokak projeleri de gerçekleştirdi. Mısırlı sanatçı Yara Mekawei ve Danimarkalı sanatçı Nanna Guldhammer, sanat öğrencileri ve bölgeden gençlerle birlikte bölgedeki ağaçlara yönelik sanatsal tasarım atölyeleri gerçekleştirdi. Atölye, hazırlanan çalışmaların sergilendiği tek günlük bir festivalle son buldu.

Sanatsal ifadenin özgürlüğü adına

‘Bizler  yaptığımız her şeyi sanat adına yapıyoruz’ diyor Mahatat öncülerinden Mayada Said. Devrim sonrası  oluşan havadan esinlenerek kurulan Mahatat, heyecan, kendini adama ve bu dört öncünün vizyonu ile kamusal alanlarda mobil sanatı desteklemek için ortaya çıktı. Kolektifin hedefi Mısır’daki sanatsal ifade özgürlüğüne destek olmak.

Sokak sanatı ve sokak kültürü halen Mısır’da nadir rastalanan olgular.  Bu sebeple sanatçılar ve proje öncüleri kamusal alanlardaki işlerde çıkabilecek olası zorluklara karşı hazırlıklılar. Her bir performans sırasında, performans alanındaki görevlilerle iletişim kurmak ve gerektiğinde insanlarla konuşmak için hazır bulunan güvenlik sorumluları sanatçılara eşlik ediyor.

“Sokak sanatı Arap Kültürü içinde zaten yer etmiş bir form . Yeni bir şey değil. Sokak, yakın tarihimiz hariç, her zaman önemli bir rol oynadı.” diyor Mayada Said.

Üç kareograf- Karima Mansour (Mısır), Paulina Almeida (Portekiz) ve Birgitt Bodingbauer (Almanya) ‘Dur ve Dans Et’ projesi için çoğu amatör olan sekiz sanatçının hazırlanması sürecinde iki hafta süren bir atölye gerçekleştirdiler.

Dramatik bir unsur olarak metro istasyonu

Performanslar flash mob usulünde- spontane ve duyuru yapılmadan başlıyor. Bir saniye içinde, yürüyenler bir dans grubuna dönüşüyor.  Birgitt Bodingbauer,  “Metroda her gün gözlemlediğimiz hareketlerle çalışıyoruz. Performans tamamen zarif bir şekilde icra ediliyor.” diyor. Hatta metro istasyonları da dramatik bir öğe oluşturuyor.

Kamusal alanları işgal etmek: Mübarek yönetimindeki Mısır’da sokakta kültürel etkinlikler gerçekleştirmek neredeyse imkansızdı. Devrim, oluşan özgürlük ortamından faydalanmak isteyen sanatçılar için de yeni sahneler ve fırsatlar yarattı.

“Her istasyon farklıdır ve bu kullandığımız unsurları değiştirir.” diye açıklıyor Paulina Almeida. Performanslar kamusal alanlara göre hazırlanmış ve bu açıdan sahneye uygun değiller. Bütün bunların yanında, doğaçlama çok önemli rol oynuyor ve dansçıların öngörülemeyen koşullara hızlıca uyum sağlayabilmesi gerekiyor.

‘Dur ve Dans Et’ projesi birçok katılımcı açısından da yeni bir proje. Bir atölyede, profesyonel dansçılar performansın koreografisinde amatörlerle birlikte çalıştılar.

‘Dur ve Dans Et’ in proje yöneticisi olan Mayada Said “Hemen her şeyi deneyimledik” diyor. Bazen istasyondaki güvenlik görevlileri dansçılara anında müdahale etmek ve performansı durdurmak istiyor.  Bir defasında bir güvenlikgörevlisi  yanına gelip kendisine bir CD’sini vermiş. Amatör bir şarkıcı olarak, performanstan çok etkilenmiş ve gösterinin parçası olmayı umut etmiş.

Esas olarak günlük hayatın koşuşturmacasına ayrılmış böylesi bir alanda bir dans deneyimi yaşamak sadece geçip giden yolcular için sıradışı değil elbet. Dansçılar da kendi görevlerine büyük bir saygıyla yaklaştılar. “Korkudan ölecektim” diyor Amany Atef.

22 yaşındaki öğrenci Mısırlıların flash mob performansı konseptini anlamalarını beklemenin zor olacağını düşünmüş. “İlk defasında onların tepkilerinden çekindim. Ancak bir çok yolcu çok nazikti, güldüler, alkışladılar.” Mram Ahmed de benzer şeyler hissetmiş. “ Ancak ekibin enerjisi işleri kolaylaştırdı. Yalnız değiliz.”

‘Dur ve Dans Et’ yolcular arasında her ne tepki oluşturmuş olsa da, dansçılar bir hedefe kesinlikle ulaştılar. Sanatlarıyla, halkın gündelik hayatına tek bir dakika bile olsa büyük bir yenilik  getirmeyi başardılar.

Almancadan İngilizceye çeviren: John Bergeron

Editörler: Arian Fariborz, Lewis Gropp / Qantara.de

Yorum


işlemi tamamlayınız: