Shakespeare ile Başlayın

[Erinç Akkoyunlu’nun Star Gazatesinde yayınlanan ve tiyatro eseri okumanın önemine değindiği yazısını aktarıyoruz.]

Tiyatro eserleri sahnelensin diye yazılmış olsalar da özellikle Batı’da oyun okumak, roman ve öykü okuru olmakla eşdeğer. Bizde ise hala tiyatrocuların görevi sayılıyor.

Bugünün anne-babalarının çocuklarına bırakmayı da planlayarak oluşturdukları kütüphanelerinin en güçlü alanını roman rafları oluşturuyor. Kültür Bakanlığı’nın verilerine göre 2011’de bin 851 roman yayınlandı Türkiye’de. Bu sayının 2010’da 571 olduğunu düşündüğümüzde bir yılda yayınlanan roman sayısında bin 280 adetlik sıçrama olduğunu fark edip şaşmak doğal. Ve okuryazar anne-babaların genellikle çok satanlar raflarından edinilmiş romanlarla oluşturdukları kütüphanelerinde romandan arta kalan raflarda öykü ve şiir ile tarih kitapları dışında tiyatro eserlerinin olduğuna inanmak saf insan cüreti aynı zamanda…

OKUMAYA ALIŞAMIYORUM

Oysa ki romandan üstelik de nitelikli olduğu için değil, reklam marifeti ve değer tecavüzüyle gizli açık intihal ürünü ve de pek tarihsel, kurgusal romandan yapılan tek yönlü beslenmeyle obezleşmiş okur çoğunluğuna “Tiyatro oyunu okuyun” demenin ise çok geçerli nedenleri var. Türk okur profili okuduğu metinde karakter sevdiği için karakterin önde olduğu tiyatro metinlerini okumak metnin son harfine kadar kesintisiz bir okuma eylemini getirecektir. Bu da “Okumaya alışamıyorum” gibi çok genel ve haklı bir tutumun önüne geçecek; özellikle de genç okur adaylarını elindeki metni tamamlayan okurluğa terfi ettirecektir.

Tiyatro oyunu okumak, metni zihinde sahneye koyma yan etkisini mutlaka göstereceğinden karmaşık işlerin üstesinden gelme yetisi okuyanlarda keskinleşecektir. Ayrıca okura metinin çözümlemesi için daha fazla imkan sunacağından okur roman/öykünün kalitesi hakkında başka bir edebi türün yardımıyla daha hızlı ve etkili yol alacaktır.

Tiyatro oyun okurluğuyla ilgili bunca sözü usta tiyatrocu Özdemir Nutku çevirisiyle İş Kültür Yayınları’ndan Hırçın Kız, Bir Yaz Gecesi Rüyası, Kral 8. Henry, Kısasa Kısas, Kral Jhon’un Yaşamı ve Ölümü, Yanlışlıklar Komedyası, Yeter ki Sonu İyi Bitsin, On İkinci Gece, Romeo ve Juliet, Kral Lear, Kuru Gürültü, Othello, Hamlet, Atinalı Timon, 3. Richard, Julius Sezar, Macbeth, Antonius ve Cleopatra gibi pek çok William Shakespeare oyununun tekrar basımımın haziran-temmuz ayında yapıldığını söyleyerek bağlıyorum.

Denemeler adlı büyük yapıtın yazarı Montaigne’nin 22 Haziran 1580 yılında 47 yaşındayken 14 kişilik heyetle memleketi Bordeaux’dan başlayıp Kuzey Fransa, İsviçre, Almanya ve İtalya’yı kapsayan ve 30 Kasım 1581 günü son bulan yolculuğu sırasında kendisinin ve yazmanının tuttuğu notlardan derlenen Yol Günlüğü adlı eser, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Montaigne’nin hem Avrupa’nın şifalı kaplıcalarının rotasını dolaştığı hem de denemeleri için gözlem yaptığı yolculuğu kendi iç yolculuğunu okuduğumuz yazarı, yolda tanımak için biçilmiş kaftan. Eskilerin de dediği gibi “Bir insanı yakından tanımak istiyorsan ya onunla çalış ya da tatile çık.”

MONTAIGNE İLE YOLCULUK

Montaigne ile tatile çıkmanın onu daha iyi tanımak konusunda sağladığı imkanlar saymakla bitmez. Üstelik kendisiyle ilgili düşüncelerini Denemeler adlı dört yapıtında ve de dünyanın “Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz”, “Dünyadaki en bilgin insan, kendisine ne bildiği sorulduğunda, tek bildiğinin bir şey bilmediği olduğunu söyleyendir”, “Her zaman aklımızın ardı sıra gidelim, halkın takdiri isterse ardı sıra peşimizden gelsin” türünden sözleri bırakın söylemeyi, yazmanın bugün bile tehlikeli olduğunu düşündüğümüzde, bu tehlikeye 500 yıl önce girmiş ustaya saygı için okunmalıdır Yol Günlüğü…

Erinç Akkoyunlu

Star Gazete