Sanatçılardan Devlete Çözüm İçin Çağrı

Mimesis Haber / 12 Eylül’den beri 60’ı aşkın cezaevinde 600’den fazla tutuklunun sürdürdüğü açlık grevinin 51. gününde Taksim Meydanı’nda bir araya gelen sanatçılar, açlık grevindeki mahkumların taleplerine duyarsız kalınmasına tepki gösterdi ve devlete çözüm için çağrıda bulundu. Eyleme aralarında Murathan Mungan, Orhan Alkaya, Nur Sürer, Feryal Öney, Vedat Yıldırım, Ferhat Tunç, Funda Şirinkal, Şebnem Sönmez, Fırat Tanış, Jülide Kural, Eşber Yağmurdereli, İlkay Akkaya, Deniz Türkali, Vecdi Sayar gibi isimlerin bulunduğu sanatçıların yanı sıra destek veren pek çok kişi katıldı.

Sanatçılar ve bu çağrıya destek verenlerin yaklaşık on dakika sessizce oturarak başlattığı eylem açlık grevindeki mahkumların yazdığı mektupların okunmasıyla devam etti. Gülistan Abdu, Mızgin Arı, Mazlum Tekdağ, Gulan Kılıçoğlu, Dilşah Kocakaya ve Emel Gültekin isimli mahkumların yazdığı mektuplar Şebnem Sönmez, Nur Sürer, Mustafa Alabora, Orhan Alkaya, Kemal Ulusoy ve Funda Şirinkal tarafından okundu.

“Devlet utansın ki bizi anadilimiz için eylem yapmaya mecbur bıraktı”

Tutukluların mektuplarında, yargılanma süreçlerinde yaşanan hukuksuzluklar, ana dillerinde savunma yapmalarına izin verilmediği için savunmaları alınmadan mahkumiyet almaları, Kürt halkının asimilasyon ve sindirme politikalarına karşı uzun yıllardır verdiği mücadele vurgulanıyordu. Dilşah Kocakaya “annelerimizle kendi dilleriyle konuşabileceğimiz günleri getirmek ve tecridi paramparça etmek adına herkes yerine büyük bir mutlulukla yaşatmak için ölümü öldürmeye yol alıyoruz” derken Gulan Kılıçoğlu “devlet utansın ki bizi anadilimiz için eylem yapmaya mecbur bıraktı” diyordu.

Mektupların okunmasının ardından Bajar grubundan Vedat Yıldırım “Serhildan”, Kardeş Türküler’den Feryal Öney ise “Uyu Deme” isimli şarkıları okudu.

“Devlet Vatandaşına Zulüm Etmez”

Sağlık koşullarından ötürü eyleme katılamayan Vedat Türkali, bu eylem için kaleme aldığı “Açlık Grevindeki Kürt Kardeşlerimize Destek Bildirisi” başlıklı yazısını okuduğu ses kaydını iletti. Bildirisinde tüm “devlet partileri”nin çözümsüzlük tutumunda yarıştığını belirten Türkali “inatla savundukları bu çözümsüzlük yolu akıllarınca korudukları devletin de kanlar içinde kalmasına neden oluyor. Tüm insanlarımıza acılar yaşatmaktan başka bir şey kazandırmıyor.” dedi. Kürt sorununun çözümünde mevcut iktidarın çözümsüzlük dayattığını ve “demokrasi” söyleminin bu koşullarda inandırıcı olmadığını vurgulayan Türkali, bugün ülkenin kurtuluşa giden yolunu halkların kardeşliği çizgisindeki etkinliğiyle Kürt halkının gösterdiğini belirtti. Açlık grevlerine saldırı söylemlerine de değinen yazar, Malta Bildirgesi gereği açlık grevine yatmış kişilerin beslenmeye zorlanmalarının yasak olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan’ın “devlet pazarlık etmez” sözlerine “devlet vatandaşına zulüm de etmez” diyerek karşılık veren Türkali bildirisini Başbakan Erdoğan’a hitaben şu sözlerle bitirdi:

“Şu anda bu koca alanı dolduran her dilde, her dinde, her inançta, her yaşta, her işteki on binlerce, milyonlarca insanımız Sayın Başbakan, vicdanın sesini bekliyor sizden. Evet, çözüm yolunu açmanızı, kanı durdurmanızı, ölümlere son vermenizi bekliyor. Koca bir ülkenin sorumlu yöneticisi olarak temel görevinizdir bu. Bağışlayın, sonunda sormak zorunda kalırsak, vicdanım da mı yok diyeceksiniz Sayın Başbakan?”

Vedat Türkali’nin mektubunun okunmasının eylem sona erdi. Açlık grevi sürecinin takipçisi olacaklarını belirten katılımcılar, devleti ölümler gerçekleşmeden çözüm için adım atmaya çağırdı.

Sezin Gündoğan / Mimesis