Meşrutiyet Dönemi Lezbiyenlerinin Entrikası…

[Betül Memiş’in Haber Türk’te yayınlanan yazısının bir kısmını paylaşıyoruz]

“Tiyatro Boyalı Kuş’un bu sezon kafa açan oyunlarından biri ‘Çıkmaz Sokak’. 1912’de yazılan oyun, namuslarını korumak için lezbiyen olan kadınların hikâyesini anlatıyor…”

Betül Memiş 1912’de eşcinselliği konu edinen oyunu kısaca tanıtıyor. “1900’lülerin lezbiyenliğini aralıyor. Yaşlı adamlarla evlenmiş genç kadınların, zamanla bu yaşlı adamlarda aradıkları ilgiyi-cinselliği bulamayınca, genç adamlarla birlikte olup da eşlerinin namuslarına leke düşürmemek için ‘sevici’ olduklarını anlatıyor. Kısaca ‘namus korumak’ için lezbiyen olan kadınların hayatını kadrajlıyor. Tabii ki bir erkek algısından. Zira hikâyede kadınlar, çok fettan ve düzenbaz, erkekler ise birer kukla kıvamında. Döneminde çok eleştiriler almış kitap, hatta Osmanlı’da yasaklanmış. Hayır, kadınları kötü, erkekleri aziz gibi resmettiğinden değil, lezbiyenlik hikâyesi üzerine tonladığından.”

Sonrasında bu oyunu sahneye  hazırlayan Tiyatro Boyalı Kuş’u tanıtıyor: “Bugünkü kelamımız ‘alternatif feminist tiyatro’ olarak 2000 yılında, sahnelere merhaba diyen Tiyatro Boyalı Kuş’tan. “Ferhat ile Şirin”, “Kadınlar Savaşı”, “Çernobil’den Sesler”, “Seni Seviyorum Diyecek Kadar Sarhoş?”, “Ophelia’yı Kim Öldürdü?” ve “İç Ses” gibi oyunlardan hafızalarımıza zuhur eden tiyatronun, kimdir bu boyalı kuşları derseniz de: Jale Karabekir, Feride Eralp, Şengül Özdemir, Kübra Erişir, Murat Hasarı, Fatmanur İldokuz, Esra Çizmeci, Gökmen Kasabalı, Nelin Dükkancı ve Hazel Güney…”

“Meşrutiyet Dönemi yazarlarından, Fecr-i Ati topluluğunun kurucularından Şahabeddin Süleyman’ın 1912’de kaleme aldığı ‘Çıkmaz Sokak’, Meşrutiyet Dönemi’nde, İstanbul’da yaşayan eşcinsellerin entrikalarını ve günümüzdeki ‘namus’ algısı üzerinden cinselliği ve evliliği anlatıyor. Çıkmaz Sokak’ta, tadında okumalarıyla dikkat çekenler: Emsal Yeşilbingöl, Gül Ersürmeli Yılmaz, Hafize Balkan, Hazel Güney, Kızıltan Yüceil, Onur Yıldırmaz ve Rukiye Yenigül. Rejisinde Jale Karabekir’in imzasının bulunduğu eseri, Osmanlıca’dan transkripsiyonunu yapansa Fatmanur İldokuz. “

Yazının devamı Tiyatro Boyalı Kuş’un Genel Sanat Yönetmeni Jale Karabekir’le en ile yapılan bir söyleşi.

Yüzyıl önce yazılan bu metne bugünden bakıldığında ne görüldüğü sorusuna Jale Karabekirşöyle cevap veriyor: “Bu yüzyılda çok da fazla bir şey değişmemiş. Eşcinselliğe bakış özellikle de kadın eşcinselliğine bakış neredeyse aynı. Zaten oyun, bizim gibi feminist bir tiyatro için önemli olan bir kavram olan ‘namus’ meselesini temel alıyor. Çıkmaz Sokak, erkek egemen sistemin namus kurgusunu tekrar tekrar üretiyor. Bu anlamda da, lezbiyenliği kadınların namusunu koruyan bir olgu olarak ele alıyor. Oyunun ana karakteri Refika’nın söylediği gibi, cinsellik zaten kadın ile erkek arasında olan ve erkeğin baskın olduğu bir ilişki biçimini olarak kurgulanıyor. Yani bir anlamda, cinselliği erkek cinsel organıyla bütünleştiriyor. Zaten bu da, lezbiyenliğin ‘görünmeyen’ bir olgu olduğunun da altını çiziyor.”

Ayrıca, Tiyatro Boyalı Kuşun bu sezon sahneleyeceği eserler 2009 İbsen Ödüllü alan  ‘Nora / Nure’  tek bir gösterimle 12 Aralık, saat 20.30’da, Sahne Cihangir’de seyircisiyle buluşacak. İbsen’den sekiz yıl sonra, 1878’de yazılmış başka bir metin de İsveçli yazar August Strindberg’in ‘Matmazel Julie’ adlı oyunu. ‘Bir Bebek Evi’ne bir cevap niteliği taşıyan bu oyunu da, 10, 14, 18 ve 26 Aralık’ta yine Sahne Cihangir’de, saat 20.30’da sahnelenecek. Çıkmaz Sokak’ın ise tek bir gösterimi var: 21 Aralık, saat 20.30… Kısaca, bu sezon oynanan bu üç oyun, namus meselesine farklı metinlerle ve farklı biçimlerle yaklaşıyor.

Jale Karabekir: “Bu üç metin de yazıldığı döneminde, büyük tepkiler almış. Şahabeddin Süleyman, bu oyunu yazdıktan sonra, maalesef lisedeki müdürlük görevinden bir süre uzaklaştırılmış. Edebi çevrelerden, Yakup Kadri gibi bazı arkadaşları dışında, çok ciddi eleştiriler almış. Hatta lezbiyenliğin Osmanlı toplumunda olmadığı, bunun tamamen batıdan alındığını ve bu oyun oynandığı takdirde, kadınlara kötü örnek teşkil edeceği bile söylenmiş. Tabii ki Çıkmaz Sokak, döneminde oynanamamış. Dünya prömiyerini bizlerin yaptığını söyleyebiliriz. Ayrıca araştırmalarımızın ışığında, Çıkmaz Sokak’ın bu coğrafyada yazılmış, bilinen, ilk lezbiyenlikle ilgili oyun olduğunu da söyleyebiliriz. Ancak o dönemin edebiyatına baktığımızda, özellikle Ahmet Rasim’in romanlarında lezbiyenliğin anlatıldığını da görüyoruz. Özellikle ‘Hamamcı Ülfet’ adlı kısa romanını okuyuculara tavsiye ederim.”

Jale Karabekir: “Çıkmaz Sokak’ı okuma tiyatrosu tekniğiyle sahneleyerek, varolan oyun metnine seyirciyi yabancılaştırarak işe başlıyoruz. Nora/Nure’de ise, Norveçli Nora’nın hikâyesini Kürt Nure’de buluyoruz ve onu Kürtçe sahneliyoruz. Saliho ile Nure adlı dengbej şarkısında, benzer hikâye karşımıza çıkıyor. Ve bu oyunda Nora, güçlü bir karakter ve erkek egemen sisteme karşı çıkıp, her şeyini bırakıp kendini bulmaya gidiyor. Ve sonrasında Matmazel Julie ile de aslında çekip gitmenin çok da mümkün olmadığı, çünkü erkek egemen sistemin dışına çıkmanın mümkünsüzlüğü işleniyor. Açıkçası biz bu tiyatro sezonunda, farklı kadın karakterlerin başrolde olduğu ve erkek egemen sisteme kendilerince karşı çıkmalarını oynuyoruz. Ve her oyun, bizleri biraz daha güçlendiriyor! Son olarak seyircimize şunu söyleyebilirim. Bu üç oyun da, Tiyatro Boyalı Kuş yorumuyla, feminist bir yorumla sahnede olacak. Yapı bozum kullanıyoruz tüm bu metinleri ele alırken ve özellikle de erkek egemen sistemin kurgularıyla, onun dayatmalarıyla uğraşıyoruz. Bazen dramatik, bazen melodram, bazen parodi… Bilgi ve oyun programı için: www.tiyatroboyalikus.com / Tel: (212 245 21 09)”

Habertürk