‘Tiyatro Yeni Seyir Hallerini Arıyor’

[Sevda Aydın’ın  Evrensel.net’te yayınlanan yazısının bir bölümünü paylaşıyoruz.]

Tiyatrolar Seyirciyi de Kapsayan İşleri Önemsiyorlar 

Alternatif Tiyatro Mekanları Girişimi tarafından organize edilen “Yeni Seyir Halleriyle Yerli Metinler” haftasının son etkinliği önceki gün Kumbaracı50’de gerçekleşti.

Oyuncular kahvesi’nden Selma Köksal, Şermola Performans’dan Berfin Zenderlioğlu, Mekan Artı’dan Ufuk Tan Altunkaya, Sahne Hal’den Özer Arslan, Maya Cüneyt Türel Sahnesinden Cüneyt Yalaz, İkinci Kat’tan Sami Berat Marçalı ve Altıdan Sonra Tiyatro’dan Yiğit Sertdemir’in konuşmacı olduğu paneli Sevinç Erbulak modere etti.

YENİ METİNLERDE BEREKET VAR

Panele katılan yazar ve yönetmenlere, oyun yazarlığı ve sahneleme teknikleri üzerine sorular soruldu. Bu mekanlar bir metni nasıl hazırlar, yazarın yaratım süreçleri ve yazılan metni sahneleme deneyimleri üzerine konuşmalar gerçekleştirildi.

Maya Cüneyt Türel Sahnesinden Cüneyt Yalaz, bir oyun yazarken, bu oyunda derdimizin ne olduğunun net olması gerektiğini söyledi ve 2000’lerde Türkiye tiyatrosunda yerli metinlerin, güncel metinlerin azlığından bahsetti. “2000’lerde o günü anlatan metinler çok yoktu. Bugün bu noktada ciddi gelişmeler var” diyen Yalaz, Cüneyt Türel sahnesinde kendisinin içinde olduğu yazma ve sahneleme işini 3 bölümle açıkladı. Yalaz, ilk olarak baş kişisinin o anki duygularını anlatan bölümü, ikinci olarak geçmişe dair anlatımların, itirafların geçtiği bölümleri ve son olarak da oynadığı sahneleri yani kurguyu ayırdıklarını söyledi. Bu ayırma işinin hem yazma süreciyle hem de sahneleme süreciyle de beraber ilerlediğini anlatan Yalaz, doğaçlamanın da metne yenilikler getirdiğini ifade etti. Kalabalık kadrolarla da bu yöntemle sahnelenebileceğinden bahseden Yalaz, “Biz oyuncudan sadece oyuncu olmasını beklemiyoruz. Aynı zamanda yazmaya da yönlendiriyoruz. Oyuncunun yazdığı metnin sahnelendiği zaman ne olduğunu, metinden nasıl bir şey çıktığını görmesi gerekir” dedi.

YAZMAK, HATA YAPMAK DEMEK

Altıdan Sonra Tiyatro’nun kurucularından Yiğit Sertdemir’in yazdığı ‘Katilcilik’ bu yıl mekanın yeni oyunlarından. Metin tetikleyicisinin sosyal medya olduğunu söyleyen Sertdemir, 6 yıl önce sohbet odaları vardı ve insanlar kendilerini gizleyerek oralarda sohbet ederlerdi. Bugün ise Facebook, Twitter insanların kendilerini teşhir ettiği alanlar olduğunu söyledi. Sertdemir, yazım aşamasında yaşadıklarını, “Benim için yazmak, her seferinde hata yapmak demek. Oyun yazmaya oturduğumda, bakalım bu sefer ne hata yapacağım diyorum” sözleriyle tanımladı. Metni sahnelerken iç göz, dış göz, yan göz eklediğini söyleyen Sertdemir, ekipten birinin tam bir yönetmen gibi metnin ve sahnesinin her şeyini bildiğini, bir başka kişinin ise hiçbir şeyden haberinin olmadığı ve ilk izlediğinde ne gördüğüyle bağlantı kurduklarını söylüyor.

Şermola Performans’dan Berfin Zenderlioğlu ise bu yıl sahneledikleri Antigone2013’den söz etti. Antigone’nin hikayesini bugünün Türkiye’sinin geçtiği süreçle anlatmak istediğini söleyen Zenderlioğlu, oyuncularla yapılan çalışmalarda doğaçlamaların yenilikler getirdiğini ve metnin kutsal olmadığını, eleştirel bakışlarla değişebileceğini düşündüğünü anlattı.

Mekan Artı’dan Ufuk Tan Altunkaya, tiyatro artının metinlerinin ortak yazıldığını ve sahneleme sürecinde seyirciyi de içine alan bir tekniği önemsediklerini belirtti.

Sahne Hal’den Özer Arslan da ‘Yaka Beyaz’ı yazarken, kendisinin de taşralı olduğunu ve büyük kentte bir taşralının zorunlu olarak değişen kimliğini anlatmak istediğini söyledi. Arslan, “Alternatif tiyatro mekanları yeni metin yok klişesini bozdu” diyor.

TÜRKİYE TİYATROSU SEYİRCİYİ FARK ETTİ

YENİ metinler yazarlarıyla beraber irdelenirken panele gelen seyircilerle de yeni seyir halleri üzerine konuşuldu. Alternatif mekanların seyircilerinin beklentilerini ve tiyatronun seyirciden beklentileri üzerine görüşler karşılıklı olarak sıralandı. Seyircinin alternatif mekanları tercih etmesinin önemli bir boyutu, mekanların işleri ve seyirciyi de kapsayan sahnelemesi olarak öne çıkarken, mekanların da seyirciyi ön planda tutan işler çıkarmayı önemsemeleri üzerinde duruldu. Yiğit Sertdemir, “Türkiye tiyatrosu seyirciyi fark etti” diyerek bu durumu yorumladı. Tiyatronun şu an yeni metinleri değil, yeni seyir hallerini aradığına dikkat çeken Sertdemir, “Bir arayışın, bir değişimin moda haline geldikten sonra kurumsallaşması çok tehlikelidir” dedi. Türkiye tiyatrosunun Beyoğlu’dan ibaretmiş gibi gözükmesinin de sorun olduğunu anlatan Cüneyt Yalaz, alternatif mekanların oyunlarının farklı sahnelerde de gösterilmesinin önemli olduğunu söyledi. Üniversitelerden amatör grupların, deneysel çalışmalar yapan tiyatro gruplarının ve oyuncuların da katıldığı panel; mekanla metin ilişkisine, metnin mekana etkisine, mekan sahibi olan tiyatroların deneyimlerine, mekanın ayakta kalabilmesi için verilen çabanın tiyatro yapmanın önüne çıkardığı engellere kadar pek çok şey konuşuldu.

Evrensel