Türkiye’ye Sahici Bir Bakış: Karşılaşmalar

[Nihan Bora’nın  Milliyet Sanat’ta yayınlanan köşe yazısını paylaşıyoruz.]

“Karşılaşmalar”, Türkiye’ye kuşbakışı bakan bir oyun. Tüm gerçekliğiyle, hatta öyle ki bence olabildiğince tarafsız bir şekilde gösteriyor olan biteni.

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, Boğaziçi Üniversitesi mezunları tarafından 1995 yılında kurulan ve bence Türkiye’nin en önemli ve üretken üniversite topluluklarından biri. Bir sonra aklıma gelen Yıldız Teknik Üniversitesi Oyuncuları var.

BGST ile biraz geç bir tanışma olsa da, yeni oyunlarından biri “Musahipzade ile Temaşa” ile tanıştım. Oyuncuların her birinin profesyonel geçinen oyunculara taş çıkartacak performansları, yakından takip etmeme neden oldu.

Geçtiğimiz yıl, 18. İKSV Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen “Karşılaşmalar” oyununu, oyun koşuşturması içinde kaçırmıştım. Geçtiğimiz hafta garajistanbul’da gerçekleşen prömiyerde gördüm ki, bu ekip kendini sahici işler yapmaya adamış.

“Karşılaşmalar”, Türkiye’ye kuşbakışı bakan bir oyun. Tüm gerçekliğiyle, hatta öyle ki bence olabildiğince tarafsız bir şekilde gösteriyor olan biteni. Oyunun içinde siz de varsınız, o hiç sevmediğiniz karşıt görüşünüzde. Fakat ekip, metni öyle ayarında tutmayı başarmış ki, oyundan çıktığınızda aklınızda kalan pek çok anlamlı şey oluyor.

Oyunun en güçlü yanlarından biri de, dans performansının oyunla olan ahenkli birlikteliği. Dansçı ve oyuncu 18 kişilik ekipten oluşan oyunda, Türkiye’nin 10 yılda geçirdiği değişim ve dönüşüme bakıyoruz hızlıca.

Hepsi tanıdık, hepsi bizden, yanı başımızdan. Her gün sinirlendiğimiz olaylar var. Mesela; kentsel dönüşüm, işçi cinayetleri, sağ-sol-Kürt kavgası, evlerin bir anda basılması… Bir aile şirketi üzerinden, üç kardeşin hikayesinin anlatıldığı oyun iktidarı ve muhalefeti sözünü sakınmadan eleştiriyor. Belli bir kesmin hangi yollarla nasıl zengin olduğu ve o sol ruhun nasıl da devam etmeye çalıştığı… Hepsi çok naif bir dille anlatılıyor. Oyundaki uyumun ve sahici bir iş yapmanın ruhu seyirciye fazlasıyla geçiyor. Cumhuriyet değerlerine sıkı sıkıya bağlı Rauf Yıldırım’ı canlandıran Cüneyt Yalaz’ın performansına ayrıca dikkat etmeli.

Oyunun konusunu daha fazla açmama gerek yok. Dediğim gibi ne yaşıyorsak onu sahneye koymuşlar. Hiç esirgemeden ve mümkün olduğunca eleştirel bir gözle. Bu yüzyılda ve bu coğrafyada yaşayan herkesin görmesi gereken bir oyun olmuş.

Metin: BGST Tiyatro Boğaziçi

Metin Düzenleme: Aysel Yıldırım, İlker Yasin Keskin, Özgür Çiçek, Özgür Eren

Reji Grubu: Aysel Yıldırım, Banu Açıkdeniz, İlker Yasin Keskin, Özgür Eren

Proje Danışmanları: Metin Göksel, Ömer F. Kurhan

Koreografi: Banu Açıkdeniz, İlker Yasin Keskin, Metin Göksel

Özgün Müzik: Birgül Serçe, İbrahim Odak, Orçun Yıldırım, Vedat Yıldırım

Performans Kadrosu: Aysel Yıldırım, Banu Açıkdeniz, Barış Sezgin, Başak Doğan, Burak Akyunak, Cüneyt Yalaz, Duygu Dalyanoğlu, Fırat Kuyurtar, Gökhan Gökçen, Gülcan Küçük, Hekim Kılıç, İlker Yasin Keskin, Nihal Albayrak, Ömer Ongun, Özgür Çiçek, Özgür Eren, Piri Kaymakçıoğlu, Zeynep Okan

Işık: Levent Soy

Kayıt, Mix: Orçun Yıldırım

Mastering: Ferhat Güneş

Efekt Uygulama: Selda Durna

Kostüm: Banu Açıkdeniz, Selda Durna

Dekor: Hekim Kılıç, Uluç Esen

Aksesuar: Burak Akyunak, Gülcan Küçük

Görüntü: Deniz Aydın, Öykü Gürpınar, Uluç Esen, Volkan Mantu

Fotoğraf: Deniz Aydın, Pınar Özkul

Görsel Tasarımı: Salih Gürkan Çakar

2 perde, 120 dakika

garajistanbul

28 Ocak, 4-18 Şubat

garajistanbul

Milliyet Sanat