Alternatif Tiyatro Mekanları’ndan 27 Mart Açıklaması

Alternatif Tiyatro Mekanları Ortak Girişimi’nin 27 Mart açıklaması;

“Alternatif Tiyatro Mekanları Ortak Girişimi’ni oluşturan mekanlar olarak ortak sorunlarımıza beraberce çözüm üretebilmek için 2 yıl önce bir araya gelmiştik. Halen aynı hedef için uğraşıyoruz ve muhtemelen daha uzun yıllar uğraşacağız. “Buralı” bir tiyatronun gelişebilmesine; farklı seyir biçimlerine, denemelere, deneysel çalışmalara açık sahnelerin artmasına ön ayak olabilmek için yan yana durmamızın önemli olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki 27 Martlarda bağımsız tiyatro mekanları için kaynak yaratma çalışmalarımızın sonuç vermiş olması, benzer tiyatro mekanlarının ve bu mekanlarda yapılan işlerin tiyatromuzda uzun soluklu olumlu etkiler yaratması temennilerimiz arasında.”

Sami Berat Marçalı: Türkiye Tiyatro’suna başka bir arayışın başladığı bir dönemde dahil oldum. Bu öğrenme sürecinden yaşadığım ve de gözlemlediğim, hepimiz “yeni” bir arayış içerisindeyiz. Bu çok iyi bir şey. Tabii sanatsal yaratım noktasında da kayıplarla ilerliyoruz. Bu da çok iyi bir şey değil. Yerli metin, oyuncu yönetimi gibi noktalarda yükselen bir grafik izliyoruz; fakat prodüksiyon tasarımı ve rejide giderek daha özensiz bir tutum sergiliyoruz. Gündemlerimizde de daha çok magazinsel durumlar var. Gündemi sürekli değişen Türkiye Tiyatrosu’nda bu dengesizliklerin aşılabileceğine inanıyorum. Umarım yapımlarımızdaki sıkıntılar gündemimizi daha fazla meşgul eder. Herkesin Dünya Tiyatrolar Gününü kutluyorum. Daha renkli dünyalar diliyorum.

Mirza Metin (oyuncu-yönetmen): Bi dileke nerm û germ û tijî hêvî roja şanoyên cîhanê pîroz be. Bütün tiyatro emekçilerinin ve tiyatro severlerin dünya tiyatrolar günü kutlu olsun! Gerçek barış duygusu ve fikrinin insandan sahneye, sahneden insana gerçek bir tiyatroyla yayılacağı bir dünya dileğiyle. Bi dileke nerm û germ û tijî hêvî roja şanoyên cîhanê pîroz be.

Ebru Nihal Celkan (oyun yazarı): Bu ve benzeri sansürlerle karşılaşmak sadece bu zamana ait bir durum değil tiyatro var olduğundan bu yana yaşanıyor. Farklı zamanların, farklı iktidarların kendi doğrularıyla sınanıyor eserler. Zamanın doğrusunu değil kendi belirlediğimiz, inandığımız sözü söylemeye devam etmekten başka bir yol olmadığına inanıyorum.

Berfîn Zenderlioğlu (Oyuncu): Bir taraftan Türkiye Tiyatrosu adına yenilikçi işlerin yapıldığı, tiyatrocuların farklı sahnelemelere imza attığı, hem mekansal olarak hem de teatral olarak alternatif üretimlerin yoğunlaştığı bir dönemi yaşarken, öte taraftan Kentsel Dönüşüm Projesi adı altında yavaş yavaş kapatılan sahnelere şahit oluyoruz. Böyle bir ortamda 27 Mart Dünya Tiyatrolar gününü yaşamak, tam da yıllardır tiyatronun nişanesi  olan gülen-ağlayan maskesinin bugüne, bizdeki ruh haline yansıması gibi duruyor. Seyircimizin her daim bizimle birlikte olduğu, özgün koşullarda özgürce üretimlerin  yaratıldığı, “rahatsız” edici oyunlarda buluşmak dileğiyle. Tiyatro günümüz, bütün çıkmazlara umut ışığı olsun – Bé ŞANO Nemînin.

Evrensel