Patlak Spotlar Niye ‘Patladı’?

[Asu Maro’nun Milliyet’te yayınlanan yazısının bir kısmını paylaşıyoruz.]

Tiyatro dalında senenin en kötülerini değerlendirecekti Patlak Spot Ödülleri. “Siz kim oluyorsunuz?” diyen ahali yüzünden vazgeçti. Herhalde tarihin kendi kendini en hızlı imha eden oluşumu olarak, her şeyiyle yok olup gitti

Tiyatroda bu senenin en kötülerini ödüllendirmek gibi bir yola çıkış amaçları vardı. 35 kişiydiler, 18 Mart’ta adaylarını açıklayacaklardı ve o güne kadar biraz adlarını duyurmak gibi bir dertleri vardı.

Açıkçası ilginç bulmuştum kendilerini. Kim olduklarını da merak etmiştim bir yandan… Aralarında tiyatroyla profesyonel olarak uğraşanlar var mıydı? Ya da tiyatro üzerine kalem oynatanlar? Akademisyenler? “Sadece tiyatro seyircisiyiz” oldu aldığım cevap; “Sayımızı gelecek yıl 80’e çıkarmayı amaçlıyoruz. Tiyatro eleştirmenleri de katılabilir, bu konuda duyuru yapacağız”. Bir seyirci inisiyatifi, neden olmasın… En azından ne zararı var?

Kısa süre sonra bir baktım, bazı profesyonelleri tarafından “Siz kim oluyorsunuz?” sorgusuna tabi tutulmaktalar. Kim oluyorsunuz da neyin kötü olduğuna karar veriyorsunuz? Bu hakkı nereden alıyorsunuz?

Vesaire vesaire…
Bir süre sonra hiçbir iz bırakmadan yok olacağını bilsem, o gün Patlak Spot Ödülleri adına yapılan açıklamayı bir yerlere kaydederdim, maalesef yapmamışım. Ama okuduğumun gayet makul bir metin olduğunu, izledikleri kötü oyunlara karşı bir tür ‘tüketicinin sesi’ olmaktan söz ettiğini hatırlıyorum. Bir de “Neden çekiniyorsunuz ki?” diye sorduğunu sonunda…

Neticede, 18 Mart oldu ve Patlak Spot adayları açıklandı. Yani açıklanmış… Ama herhalde tarihin kendi kendini en hızlı imha eden oluşumu olarak, yaklaşık
15 dakika içinde twitter’ı, blogu, her şeyiyle yok olup gitmiş Patlak Spot Ödülleri. “Yanlış anlaşıldık” gibi bir açıklama yapmışlar önce, sonra onu bile silmişler. Adeta hiç var olmamış gibiler… Belli ki gördükleri tepkiyi göğüsleyemediler.

Sora sora ilk ‘en kötü’ adaylarından bazılarını öğrendim. Aralarında hiç katılmadıklarım var ama ne fark eder ki? Neticede kendisine ‘tiyatro seyircisi’ diyen, bunu mesele edinen 35 kişinin fikridir… Okursunuz, katılırsınız, yok itiraz edersiniz, siz de kendi adaylarınızı söylersiniz… Bin tane tepki biçimi var. Niye hemen ‘haddine mi senin?’ yoluna başvuruyoruz? Hayır, görüyoruz ki tiyatro yapmak herkesin haddine… Olsun da zaten… Ama beğenmemek için neden uzmanlık isteniyor; onu anlamıyorum. Sen kendi işinden emin ve memnunsan, güler geçersin…

Altıdan Sonra Tiyatro’nun kimi işlerini muhtelif dallarda aday göstermişler… Tiyatronun kurucusu Yiğit Sertdemir twitter’a “E, ben @patlakspot adaylarını okudum. Yani biliyorum adayları. Günaha mı girdim? Daha ‘algılanamadan’ eğrisi doğrusu, bu ne erken ‘son veriş’?” yazmış… Böyle de karşılanabilir işte, ne var ki?

Milliyet