Tiyatrocu ve Sinemacı Ahmet Yenilmez.”Bir Süreç Yaşanıyor.”

Mustafa Yıldırım – Tiyatro ve sinema sanatçısı Ahmet Yenilmez, çözüm sürecinin neticesinin sabırla beklenmesi gerektiğini belirterek, “İnşallah hayırlı şekilde neticelenir, Yunuslardan, Hacı Bektaş-ı Velilerden gelen o gelenekle bu milletin o merhamet damarı galebe çalar ve bu kan biran önce biter” dedi.

Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’ndeki “Safahat: Mehmet Akif Dönüyor, ya Siz Neredesiniz-” adlı tiyatro oyunu öncesinde, AA muhabirine “Çözüm süreci”ni değerlendiren Yenilmez, sürecin neticesinin sabırla beklenmesi gerektiğini ifade etti.

Yenilmez, “Çözüm süreci, terörün bitirilme süreci… Adına ne derseniz diyin, ülkede bir realite yaşanıyor. Diyarbakırlı Mehmet’le İzmirli Mehmet’in annesi ağlıyor. Bu süreç devam ettiği müddetçe de analar ağlayacak. İşin bir başka boyutu Diyarbakırlı Mehmet’le İzmirli Mehmet’in karşı karşıya olduğu tarihte bir sahne yok. Onlar ancak yan yanadır. Onlar ancak kurşun sıkmaları gerekirse tek bir hedefe sıkarlar. o namluyu birbirlerine çevirmezler” diye konuştu.

Geçmişten gelen birlikte yaşama geleneğinin sürdürülmesi gerektiğini belirten Yenilmez, şunları söyledi:

“Nasıl oldu da bu namlu iki Mehmet’i birbirine düşürdü- Burada tahlil edilmesi gereken sebepler de var. Ama burada gerek çağın dayatması, gerekse de evlere düşen ateşin yakıcılığı öyle bir boyuta geldi ki biz bunların neden ve sonuçlarını tamamen tarihçilere, sosyologlara, ilgili bilim adamlarına bırakalım. Bu Anadolu coğrafyası içindeki bin yıl öncesindeki birliktelik kararının neticesinde aynı kıbleye alnını koymuş, aynı bayrağın altında çocuğunun düğününü, sünnetini, nişanını yapmış, aynı türkülerle ağlamış, aynı halayda yol tutmuş insanlar olarak birlikteliklerimizi yaşamaya bir ömür adasak, insan ömrü yetmiyor. O halde bir helalleşmeye ihtiyacımız var. Bir şekilde bu kanın durmasına ihtiyaç var. Bir süreç yaşanıyor. Bize düşen bu sürecin neticesini beklemektir.

Öyle hariçten gazel okumak kolaydır. Ne olacak yani- 5 bin şehitle vatan olarak aldığımız Anadolu coğrafyasının üstünde yaşamayı beceremeyerek 30 bin kardeşin birbirini boğazlaması insanlara çok mu olağan geliyor- Eğer bunu birileri onaylıyorsa ben o onaylayanların niyetinden şüphe ederim. Demek ki bu kavga ortamından öyle veya böyle bir çıkarları vardır. Bu, varlık sebeplerini bu kavgaya dayandırmış olduklarını gösterir.”

-“Artık onlar sussun, biz konuşalım”-

Çözüm sürecinde hemen her şeyin hallolmasının beklenemeyeceğini, 30 yıldır akan kanın sihirli bir değnekle bir çırpıda bitirilemeyeceğini ifade eden Yenilmez, tarihi süreçten gereken derslerin çıkarılması gerektiğini kaydetti.

Yenilmez, şöyle konuştu:

“Nerelerde yanlış yapılmış, nerelerde birbirimizi anlamamışız birbirimizi dinlememişiz ona bakılacak. Evet, bu millet dilsizdi çünkü bu milleti susturdular. 12 Eylül darbesiyle susturdular, 27 Mayıs’ta susturdular. 1960 ihtilaliyle susturdular. Bu millet meramını anlatamadı, birbiriyle konuşamadı. Konuşulamayan, meram anlatılamayan bir ortamda da ancak kavga olur. ‘Sen bana niye öyle baktın-‘ Aslında güzel baktım ben sana, aslında konuşabilsem bir şey söyleyecektim ben sana. Ne konuştuğumu dinlesen aslında aynı şeyi düşündüğümüzü, aynı acının içinde olduğumuzu görecektin. Birbirimizi konuşturmadık.

Ben diyorum ki; Gelin, beraber bardağın dolu tarafına bakalım. Şu bizi konuşturmayanların çanına ot tıkayalım. Artık onlar sussun, biz konuşalım. O yüzden bu sürecin neticesini sabırla bekleyelim. İnşallah hayırlı şekilde neticelenir. İnşallah Yunuslardan, Hacı Bektaş-ı Velilerden gelen o gelenekle bu milletin o merhamet damarı galebe çalar ve bu kan biran önce biter.”

Yayıncı: Nevbahar Kabaklı – İZMİR

Sondakika