Yas- Yasa- Yasak

Deniz Gündoğmuş

Ülkede olup bitenlere şaşırmaktan vazgeçeli çok oldu sanıyordum kendimi.

Geçtiğimiz cumartesi gününe kadar.

Suudi Arabistan Kralı Abdullah, 90 küsur yaşında, eli sopalı diktatörlerden biriydi. Öldü. Ve ertesi günü Bahreyn, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Tunus, Ürdün, Lübnan, Fas ile Türkiye’de milli yas ilan edildi. Bu arada Suudi Arabistan’da böyle bir yas geleneği yok.

Takip ettiğim birkaç yazar, Cumhurbaşkanının ve AKP Hükümetinin, ülkeyi babalarının çiftliği gibi yönettiğini sık sık söylerler. İşte benzer bir vaziyet daha diyerek kapattım internet sayfasını. Göztepe’de çocuk oyunum vardı, oradan çıkmıştım. Üsküdar’a gider, önce bir yemek yer akşamına da bir oyun seyrederim düşüncesindeydim. Balıkçılar çarşısında Camkesti Orhan’ın yerine oturdum, -şimdi tam mevsimidir- istavrit söyledim. Hemen yan masamda da üç abla hamsi tavalar eşliğinde laflıyorlardı. Onlar da akşam oyuna gideceklermiş fakat şehir ve devlet tiyatrolarındaki tüm oyunlar iptal olmuş.

Yanlış mı duydum acaba diye sordum hemen. Aldığım yanıt yalnız beni değil tabağımdaki balıkları bile güldürdü. Kahkahadan yüz bulan hamsiler de atağa geçmiş, horona durmuşlardı. Olan bitene bir anlam vermeye çalışırken kendimi; Camkesti, ablalar, hamsiler, istavritler ve kedilerle dans ederken bulmuştum adeta bir kabarenin içindeydik. Hikâyenin ana karakterlerinden değildik ama halk sahnelerini, koroyu ve anlatıcıyı çok iyi kıvırıyorduk.

Oyun (yemek) bitti, selamımızı verdik ve kulislerimize çekildik. Yolda aklıma, hiçbir şeyden haberi olmayan seyirci numarası yaparak, gişeyi aramak geldi.

– Akşam için yeriniz var mı? Sekiz buçukta başlıyordu değil mi oyun?

– Yok… Beyefendi, bu akşam oyun yok.

– Aa! Niye ki?

– Şey… İşte iptal, yas var ya yas.

– Ne? Anlamadım ne yası?

– Haberiniz yok mu, ortalık yıkıldı burda.

– Yoo. Hiç bilmiyorum ki ben. Nedir? (Israrcı. Katır inadı var, ille duyacak “Kral” kelimesini)

– Suudi Arabistan Kralı öldü ya, o yüzden bütün oyunlar iptal bugün.

– Haydaa!

– Yaa.

Kendisinin de elinden bir şey gelmediğini, durumdan bütün oyuncuların rahatsız olduklarını,  kimi seyircilerin benim gibi arayarak şikâyet ettiklerini, hatta sinirlenerek sayıp döktüklerini anlattı bana gişe görevlisi. Yok, dedim, ben gülmek için arıyorum sadece. Oyuna gelemedim ya hani, uzaktan da olsa acı acı gülmek için.

26.01.2015

Yorum


işlemi tamamlayınız: