Tiyatronun İşçisi Emekçisi Militanı

downloadŞehir Tiyatroları geçtiğimiz haftayı ‘kurucu’ Muhsin Ertuğrul’a ayırdı. Onun adına bir sempozyum ve bir anma gecesi düzenledi. Muhsin Ertuğrul’u anlatan herkesin onunla ilgili ortak bir kanısı var. O da tam bir tiyatro aşığı olduğu. Muhsin Ertuğrul Türk tiyatrosunun işçisi, emekçisi ve militanı…

Türk tiyatrosunun Batılı anlamda kurucusu Muhsin Ertuğrul’dur. Türk toplumunda tiyatronun eğlence aracı değil de bir sanat dalı olarak algılanması adına ciddi adımları, projeleri olmuştur. Hayatını tiyatroya vakfetmiştir. “Yarın kıyamet kopacağını bilsem tiyatro açardım” diyecek kadar hem de. Şehir Tiyatroları, kurucusu olan bu büyük ustayı geçtiğimiz hafta bir dizi etkinlikle andı. Muhsin Ertuğrul için düzenlenen ilk etkinlik bir sempozyumdu. Sempozyumda Muhsin Ertuğrul’un anıları paylaşıldı. Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu, “Nasıl ki Türkiye’ye Atatürk’ün katkısı büyükse, cumhuriyetin kurucusuysa Muhsin Ertuğrul da tiyatromuzu bugünlere getiren bir numaralı büyüğümüz” diyor Muhsin Ertuğrul için. Efdal Sevinçli, 1980’den beri Muhsin Ertuğrul’u araştırıyor. Onun anılarını, yazılarını, hayatını, tiyatroya dair yaptıklarını bir kuyumcu titizliğiyle araştırıyor. Muhsin Ertuğrul’u “ermiş bir tiyatro militanı” olarak tanımlıyor.

TÜRK TİYATROSU AYAĞA KALKIYOR

Sadece Muhsin Ertuğrul değil Şehir Tiyatroları’nın da yüz yılı üzerine bir araştırma yapan Sevinçli, Ertuğrul’un Türk tiyatrosuna en büyük etkisinin 1927 yılında Rusya’dan döndükten sonra yaşandığını söylüyor. Darülbedayi’nin ilk sahnelediği oyun Emile Fabre’ın yazdığı Çürük Temel oyunu. Türk tiyatrosunun bir kimlik oluşturmaya çalıştığı yıllar. Ancak ortada ne oyun yazacak yazarlar var ne de sahneye çıkacak oyuncu. Bu yüzden adapte edilen eserlerle başlıyor tiyatro serüveni Darülbedayi’nin.
Ancak hemen ciddi eleştiriler de beraberinde gelmeye başlıyor. En büyük eleştiri de hâlihazırda Darülbedayi heyetinin bir üyesi olan Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan geliyor. “Temeli çürük atılmış olan bu tiyatronun” deyimini kullanıyor Gürpınar. Sevinçli, o yıllarda Muhsin Ertuğrul’un da bu durumdan rahatsız olduğunu kaydediyor ama elindeki oyuncu ve yazar kadrosuyla ancak bu kadarı yapılabiliyor.

DARÜLBEDAYİ’DE BÜYÜK DEPREM

1926, Türk tiyatrosunda ciddi kavgaların olduğu bir yıl. Herkeste hegemonya kurma isteği var. Sevinçli, bu kavgaların en somut örneğinin 1926’da patlak verdiğini belirtiyor. Tiyatro oyuncularından Mim Kemal, Vakit Gazetesi’nin 28 Eylül 1926 sayısında açık bir mektup yazıyor. Bu yazı büyük bir deprem meydana getiriyor.

TİYATROYLA ANLATILACAK

Sempozyuma katılan bir diğer isim Hülya Nutku, Muhsin Ertuğrul’un Türk tiyatrosunu kurumsallaştırdığını ve tiyatroyu bir eğlence yeri değil seyircinin eğitildiği sorgulamanın öğretildiği bir yer olarak ortaya koyduğunun altını çiziyor. Ertuğrul’un fikirlerine değer verdiği kişiler de vardı. Vahram Papazyan bunlardan biri. Boğaziçi Güzel Sanatlar Topluluğu’ndan İlker Yasin Keskin, Papazyan ve Ertuğrul merkezinde Türk tiyatrosunun dönüşümünü konu alan bir oyun hazırladıklarını söylüyor. Oyun, önümüzdeki sezon seyircinin karşısına çıkacak.

Yenişafak

Yorum


işlemi tamamlayınız: