‘BKM Tiyatro Değil Prodüksiyon Firması’

erdal-beşikçioğlu[Songül Hatısaru’nun Milliyet Gazetesi için yaptığı söyleşiyi okurlarımızla paylaşıyoruz.]

Ankara’dan sonra İstanbul’da da Tatbikat Sahnesi’ni açan Erdal Beşikçioğlu, tiyatroda bir ekol olmayı hedefliyor. Beşikçioğlu, “Cesur metinleri oynayacağız, seyirciyi rahatsız edeceğiz” derken genç tiyatroculara göz kırpıyor.

Erdal Beşikçioğlu, beni o meşhur vincine çıkardı. Spotlar, efektler başımı döndürmedi desem yalan olur. Yine de büyük bir fedakarlıkla sahneden inip klavyemin başına geçmeyi seçtim!

AVM’lerin mantar gibi bitmediği zamanlarda, havalı sinemasıyla Levent bölgesinde oturanların piyasa mekanı idi Melodi Pasajı. Zincirikuyu’dan, Etiler’e dönerken hemen solunuzda kalan konumuyla yıllara meydan okuyor. Şu koca şehirde ancak, Ankara’da hayata geçirdiği Tatbikat Sahnesi’ni İstanbul’a taşıyan Erdal Beşikçioğlu’nun aklına gelirdi Melodi Sineması’nı tiyatroya dönüştürmek.

Üç katlı, içinde iki sahnenin olduğu şahane bir tiyatro yapmışlar. ‘Bir Delinin Hatıra Defteri’ 250 kişilik ana salonda oynuyor, küçük salon ise 120 kişilik. Devlet Tiyatrolarında biletleri karaborsaya düşen oyun Tatbikat Sahnesi’nde 70 liraya sahneleniyor. Oyunu izlediğim gece tek bir boş koltuk yoktu.

Tatbikat sahnesi kısa zamanda Ankara’nın en önemli sanat mekânlarından birisi oldu. İstanbul’da da böyle olacağını görmek için müneccim olmaya gerek yok. Ama bundan daha önemlisi bir misyon kurumu olacağı… Tiyatro tutkunları bilir, Tatbikat Sahnesi, Devlet Tiyatrosu’nun öncülüydü. Şimdi isim hakkı Erdal Beşikçioğlu’nda…

Beşikçioğlu, Tatbikat’ı gerçek ve cesur tiyatronun okulu haline getirmeyi hedefliyor. Bu hedef, Devlet Tiyatrosu’nun işlevini mi üstelenecek sorusunu akla getirse de O, “Devlet görevini yapsın” diye kısa ve net yanıtlıyor. Anlıyoruz ki Beşikçioğlu, tiyatronun devleti değil, cumhuriyeti olma amacında… Erdal Beşikçioğlu ile konuştuk..

Hayırlı olsun yeni tiyatronuz. Tatbikat burada ise savaş nerede olacak!?

Cumhuriyet tarihinde kurulan ilk tiyatro kurumuna ‘Tatbikat’ adının verilmesinin en önemli nedeni, konservatuar öğrencileri ve mezun sanatçılar için deneme ve uygulama alanı yaratabiliyor olmasıydı.

Ancak Devlet Tiyatroları ismiyle kurumlaşan yapı, içindeki yığılma sebebiyle öğrenci ve mezun sanatçılar için bir ‘tatbikat’ alanı olma misyonunu yitirdi. Biz bu misyonun önemini ilke edindik. Bizim kuruculuğumuzda 75 yıl sonra Ankara ve İstanbul gibi Türkiye’nin iki büyük tiyatro metropolünde canlanan Tatbikat Sahnesi, nitelikli sanat beğenisini geliştirmek, sanat ortamına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Bunun için akademik bir şekilde araştırıp, öğrenim içerisinde eğitimi vurgulayacağız. Manifestomuzu bunun üzerine kurduk.

Konservatuvarlardan mezun olmuş genç tiyatrocular, mesleklerini tatbik etme imkanı bulamıyorlar. Binlerce yıllık bir tiyatro külliyatı var. Ancak tiyatro toplulukları genellikle seyirciyi rahatsız etmeyecek, ona bir televizyon dizisi izletme konforunu yaşatacak oyunlar seçiyorlar. Kolay olan şeyleri sevmiyorum. Sevseydim, Tatbikat isminde ısrar etmezdim. Seyircinin tepkisizliğine yaslanmak yerine, onları harekete geçirecek, rahatsız edecek bir biçim aramak asıl hedefimiz. Tatbikat Ankara’da, Diyarbakır’da, Adana’da, Mersin’de, İstanbul’da. Her bir turnemiz tatbikat.

Bu şehirlere gittiniz mi?

Evet, bizim sanat konusundaki hedeflerimizden birisi de bu. Daha bir yılını doldurmamış bir tiyatro olarak ancak Adana’ya, Mersin’e kadar ulaşabildik. Sartre’nin ‘Mezarsız Ölüleri’ni sergiledik.

Bu ay Seray Şahiner’in yazdığı, Nihal Yalçın’ın oynadığı, kadına şiddeti anlatan “Antabus” oyununu sahneleyeceğiz. Woyzeck Masalı isimli halk hikayesini bir rock müzikali haline getirdik. Ki, 25 kişilik bir kadrodur. Afişimize dev kadro diye yazmadık. Bu kabare kültüründe vardır.

9 ayda 5 prodüksiyon yapmışız, üç tane de sahne açmışız, 35 günde bir eylem gerçekleştirmişiz. Peki bu dönem içinde Devlet Tiyatrolarında ne oldu? Akün sahnesini kaybettik, Şinasi sahnesini kaybettik, şu anda Küçük Tiyatro’yu kaybetmek üzereyiz. Bu durumda kurumda kalmak ne kadar doğru olabilirdi.

Türkiye’de tiyatrolar aynı zamanda birer okul da oldu hep. En yakın örneği BKM, öncesinde Müjdat Gezen böyle yola çıktı, hatta kurumsal olarak okulunu kurdu. Sizin kafanızda ne var?

Bu işte beyin takımımız olan Elvin Beşikçioğlu, Binnaz Dorkip, Cem Emüler, İlhami Yazar, Durukan Ordu’dan ve benden oluşan 6 kişilik bir seçici kurulumuz var. Nitelikli sanat beğenisi benim için çok önemli. Çünkü çok sıkıldım artık olan bitenden. Bazıları skeçlerden oluşan birtakım güldürmeceler üzerine tiyatronun ne olduğu anlatılmaya çalışıyor. Nitelikli sanat bitmek üzere.

Dizilerde, TV’lerde boy gösteren insanların toplaşarak bir araya gelip x bir sahnede biletlerini satması değildir tiyatro. Tiyatro başlı başına yeniden yaratmaktır.

Bunu yapmak için uğraşıyoruz. BKM gibi bir şey olmayacak. Onların tiyatro olduklarını düşünmüyorum. Onlara birer prodüksiyon firmaları olarak bakıyorum. Tiyatro başka bir şey. Müjdat Abi öğrenci yetiştirir. Tatbikat Sahnesi’nde de onlarla çalışmaktan büyük keyif alırım ben.

Biz bir arayışın peşindeyiz. Devlet Tiyatroları nasıl bir ekol olarak çıkmışsa, biz de bir ekol yaratmanın yolunu araştırıyoruz. Şu ana kadar bütün tiyatrolar, bir isim üzerinden, ismi lanse etmek üzerine kurulmuş.

Kenterler, Ali Poyrazoğlu. Dostlar Tiyatrosu Genco Erkal adı üzerinden yürüyor. Oysa ben o isim gittikten sonra da o kurumun yaşayabilmesi, bir ekolün yaratılması gerektiğine inanıyorum.

Devletin yerini mi alacaksınız?

Devletin yerini almak niyetinde değilim. Devlet üstüne düşen görevi yerine getirmek zorunda.

Sadece tiyatro yaparak daha ne kadar devam edebilirsiniz?

Ölene kadar. Bundan başka iş bilmiyorum ki! Tatbikat, Türkiye’de ilk defa kendisine ait üç sahnesi olan bir tiyatro oldu. Devlet Tiyatroları ve ödenekli tiyatroların haricinde hiçbir örneği olmadı. Dışarıdan hiçbir şekilde ödenek almadan, Kültür Bakanlığından en ufak bir ödenek almadan, ki almayı da düşünmüyorum zaten…

Devam etmesi için elimden geleni yapacağım. Zaman zaman TV’lerde de görüneceğim. Tiyatro çok pahalı bir sanat dalı. Bir spot 35 bin lira. Sadece 2 dakikalık bir sahne için en az 12 adet spot kullanmanız gerekiyor. Bu böyle bir delilik işte.

Benim şu anda ne bir sponsorum var, ne bir ödeneğim. Seyircinin bilet parasıdır bizi buraya getiren. Bu sponsor hikayesini StüdyoCer’i kurduğumuzda denedik. Halkbank sponsor oldu, sağ olsun sahnesini de kurdu. Ama niye bu oyunu koydunuz diye bir soru sorduklarında, benim için sponsor olayı bitmiştir.

Tiyatronuzun bu kadar büyük bir operasyon olduğunu düşünmemiştim. Eşiniz kızdı mı birikimi buraya yatırmanıza?

Bütün birimi buraya koyduk. Ama bu sefer kızmadı! ‘Deli misin’ dedi. ‘Sende para olsaydı Elvin aynı deliliği yapmaz mıydın?’ dedim. Eşim de tiyatrocu, ‘Yapardım’ dedi. Reaksiyon İstanbul sahnesini açtırdı bana, Behzat Ç. de Ankara’yı.

Artık kendi tiyatronuz var İstanbul’da, ‘Woyzeck Masalı’nı neden Zorlu PSM’de oynuyorsunuz?

Bir oyunun 30 kişi ile üstelik müzikal olarak sahnelenmesi çok ciddi bir meblağdır. Bizim salonumuz 250 kişilik. Bizim sahnede bu sene bu canlı performansı yapacak altyapıya sahip değiliz. 16 oyuncu, tanesi 10 bin dolar olan yaka mikrofonları kullanıyor. Bu altyapı şu anda İstanbul’da Zorlu PSM’de var.

Bir Delinin Hatıra Defterini vincin üzerinde oynuyorsunuz, oradan bakış nasıl?

‘70 lira verdik ulan, neymiş bir bakalım’ diyen seyirciler görüyorum. Ama 15. dakikadan sonra aktörle birlikte soluk alıp veren insanlar haline dönüşüyorlar. Buradaki vinç Devlet Tiyatrosu’ndaki gibi de değil üstelik, biraz daha seyirciyi tehdit eder hale geldi. Tedirginlikler, korkular şaşkınlıklar…

Gençler size bayılıyor! Bu sevgiye nasıl karşılık vereceksiniz?

Birinci yaşımızı kutlayacağımız, 1 Mayıs’ta öğrenciler için bir festival yapacağız. Biletleri internetten satmayacağız. Öğrenciler, kimlikleri ile Tatbikat Sahnesi’ne geldikleri zaman ay boyunca 25 lira karşılığında ucuza bilet alacaklar…

Siz de artık bir emeklisiniz. Seçimlere giderken emeklilerin partiler için hedef kitle olduğunu görüyoruz. Seçim bildirgelerine emekli gözüyle de bakıyor musunuz?

Ben emekli olmadım, emeklilik hakkım saklı kalmak kaydıyla istifa ettim. Çalışma günümü doldurdum, ancak emeklilik ikramiyesini alabilmek için yaş mevzusundan 6 yıl beklemek zorundayım.

Arada kalan emeklilik grubundayım bu statümle. Ne o taraf bize yarıyor, ne öteki taraf. Bir taraf diyor ki; mezarda emekli olun, yaş haddinden emekli olacaksınız bundan sonra. Öteki taraf da diyor ki; sizi mezara kalmadan emekli edeceğim. Tabii ki mezara girmeden önce emekli olmak tercih edilir.

Zaten yeterince emekli olacaksın mezarda. Ama çalışmayı iyileştirecek hiçbir şekil yok. Ben istifa etmeden Devlet Tiyatrosu’nda günlük yevmiyem 75 liraya geliyordu.

Bir karo işçisinin gündeliği bile değil! 75 lira ile hem ailene bakacaksın hem sosyal etkinlikleri devam ettireceksin, hem de provalarını yapacaksın.

Bu durum düzelmeden ben ha mezarda emekli olmuşum, ha mezarda emekli olmamışım, ne fark eder. En güzel, en değerli zamanım günde 75 lira yevmiyeye denk geliyor.

Woyzeck Masalı

Erdal Beşikçioğlu’nun uyarlayıp yönettiği ve rock müzikali şeklinde sahnelenen ‘Woyzeck Masalı’ nisan ayı boyunca Zorlu PSM’de izlenebilecek.

Haftanın 4 günü İstanbul’dasınız, taşınma planı var mı?

İstanbul’da her şey çok çabuk tüketiliyor, çok acayip bir şehir. Burada uzun süre kalmak iyi bir şey değil. Arada bir gidip kendinizi tazelemeniz gerekiyor. Taşınmayı düşünmüyorum. Ankara üretmenize daha uygun, sizi besleyen bir şehir. Bütün kadromuz Ankara’da, orada üretmeye devam edeceğim. Ankara’da üretip gelip İstanbul’da seyirci ile buluşturacağım.

Milliyet

Okuyucu Yorumları

“‘BKM Tiyatro Değil Prodüksiyon Firması’” yazısına bir yorum var.

  1. İONSANAT dedi ki:

    Erdal beşikçioğlu ve tüm ekibine başarılar ve bol enerji dileriz, zira kemikleşmiş ve herşeye tiyatro diyerek, aldatılan ülkemiz insanına gerçeği gösterme yolunda meşakkatli günler beklemekte kendilerini…
    ÖĞÜN,ÇALIŞ,GÜVEN… VAZGEÇME BAŞARACAKSIN…

Yorum


işlemi tamamlayınız: