Dijital Çağda Shakespeare’e Disiplinlerarası Bakmak

551d41a48d9956“Shakespeare Akıntıya Karşı’’ Sempozyumu 1-2 Nisan’da Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Kral Lear, Hamlet, Bir Yaz Gecesi Rüyası, Macbeth, Antonious ve Kleopatra gibi yapıtlarıyla İngilizce’nin gelmiş geçmiş en büyük yazarı bugün tam 451 yaşında ve kolay kolay da eskiyeceğe benzemiyor.

Shakespeare’in sonelerini Türkçeye kazandıran, kısa süre önce kaybettiğimiz Türkiye’nin ilk kültür bakanı, edebiyat adamı Talât Sait Halman’ın anısına ithafen Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen Shakespeare Akıntıya Karşı Sempozyumu Shakespeare’i disiplinlerarası bir bağlamda ele alarak geçen yüzyıllara rağmen güncelliğini nasıl koruyabildiğini gözler önüne serdi.

Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü ve Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü tarafından düzenlenen sempozyumun açılışına Boğaziçi Üniversitesi’nin duayen hocalarından Oya Başak ve Talât Sait Halman’ın kızı, oyuncu Defne Halman da katıldı. Shakespeare’i Türkiyeli okurlara tanıtan Talât Sait Halman’ın gerçek bir kültür adamı olduğuna değinen Oya Başak, Halman’ın edebiyat alanındaki sayısız çalışmalarıyla birlikte dilin sonsuz inceliklerine vakıf bir entelektüel olduğunun altını çizdi.

Shakespeare’den pop ikonu yaratmak

Sempozyumun ‘’Pop Kültürü ve Shakespeare’’ başlığını taşıyan ilk oturumu dijital çağda Shakespeare’in nasıl bir pop ikonuna dönüştüğünü ele alıyordu. Bu bölümde film endüstrisinden tiyatro sahnelerine oradan dünya festivallerine ve reklam sektörüne uzanan ‘’Shakespeare fenomeni’’ üzerinde duruldu.Oturumun katılımcılardan Cansu Kutlualp, Shakespeare’in online dünyada popülerliğini yansıtan bir sunum yaptı. Kutlualp, Royal Shakespeare Company ve Barbican Theatre gibi dünyaca ünlü tiyatroların yine dünyaca ünlü aktörleri öne çıkararak estirdiği Shakespeare rüzgarına değinirken; bu rüzgara BBC gibi TV kuruluşlarının da kapıldığını; Jeremy Irons gibi bir aktörün III.Richard’ı oynadığı The Hollow Crown dizisinin Internet’te milyonlarca hayranı olduğunu anlattı.

Oturum konuşmacılarından Kübra Bodur, dünyadaki Shakespeare festivallerini konu alan bir sunum yaparken Zeynep Sinem Şeker ise reklamcılık dünyasında Shakespeare’den ilham alan çalışmaların izlerini sürdü.

Bilmediğiniz Shakespeare, bildiğiniz kelimelerle Shakespeare Contemporary sergisinde…

Futbol kültürüyle özdeşleşmiş “Fair Play” kavramını 1610’lu yıllarda ilk kez Shakespeare’in kullandığını ya da V. Henry’de kullandığı “heart of gold” (altın kalpli) deyimini bizzat kendisinin icat ettiğini öğrenmek için eşsiz bir fırsat sunan Shakespeare Contemporary adlı mini sergi ise sempozyumla eş zamanlı olarak Özger Arnas Salonu’nda yer aldı.

Yalnızca dünya edebiyatında çığır açan bir yazar değil; aynı zamanda İngilizce’ye 2000’nin üzerinde kelime ve deyim kazandırmış yaratıcı bir beyin olan William Shakespeare’in icat ettiği ve ilk kez oyunlarında kullandığı kelimeler ve deyimlerin illüstratif tasarımlarından oluşan sergiyi İlkay Yıldız ve Emek Kalfa hazırladı.

Sergide, Shakespeare’in İngilizceye kazandırdığı “fair play” (centilmenlik), “catch a cold” (şifayı kapmak) ya da “love is blind” (aşkın gözü kördür) gibi kelime ve deyimlerden oluşan tasarımlar, illüstrasyon, kolaj, tipografi ve yağlı boya teknikleriyle oluşturulmuş ve ardından tuale aktarılmış olarak izleyicilere sunuldu.

Sempozyumun ikinci günündeki oturumlarda ise ‘’Shakespeare’de Delilik’’ ana başlığı altında Shakespeare’in kadın karakterlerinde depresyon ve intihar eğilimi Cleopatra ve Desdemona karakterleri üzerinden tartışıldı. Bir diğer oturumda Shakespeare’in eserlerinde ‘’Doğa ve Aşk’’ teması üzerinde durulurken, günün son oturumunda ‘’Globalden Yerele: Shakespeare Uyarlamaları’’ ele alındı.

Sempozyum, 2 Nisan akşamı Moda Sahnesi ‘nin sahnelediği “Hamlet” oyunu ile son buldu.

Boğaziçi Üniversitesi Haberler