Haldun Taner’e Sığınmak

emre-kongar-d-r-konugu-s-7955[Emre Kongar’ın Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan köşe yazısının bir kısmını paylaşıyoruz.]

Siyasal ortamın bunaltıcılığı, günlük yaşamlarımızdaki küçük mutluluklarımızdan da yoksun kılıyor bizi.

***

14 Mart 2015, “Sebepsiz mutluluktur asıl mutluluk” (Yalıda Sabah, s. 81) diyen ünlü yazar Haldun Taner’in 100’üncü doğum günüydü.

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu’nun ev sahipliği yaptığı Caddebostan Kültür Merkezi’ndeki töreni sevgili Zeynep Oral düzenlemiş ve Orhan Alkaya ile birlikte sunmuştu.

Haldun Taner’le iyi dosttuk…

Onunla ilgili, bilinmeyen dört anımı paylaşmak istiyorum:

1) Sakal baskısından dolayı Hacettepe’den istifa edene kadar Ankara’da oturduğumuz ev, İstanbul’dan gelen yazar ve sanatçı arkadaşlarımızın uğrak yeriydi.

Haldun Taner de, şimdi kendisinin anısını yaşatmakta olağanüstü bir çaba gösteren eşi Demet ile yeni evlendiği sırada bir akşam yemeğine bize gelmişti…

Bir ara beni bir kenara çekip eşini işaret ederek “Nasıl!” demişti; soru sormuyor, Demet’in güzelliği ve kültürü ile övünüyordu!

2) 1978 yılında Ecevit Başbakan, Ahmet Taner Kışlalı Kültür Bakanı olmuş ve bir “Kültür Yüksek Kurulu” oluşturulmuştu…

Aziz Nesin, Haldun Taner ve ben de bu kurulun üyeleriydik; toplantılar sırasında, büyük bir dikdörtgen olan masanın bir uç köşesinde üçümüz yavaş sesle sohbet ederdik…

Bir defasında, içi boş ama kendini çok ciddiye alan asık suratlı bir tanıdığımızı eleştirmek için “Almanların bir atasözü vardır, ‘Hayvanlar gülmez’ derler. Bu adam da öyle” demişti.

3) 12 Eylül askeri darbesi olmuş, ben Dil-Tarih’te, Tiyatro Kürsüsü’nde “Sanat Sosyolojisi” dersleri veriyorum; bir milli bayram dolayısıyla Kenan Evren’in de geleceği tören için dersler tatil edildi, hepimiz büyük konferans salonuna gittik…

Haldun Taner de konuşmacı idi; hepimiz onun adına kaygılıydık; üniversitelere yapılan baskıyı aşırı eleştirirse hapse girer, eleştirmezse aydın kimliğine gölge düşerdi!

Zekice ifade edilmiş mükemmel bir eleştirel konuşma yaptı Kenan Evren’in gözlerinin içine baka baka…

Eleştiriyi zarafetle harmanlamıştı; çılgınca alkışlandı!

Devamı için tıklayınız

Cumhuriyet