Salt Galata’da Türkiye Tiyatrosu ve Darülbedayi Seminerleri

DarülbedayiMimesis Haber / Geçtiğimiz Pazar günü Salt Galata’da Türkiye Tiyatrosu ve Darülbedayi etkinliğinin ikinci bölümü düzenlendi.

Etkinliğin ikinci gününde ilk olarak Fırat Güllü ve Boğos Çalgıcıyan, Venedik’ten İstanbul’a Türkiye Tiyatrosu’nu Yaratanlar başlıklı bir sunum gerçekleştirdiler. BGST’den Fırat Güllü, Venedik’in San Lazzaro adasındaki 18. yüzyılın sonunda Osmanlı tebaasına mensup Mıkhitarist rahipler ve onların öğrencileri tarafından yapılan tiyatro faaliyetlerinden bahsetti. Fırat Güllü burada yapılan teatral çalışmaların Musahipzade’nin öncülü olduğunu belirterek söze başladı. Buradaki komedi oyunlarında Osmanlı yaşantısına ve kültürüne yer verildiğini, bunun da Osmanlı yaşamını etnografik bir malzeme titizliğinde işleyen Musahipzade’nin teatral üslubuna benzerliğine dikkat çeken Fırat Güllü, Venedik’teki çalışmaların mekansal olarak uzak olmasına rağmen bizden kültürel olarak uzak olmadığını belirtti.

Trajedilerin yanında komedi oyunlarına da rastlandığı ve bu metinlerde Türkçe oyunların da var olduğunu vurgulayan Güllü, buradaki tiyatrocuların Osmanlı aidiyetine sahip olduğunu ve oyunlarda Osmanlı gelenekselliği içinden bir modernizasyon çabasının hissedildiğini söyledi. Güllü “Türk” Tiyatrosu’nun tarihinden bahsederken buradaki çalışmaların görmezden gelinmesini ise etnik ve sanatsal önyargılardan kaynaklandığını belirtti. Güllü, ayrıca bu dönemde Ermeni modernleşmesinin Osmanlı toplumsal ve kültürel yaşamında asimetrik bir modernleşme yarattığını söyledi. Asimetrik modernleşmeyi bazı Ermeni aydınlarının doğru bulmadığını, bu aydınların Osmanlı topyekun modernleşmezse daha kötü bir sonucun ortaya çıkacağını öngördüklerini belirtti.

Bu sunumun ardından Özgür Eren, Sercan Gidişoğlu ve İlker Yasin Keskin, Yervant Baret Manok’un araştırıp gün yüzüne çıkardığı San Lazzaro metinlerinden bir oyunun kısa bir bölümünün -Bekri Musdafayi Nıgarakirı (Bekri Musdafa’nın Karakteri)- okuma tiyatrosunu gerçekleştirdiler. Böylelikle  sunumda bahsi geçen noktaların daha iyi anlaşılması sağlandı.

Ardından Boğos Çalgıcıyan Osmanlı’daki tiyatro deneyimini anlattı. Osmanlı’daki batılı tiyatro deneyimini altı başlık altında toplayan Çalgıcıyan bu başlıkları şöyle sıraladı:

Şark Tiyatrosu, Vartovyan Tiyatrosu, Mağakyan Tiyatrosu, Benliyan Kumpanyası, Fasülyeciyan Tiyatrosu, Mınakyan Tiyatrosu…

Bu bölümde Boğos Çalgıcıyan, Mınakyan için 1912 yılında bir jübile düzenlendiğini ve bu etkinlikte Mınakyan hakkında bir broşür çıkarıldığını belirtti. Bu broşürü Şehir Tiyatroları için çevirdiğini söyleyen Çalgıcıyan Şehir Tiyatroları’nın bu broşürü yayınlamasını dört gözle beklediğini belirtti. Çalgıcıyan daha sonra Mınakyan’ın, Kamelyalı Kadın oyunundaki Armand Duvall rolünden kısa bir bölümün okuma tiyatrosunu gerçekleştirdi.

İzleyenler tarafından oldukça beğenilen bu bölümün görüntüsüne aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Bu etkinliğin ardından da Hagop Vartovyan’ın Yahya Efendi Mezarlığı’ndaki mezarını bulma macerasını içeren kısa bir video gösterimi gerçekleştirildi.

darülbedayi2Etkinliğin son bölümünde ise Müjgan Yıldırım Türkiye Sineması’nda İlkler ve Tiyatroyla İlişkisi başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Bu bölümde görsel malzemeye oldukça yer verilmişti ve pek çok usta sinema sanatçısının önemine değinildi.

Dolu dolu geçen etkinlikte ise Şehir Tiyatroları mensuplarının katılımının bir hayli düşük olması ise katılımcılar arasında “Darülbedayi’siz Darülbedayi etkinliği” esprilerinin dönmesine sebep oldu.

İlker Yasin Keskin – Mimesis Haber

Yorum


işlemi tamamlayınız: