Chekhov… Çocuk Partisi… Akademik Dil…

 Kemal Oruç

 Chekhov

Stanislavski’nin “Çalıştığım en iyi oyuncuydu” dediği Michael Chekhov’un 1952 yılında yazdığı “Oyuncuya” adlı kitabı henüz geçtiğimiz yıl Türkçe’ye çevrildi. Tiyatro tarihi kitaplarımızın neredeyse hiçbirinde adı geçmez. Metot hakkında çok ciddi eleştirileri vardır. Stanislavski Chekhov’u “Metot”a karşı bir metot yaratmaya ve uygulamaya çalıştığı için on altı yıldan sonra Moskova Sanat Tiyatrosu’ndan kovar. Chekhov, Stanislavski Sistemi’nin dıştan yönetilmeye bağlı olduğunu, ama kendisinin geliştirdiği “Esinlenilmiş Oyunculuk” metodunun bireysel çalışmaya ve yaratıma açık olduğunu savunur. Ki gerçekte Stanislavski’nin de savunduğu şudur: Oyunculuk öğrenilir, öğretilmez. Stanislavski son zamanlarında metodunun Chekhov’un metoduna yaklaştırmaya çalışmıştır.

Anthony Quinn, Marilyn Monroe, Jack Nicholson, Clint Eastwood, Anthony Hopkins ve Ingrid Bergman onun oyunculuk tekniğinden yararlanmış olan oyunculardan bazıları…

Düşünün ki böyle önemli bir tiyatro adamını ülkemizde çok az bilen var. Neden?

*** *** ****** *** ***

Çocuk Partisi

Malum, seçim dönemlerinde bir curcuna yaşanır. Bu curcunadan çocuklar çoğunlukla olumsuz etkilenir. Filtresiz medyada parti başkanları müthiş bir şiddetle birbirlerini kötüler. Seçim arabaları berbat seçim şarkılarıyla sokakları gürültüye boğar. Parti flamaları sokaklarda büyük çöp yığınları oluşturur. Seçimin, partinin, oy kullanmanın vs. ne olduğunu algılayamayan çocuklar da bu kaosun içinde zarar görür; bu süreci anlamsız korkular yaratarak yaşayabilir.

Ben çocukların maruz kaldığı her durum hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini savunuyorum. Bu sebeple “seçmek, seçilmek, oy kullanmak ve demokrasi” konularıyla ilgili de bir çalışma yaptım. Bu çalışmanın sonunda da çocuklara: “Bir çocuk partisi kursaydınız, partinizin kazanması için ne tür vaatlerde bulunurdunuz?” diye sordum. Çalışma yaptığım her sınıfta, çocuklar beşer kişilik gruplar oluşturup bu soru üzerine tartıştı. Her grup, vaatlerini, belli nedenlerle seçtikleri bir sözcü yoluyla, sınıftaki diğer arkadaşlarına aktardı.

Tüm gruplarda ilk vaat şu oldu:

“Her mahallede bir çocuk parkı olacak.”

En çok sunulan diğer iki vaat ise şunlardı:

“Okulda oyun oynamaya daha çok vakit ayrılacak.”

“Ödevler azaltılacak. Okul dışındaki zamanı çocuklar kendi istekleri doğrultusunda değerlendirebilecek.”

Çocukların istekleri bunlar. Bu istekleri değerlendirmek de biz yetişkinlere düşer.

*** *** ****** *** ***

Akademik Dil 

Düşünün ki bir lise öğrencisisiniz ya da tiyatroya yeni yeni ilgi duymaya başlayan bir yetişkinsiniz ve ilgi duyduğunuz bu alanı daha iyi tanıyabilmek için kitap okumak istiyorsunuz. Elinize “yeni başlayanlara yönelik yazılmış” bir kitap aldınız ve okumaya başladınız. Kitapta sürekli şuna benzer cümlelerle karşılaşıyorsunuz:

“Uzam, oyunun güzelduyusal boyutunun ilk göstergelerinden biri olarak, mikrokozmun örgelenmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Genellikle uzamın örgelenmesi zamanın örgelenmesine koşut olarak ilerler.”

Bilgi edinmeye devam etmek ister miydiniz?

Akademik dil nedir? Neden vardır? Bilgiyi iletemeyen akademik kitaplar neden yazılır? Benim bir türlü cevap veremediğim sorular.

Bu tür kitapları okumak isterseniz, tavsiyemdir, “Günlük Dilde Hiçbir İşinize Yaramayacak Akademik Kavramlar Sözlüğü”nü de yanınızda bulundurun.

www.kemaloruc.net

10.7.2015



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: