Sanat, Savaşa Karşı Susmamalı

sanat savaşa karşıTürkiye’de yaşanan terör olayları sonrasında, pek çok kültür sanat etkinliği ya iptal edildi, ya da ileri bir tarihe ertelendi. Peki, 2. Dünya Savaşı’nda bombalar altındaki Almanya’da mümkün mertebe, tiyatro, opera ve klasik müzik konserleri düzenlenmeye devam ettiğini ve halkın sanatın izleyicisi olmayı sürdürdüğünü bu süreçte hatırlamak gerekmez mi? Bilindiği gibi, usta sinemacı, komedyen Charlie Chaplin de 1940’larda film çekmişti. Yönettiği ve rol aldığı ‘Büyük Diktatör’ filmiyle, Adolf Hitler ve emrindeki Nazilerin işgal ettikleri bölgelerde yaptıklarını sert bir dille eleştirmişti. Peki toplumsal olaylarda sanat etkinlikleri iptal edilmeli mi? Sanat etkinlikleri durmalı mı? Bu soruları yönelttik ve tek cevap aldık: “Sanat durmamalı!”

Ahmet Cemal (Cumhuriyet yazarı, çevirmen)

Sanat, savaşa karşı çıkmanın en etkili yollarından biridir; bu nedenle terör gerekçesiyle sanatsal faaliyetlerin durdurulması ya da ertelenmesi tam bir çelişkidir.

Özen Yula (Oyun yazarı ve tiyatro yönetmeni)

Böylesi karanlık zamanlarda bir tek şeye çok dikkat etmemiz gerekiyor. Her birimiz insan olarak kendi içimizdeki faşiste söz geçirmek ve onu durdurmak zorundayız. Dünya savaşlarında bile durmayan sanat burada neden duruyor? Yoksa en yakınımız en uzağımız olur.

Tan Oral (Karikatürist)

Sanat sadece eğlence aracı değildir. İnsanın ve toplumun bütün sorunlarıyla ve acılarıyla ilgilenen geniş bir alanı kapsar. Dolayısıyla bugünkü ertelemeler sadece yas ile ilgili değil gibi geliyor. Her şeyin sustuğu ve susturulduğu bir ortamda sanat için de olsa sanatçıların konuşmasından fikirlerini açıklamasından duyulan bir korkunun sonucu olmasın sakın!?

Gürol Sözen (Ressam, eleştirmen, yazar)

Sanat ve kültür olayı bir ağıt bir yakınma değil, bir başkaldırıdır, moral gücüdür. Bunu sokaklarda, meydanlarda nerede hangi koşulda olursa olsun sanatı sürdürmek zorunluluğundayız.

Ali Özgentürk (Yönetmen)

Festivaller (Altın Koza) izleyicisiz izlenmemeli.

Sanatçı ve aydınlardan çağrı: Barışın önünü açın

Aralarında Tarık Akan, Kadir İnanır, Fazıl Say, Rıza Türmen, Levent Üzümcü, Pelin Batu, Mahsun Kırmızıgül, Defne Halman, Ahmet Say, Deniz Türkali, küçük İskender, Jülide Kural, Macit Koper, Ali Nesin, Yılmaz Odabaşı, gibi isimlerin de yer aldığı aydın ve sanatçılar bir bildiri yayımlayarak “ateşkes” çağrısı yaptı. “Ülkemiz, hızla iç savaş ortamına sürüklenmektedir” denilen çağrıyla, hem hükümet hem de PKK “barışının önünü açmaya” davet edildi.

Toplam üç madde halinde yayımlanan çağrı metninde, “Bu yıkıcı süreci engelleyebilmek için, 1. Öncelikle ve derhal, PKK eylemlerine son vermeli, tek taraflı ateşkes ilan etmelidir. 2. Özellikle sivillerin büyük zarar gördüğü, ağır can kayıplarına yol açan ve kent merkezlerine kadar yayılan devlet operasyonları durdurulmalıdır. 3. Müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için elverişli koşullar yaratılmalı, barış sürecinin önü açılmalıdır. Hiçbir mazeret, “ama, ancak” kelimeleriyle devam eden hiçbir açıklama için artık zaman ve sabır kalmamıştır” denildi.

‘Baş sorumlu sorumsuz cumhurbaşkanı’

Sanatçılar Girişimi, 7 Haziran seçimleri sonrasında ülkenin kanlı, karanlık bir uçuruma yuvarlandığını bunun baş sorumlusu olarak da “sorumsuz cumhurbaşkanıdır” açıklamasını yaptı. Aralarında, Tarık Akan, Rutkay Aziz, Orhan Aydın, Edip Akbayram, Mehmet Aksoy, Ferhan Şensoy, Bedri Baykam, Ataol Behramoğlu, Zeynep Oral, Yıldız Kenter gibi pek çok sanatçının içinde bulunduğu girişimin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer veriliyor: “Bizler, Türkiye halkının, ulusumuzun birlik ve mutluluğunu, sorumsuzluğun diktasının değil demokrasinin sınırlarının olabildiğine genişletilmesini, düşünme ve yaratma özgürlüğünün sınırsızlığını savunan sanatçılar, ülkemiz için duyduğumuz büyük sorumluluğumuzla, aydın, aydınlanma, sanat ve sanatçı düşmanlığını her fırsatta dile getiren bu sorumsuz kişiye karşı, insan olma onurunu taşıyan herkesi suskun kalmamaya çağırıyoruz.”

Cumhuriyet