Terry Eagleton’ın Çağdaş Eleştirel Teorisi: “William Shakespeare”

Ömer KAÇAR

w. shakespeare

Theodor W. Adorno, Louis Althusser, Walter Benjamin, ülkemizde de Murat Belge gibi Marksist edebiyat kuramı üzerine çalışmalarda bulunan isimlerden biri olan Terry Eagleton, edebiyat ve kültür teorileri üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinir. Gerçeklik ile kurmacanın birbirinden nerede ayrıldığını sorguladığı kitabı “Edebiyat Olayı”nın yanı sıra bireysel ve kolektif mutluluğun doğal uyumunda aradığı hayatın anlamını “Hayatın Anlamı” kitabında bulan Eagleton, “William Shakespeare” adlı kitabında Shakespeare’in genelde önemli sayılan oyunları hakkında çağdaş eleştirel bir teori geliştirmiştir. Yakın zamanda diğer kitaplarında da kültürel çalışmalarını edebiyat teorisiyle birleştirmiştir.

Eagleton, dil, arzu, hukuk, değer, doğa gibi kavramlar üzerinden Shakespeareyen tiyatroya dair örnek sayılabilecek olan kitabında, tarihsel bir çalışmaya hiçbir şekilde girmediğini belirterek Shakespeare’i okumanın yolunun -belirleyici bir kanıt yoksa da- Marx, Nietzsche, Hegel, Derrida, Wittgenstein, Freud’dan geçeceğini düşünür. Belki de belirleyici olan şey, eleştirel teorinin temelinin nesnelleştirici olmak yerine düşünsel olduğu gerçeğinde yatar. Eleştirel teori veya dar anlamda Frankfurt Okulu, insanları bulundukları kısıtlayıcı koşulları değiştirerek onları özgürleştirdiği kadar eleştireldir. Bir teorinin ‘eleştirel’ olabilmesi için, muhalif ve sorgulayıcı bir analiz yöntemine dayanması gerekir. İnsan tarafından yaratılan iletişim, kültür ve politik bilinç üzerine odaklanan teori, günümüz Shakespeare okumalarında dilin sınırları, metnin anlamının belirsizliği veya doğrudan toplumsal yapı ile ilgili olan kısıtlayıcı koşulları belki de bir nebze ortadan kaldırmaya, hatta yok saymaya yarayabilir.

Shakespeare’i anlamanın pek çok yolu olabilir. Eagleton’ın yaklaşımı, Shakespeare’in oyunlarının toplumsal düzene itibar ettiğinin ve bir metaforun bir diğerini doğurduğu olağandışı söz sanatıyla yazıldıkları yönündedir. Buna göre gösterilen her şeyi olduğu gibi değil de, ikilemi çözmek için geliştirilen strateji neticesinde algılamak gereklidir. Günümüzde Shakespeare’in oyunları durmaksızın sahneleniyor ve her sahnelenişte sanki yeni bir oyun metniyle karşı karşıya kalıyoruz. Shakespeare’in oyunlarının çağdaş yorumlarını veya uyarlamaları izleyip dururken aslında oyunları bir kez daha okumuş, hatta yaratmış oluyoruz. Şüphe yok ki yazmak gibi okumanın kendisi Mario Vargas Llosa’nın düşündüğü gibi bir yaşama biçimi, Carlos Fuentes’in de sürekli üzerinde durduğu bir tür yeniden yaratma eylemidir.

Tiyatroda dramaturga olan gereksinim, tiyatronun bilgi, görgü ve birikimin sanatı oluşundandır. “Shakespeare uzmanlarının da dediği gibi, ‘Dünyayı bir metin olarak algılamak’ kadar ‘her metni bir dünya olarak algılamak’ gerekir (Nutku, 2006: 8). Shakespeare oyunlarını algılama biçimi olarak Eagleton’ın kitabı, yalnızca Shakespeare oyunlarının dramaturgi çalışmaları için değil, diğer bütün oyun metinleri için izlenecek yolun haritası gibidir. Eleştirel teorinin gücü, önce metindeki anlamların bulgulanması, elde edilen verilerin araştırılması, sonrasında da yorumlamaya yönelik çalışmalar adına önemlidir.

Tiyatroda yaratıcı eylem kadar, bu yaratıcı eylemin ardında yatan etken düşünsel birikimlerdir. Eğer bu birikim yoksa yaratıcılık rastlantısal buluşlardan öteye geçemez ve zamanla kendini yok etmeye mahkûm olur. Tepkisel yaklaşmadan önce düşünmek, tartışabilmek, anlamaya ve algılamaya yönelik, keşfetme heyecanı ve merakı taşıyan bir değerlendirmeye gitmek şarttır. Aynı şey eleştirel bakış açısı için de geçerlidir.

Shakespeare’in oyunları, bugün içinde bulunduğumuz çağın içi boşaltılan kavramlar, yok edilen düşünsel yaşam ve iletişimsizlik sorunları nedeniyle yeniden düzenlenme gereksinimi içindedir. Kavramlar bozuk para gibi harcanıp tüketilirken sahne-seyirci ikilisi de bu iletişimsizlik ve kopukluktan payını almıştır. Oysa yüzyıllardır bu ikili, belki de hiçbir sanat dalında olmayan karşılıklı etkileme, değiştirme ve dönüştürmeye yönelik dinamik bir ilişki ağı oluşturmuştur. Uygun dekor, karakter ve dramatik aksiyonun sahnelenmesiyle yetinen öykü canlandırma tiyatrosu bugünün seyircisinin isteklerine ne denli yanıt vermektedir?

Metni bir sıçrama tahtası olarak kabul eden görüşler, metnin içerdiği temalardan varılabilecek çıkarımların derinliğini ve zenginliğini dramaturgi yoluyla arar olmuş ve bu çözümleme becerisi bilinçli tiyatro izleyicisinin de zihninde yeni ufuklar açabilecek bir eyleme dönüşmüştür. Shakespeare’in çok katmanlı oyun metinleri, Eagleton’ın analizleriyle yeni okumalara örnek teşkil etmektedir. Her oyunun belli kavramlar üzerinden yapıldığı bu analizler, yeni sahneleme anlayışları hakkındaki ipuçlarını doğurur. Yalnızca tiyatroyla uğraşanlar için değil, okuyucular veya seyirciler için de metinlerin yeni soluklarla okunmasını sağlar.

Eagleton, kitabının ‘politik göstergebilim içinde bir alıştırma’ olduğunu belirtmektedir. Tiyatroda sahne dilinin oluşturduğu işaretler, nesnelere yüklenir olunca sahnede kimi nesnelerin alışılagelmiş anlamlarının dışına çıkarak anlam değiştirebildiklerine tanık oluyoruz. Gerek kavramlar, gerekse işlevleri açısından içi boşaltılmış değerlerin tiyatroda yeni anlam ya da içeriğe yönelik bir ifade aracı hâline gelmeleri çağımızın yaklaşımlarından biridir.

Geçmişte insanlar yaşadıkları olayların tanımlanması, karşıt ya da eşdeğer duygularının ifade edilmesi, yaşamın bir kesitine tanıklık etme ihtiyacıyla tiyatroya giderdi. Günümüzde bundan da öte bir arayışın hâkim olduğu söylenebilir. Artık insanlar birikimin getirdiği bir deneyimi yaşamak, giderek küçülen dünyanın açmazlarına tanıklık etmenin ihtiyacını duymaktadır. Bir yandan klasik anlayışın, diğer yandan postmodern bir çeşitliliğin tiyatroyu zenginleştirdiğini görmekteyiz. Shakespeare’in oyunlarındaki klasik yapı, çağımızda postmodern anlayışlarla yeniden yorumlanırken, Eagleton gibi teorisyenlerin düşünceleri büyük bir öneme sahiptir.

 

 

KAYNAKÇA:

Balkız, B. (2004). Frankfurt Okulu ve Eleştirel Teori: Sosyolojik Pozitivizmin Eleştirisi. İzmir: Ege Üniversitesi Sosyoloji Dergisi (Sayı: 12–13).

Eagleton, T. (2011). William Shakespeare. (3. Baskı). (Çev. A. Cüneyt Yalaz). İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi.

Llosa, M. V. ve Fuentes, C. (2014). Edebiyata Övgü. (Çev. Celâl Üster). İstanbul: Notos Kitap Yayınevi.

Nutku, H. (2006). Oyun Sanatbilimi: Dramaturgi. (2. Baskı). İstanbul: Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları.

Yorum


işlemi tamamlayınız: