İyi Hissetmek İçin Sanat

asumaro19[Asu Maro’nun Milliyet’te yayınlanan yazısının bir kısmını paylaşıyoruz.] Bugünlerde kendimizi kötü hissettiğimiz bir sır değil ya; gazeteler, internet siteleri habire bir ‘kendini iyi hisetmenin, huzuru bulmanın, başarıyı yakalamanın, nirvanaya ermenin ‘10-15-20 yolu’ listeleriyle dolu.

Ne yalan söyleyeyim, ben de bakıyorum, çıkar mı içimizdeki daralmaya iyi gelecek, nefes açacak bir şeyler diye. İşin aslı, bu bizim yeni okuma biçimimiz. Bir şey liste halinde, madde madde önümüze gelince anlaşılır oluyor.

Ben diyorum ki, önce ‘oldies but goldies’leri yerine getirmeye çalışıp, beden sağlığımızı kazanmaya uğraşalım. Yani sigarayı, unu ve şekeri azaltmak, sporu çoğaltmak, en azından daha çok yürümek, sebzeye yüklenmek gibi.

Sonra sıra gelsin ruh ve akıl sağlığına. Yine altın klasiklerden sevdiklerinize daha çok sarılmayı, ailenizin, dostlarınızın kıymetini bilmeyi, hayvan beslemeyi, çocuk okutmayı, sokakta üşüyen bir insanın üzerini örtmeyi deneyebilirsiniz. Kendinden başka birilerini düşünmek, her şekilde iyi geliyor insana.

Üretmek, en önemli dostumuz. Çok büyük hedeflere gerek yok, önemli olan sizin ona harcadığınız mesai, verdiğiniz emek. Evet, aklınıza ilk gelen ‘Küçük Prens’in gülü gibi. Aslı Erdoğan’ın Ayşe Arman’a verdiği röportaja bir bakın, içilmiş çayların demine yumurta kabuğu katarak oluşturdukları toprakta nasıl bitki yetiştirdiklerini anlatıyor içerideyken. İnsanı hayata bunlar bağlıyor, küçücük ilmeklerle.

Bu da benim listem

Ve tabii sanat. Bakmayın, insanlar ölürken ne konseri, ne tiyatrosu diyenlere, bunları lüks görenlere. Siz kalkın iyi bir oyuna, filme gidin, güzel müzik dinleyin, birileri resim yapmış, onlara bakın, daha güçlü çıkacağınız garanti. Madem listelerle başladık, bu da benim kendime yaptığım, bu hafta sonu için ‘mini iyi hissetme’ listem:

– ‘Kaplan Sarılması’nı izle: İstanbul’da yeni bir sahne açılması birinci iyi haber, Şebnem Bozoklu’nun sahneye çıkıyor olması ikinci. ‘Garaj’ ve ‘Kabin’in yazarı Kemal Hamamcıoğlu’nun metni olması da olayın heyecanını katmerlendiriyor. Bahar Kerimoğlu’nun rejisiyle, Bozoklu’yla Kerem Fırtına da oynuyor. bugün T.O.Y. İstanbul’da başlıyor.

– Taşra Kabare’ye git: Kadıköy’de şahane bir ‘kabare restoran’ var, kendini “Tiyatro oyunları, sinema filmleri, müzikli oyunlar üretmeyi amaç edinmiş, arabesk-alaturka bir oluşum” olarak tanımlıyor. Kurucuları Cemal Toktaş ile Nergis Öztürk, bugün Marguerite Duras’ın ‘Ölüm Hastalığı’nı oynuyorlar. Yarın ise Kafası Karışık Kontrtenor Nuri Harun Ateş’in şenlikli konseri var. Masalarda oturuyor, aynı anda yiyip içiyorsun. Gitmeden Nuri Harun Ateş’in neşe bombası yeni klibi ‘Dan Dan’ı izlersen,
o da bonus olur.

Devamı için tıklayınız.

Milliyet