Bunlar Toplumun Hafıza Kaybı Yaşamasını İstiyorlar

Metin Boran

Ankara Üniversitesi Dil veTarih- Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden hocalarım Prof. Selda Öndül, Prof. Tülin Sağlam, Prof. Banu Beliz Altan ve asistanlar Şamil Yılmaz ve Elif Çongur  son kararname ile görevlerinden uzaklaştırıldılar. Daha önceki kararname ile Doç. Süreyya Karacabey’de uzaklaştırılmıştı. Kabus gibi… Türkiye’de tiyatro eğitiminin ilk ve köklü  akademik merkezlerinden olan Dil Tarih Tiyatro, bu kararla, şimdi kapanma tehlikesi ile karşı karşıya. Akılsızlık deyin, körlük deyin, Vandallık deyin, vurdumduymazlık ya da aymazlık deyin, faşizm deyin, ne derseniz deyin…

Dil Tarih Tiyatro şimdiye kadar binlerce öğrenci yetiştirmiş, Prof. Melahat Özgü, Prof. Metin And, Prof. Sevda Şener, Prof. Özdemir Nutku, Nurhan Karadağ gibi sanatta bilimsel düşüncenin sembol ve simgesi saygın hocalara sahip olmuş yanı sıra yüzlerce hoca yetiştirmiş çağdaş ve bilimsel eğitimin odağı olmuş bir merkezdir…

Dil Tarih Tiyatro, sanat eğitimi anlayışında sorgulayan birey tutumunu destekler, öğrencinin yaratıcılığını körükler, motive eder, özgür düşünceli sanatçı yetiştirir, bir ekoldür… Hedeflenen budur ve trajiktir…

Dil Tarih Tiyatro’ya saldırı boşuna değil, orada hedeflenen, sanat eğitimindeki bilimsel anlayış ve akademik tutum ve bir duruş, bir üslup bir tarz cahiller güruhu tarafından gaddarca parçalanarak yok edilmek isteniyor… İktidar odakları bağnazlıkta sınır tanımıyorlar artık…

Şimdiye kadar bilinçli bir biçimde uygulamaya soktukları, önceki demokratik değerleri, aşağılama, küçümseme, yok sayma ve değersizleştirme politikalarının yerini şimdi fiilen parçalama, yok etme saldırganlığı aldı. Bu aynı zamanda korkusuzca açıktan uygulanan bir bellek silme, yok etme vandallığıdır. Bunlar, uyguladıkları kültürel siyasetle, toplum, hafıza kaybı yaşasın istiyorlar. Bütün bilimsel, kültürel, sanatsal kurumları imha ederek kendi bağnaz fikirlerini yerleştirecekleri alanlar açıyorlar. Bilimsel ve eleştirel düşünceden ürküyorlar, akıl ve gerçeklikle yüzleşmekten kaçınıyorlar. Erdemin,  ahlakın ve vicdanın adaletinden kaçıyorlar…

Çağdaş değerlerden uzaklaşarak bağnazlığın ve hurafenin hüküm sürmesini hedefliyorlar…

Bunu gerçekleştirirken, insan haklarını, özgürlükleri, demokratik değerleri, akademik hakları hiçe sayıyor ve kendi kara düzenlerini legal illegal meşrulaştırmaya toplum nezdinde gayret ediyorlar.

Ama sanatın gücünü, edebiyatın cesaretini, sözün büyüsünü ve gaddarlığın tarihin kayıtlarına nasıl geçtiğini unutuyorlar… Ama biz unutmuyoruz, unutmayacağız…

Ortaçağ karanlığında Napoli Krallığı’nın diri diri yaktığı filozof  Giordano Bruno’yu, İspanya’da kurşuna dizilen şair ve oyun yazarı Federico Garcia Lorca’yı, Sabahattin Ali’yi, Şili’de gitarı parçalanarak elleri kırılan ve tüfekle öldürülen müzisyen Viktor Jara’yı ve daha nicelerini unutmadığımız gibi… Çünkü “tiyatro unutuşa direnir, geleceğe arşiv oluşturur.”          

Dil Tarih sanatta bilimsel tutumun hafızasıdır, sizin hiçbir girişiminiz bu izleri silemez, unutturamaz. Dil Tarihten 1948 yılında uzaklaştırılan Halk Bilim çalışmasının öncü gücü Pertev Naili Boratav’ı, Sosyolog, Önder Behice Boran’ı, Sosyal psikolojinin kurucuları arasında yer almış Muzaffer Şerif’i unutturamadığınız gibi…

ABC Gazetesi



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: